Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3717 K.2025/5487

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3717 📋 K. 2025/5487 📅 27.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3717 E.  ,  2025/5487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/743 E., 2023/492 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; kadastro tespit çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan ve sınırlarını dava dilekçesinde belirtmiş oldukları bölümü 20 yılı aşkın bir zamandır davacılar ve murisinin kullandığını, zilyetlik koşullarının oluştuğunu ileri sürerek davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili ve davalı ... vekili yargılama sırasında; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI ve BOZMA
Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.01.2013  tarihli ve 2008/979 Esas, 2013/41 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.771, 71... kısmın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.06.2013 tarihli ve 2013/6214 Esas, 2013/6494 Karar sayılı kararı ile; "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilerek jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine incelettirilmesi, ziraat bilirkişisinden taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmazda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınması" gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Bingöl 1. Asliye Hukuk  Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2013/671 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararıyla; davacılar lehine zilyetlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2021/4625 Esas, 2022/4545 Karar sayılı kararı ile; "bozma gereklerinin yerine getirilmediği, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilerek 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kuruluna incelettirilmesi, 3 kişilik ziraat bilirkişisi kurulundan taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmazda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınması" gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1950, 19 73... yılı hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın sınırlarının belirginleşmediği, içerisinde herhangi bir yapı ve ağaç bulunmadığı, tarımsal faaliyete konu olmadığı, dolayısıyla bu tarihlerde taşınmazda imar-ihya olmadığı, taşınmaz bölümlerinde taşlılık oranının fazla olduğu, çayır bitkisinin hakim olduğu, salt ev inşa etmek veya taşınmazda kendiliğinden biten otları biçmek üzere çayır olarak kullanımın imar-ihya kapsamında kalmadığı, ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada toplanan delillerin aynı olmasına rağmen Mahkemece önce kabul kararı verildiğini daha sonra ret kararı verildiğini, davacı tarafın iddiasını ispatladığını, çayır olarak kullanımın ekonomik amaca uygun bir kullanım olduğunu, üzerinde meyve ağaçlarının olduğunu, taşınmazın bir kısmında ev bulunduğunu ve bir kısmında da sebze yetiştiriciliği yapıldığını belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz bölümleri, 1970 yılında Bingöl ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tarıma elverişsiz alan olarak tespit harici bırakılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
27.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.