Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5776 K.2025/5380
1. Hukuk Dairesi 2024/5776 E. , 2025/5380 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2033 E., 2024/2761 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/359 E., 2024/221 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Muris ...’in, sağlığında malvarlığının bir kısmını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla oğlu ... ...’e devrettiğini, bu kapsamda Tokat ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan 1 41... parsel sayılı taşınmazın yarısını 02.09.1985 tarihinde tapuda satış işlemi olarak gösterip gerçekte bağışladığını, böylelikle görünürde satış, gerçekte bağış mahiyetinde muvazaalı bir işlem gerçekleştirdiğini, tapuda gösterilen 200.000,00 TL bedelin ödenmediğini ve murisin banka kayıtlarında buna ilişkin hiçbir hareketin bulunmadığını, murisin ekonomik durumunun satış yapmayı gerektirecek bir zorunluluk içermediğini, işlemin gerçek amacının kız çocuklarını miras haklarından mahrum bırakmak ve erkek çocuğu ... ...’i kayırmak olduğunu, bu nedenle söz konusu temlikin muris muvazaasına dayandığını, görünürdeki satış işleminin tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığını, işlemin Türk Borçlar Kanunu’nun 19. ve Türk Medeni Kanunu’nun 706. maddeleri uyarınca geçersiz bulunduğunu ayrıca tapuda gösterilen satış bedeliyle taşınmazın gerçek değeri arasında açık orantısızlık bulunduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesiyle bu hususun ortaya çıkacağını, murisin söz konusu muvazaalı temlikiyle miras hakkı ihlal edilen davacıların payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; aradan yaklaşık kırk yıl geçmiş olmasına rağmen 1985 yılında gerçekleştirilen ve muris ...’in sağlığında tapuda satış şeklinde yapılan temlik işlemine dayanılarak açılmış olup davacıların bu kadar uzun süre sessiz kalmalarından sonra açtıkları davanın Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, murisin 1994 yılında vefat ettiğini, mirasçılarının tamamının o tarihte hayatta olmasına rağmen hiç kimsenin muvazaa iddiasında bulunmadığını, bu durumun işlemin muvazaalı olmadığını gösterdiğini, muris muvazaasına dayalı tapu iptali talebinin bizzat hak sahibi tarafından ileri sürülmesi gereken bir hak olup mirasçılara intikal etmeyeceğini, nitekim murisin mirasçıları olan ... ve ...’in murisin ölümünden sonra uzun yıllar yaşamalarına rağmen herhangi bir dava açmadıklarını, dolayısıyla bugünkü davacıların bu hakkı kullanmalarının hukuken mümkün bulunmadığını, dava konusu işlemin tarafların gerçek iradelerini yansıttığını, murisin başka taşınmazlarının da bulunduğunu ve bunlardan birini yüksek bedelle satarak bedelini tüm çocukları arasında eşit şekilde paylaştırdığını, dolayısıyla mirasçılardan mal kaçırma kastıyla hareket etmediğini, kız çocuklarına da maddi destek sağladığını, işlemin murisin kendisine ve eşine uzun yıllar bakan oğlu ... ...’e duyduğu minnet duygusuyla gerçekleştirildiğini, bu nedenle görünüşte satışın gerçekte minnet ve bakım karşılığı temlik niteliğinde olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca bu nitelikteki işlemlerin geçerli sayıldığı ve muvazaa olarak kabul edilemeyeceğini ayrıca murisin mirasçılardan mal kaçırma kastının bulunduğuna dair davacı tarafça hiçbir somut delil ortaya konulmadığını, tüm bu nedenlerle davacılar tarafından açılan davanın haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 20.03.2024 tarihli 2022/359 Esas, 2024/221 Karar Sayılı kararıyla; muris ... adına kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesinin muris tarafından 02/09/1985 tarihinde oğlu ... ...’e satış suretiyle devredildiği, murisin vefatından sonra veraset ilamı sunularak taraf teşkilinin sağlandığı, uyuşmazlığın muris muvazaasına dayandığı, dosya kapsamındaki tanık beyanları, kolluk araştırma tutanağı ve delillerden muris ...’in uzun yıllar boyunca oğlu ... ... ve eşi ile aynı evde yaşadığı, ölümüne kadar bakımının onlar tarafından yapıldığı, devrin para karşılığı olmasa da hizmet ve emek karşılığında gerçekleştiği, bu haliyle işlemin bakım ve minnet duygusuna dayalı olduğu, murisin diğer taşınmazlarını çocuklarına eşit şekilde paylaştırdığı, devredilen taşınmazın murisin malvarlığının makul bir kısmını oluşturduğu, murisin asıl iradesinin diğer mirasçılardan mal kaçırmak değil, kendisine bakan oğluna minneten bir temlik gerçekleştirmek olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 04.11.2024 tarihli 2024/2033 Esas, 2024/2761 Karar sayılı kararında; dosya kapsamı, toplanan deliller ve duruşma tutanakları incelenmekle İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmalarının usulüne uygun şekilde değerlendirildiği, delillerin dosya kapsamına ve vakıa tespitine uygun biçimde yorumlandığını, kararın hukuka ve usule aykırı bir yönünün bulunmadığı gerekçesiyle bu nedenle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; muris ...’in Tokat ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 1 41... parsel sayılı taşınmazının 1/2 hissesini 02.09.1985 tarihinde dava dışı oğlu ... ...’e satış göstererek devrettiğini ancak bu işlemin gerçekte mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı biçimde gerçekleştirildiğini, murisin gerçekte bağış iradesiyle hareket ettiğini, satış bedeli olarak gösterilen 200.000,00 TL’nin fiilen ödenmediğini ve murisin banka hesaplarında bu bedeli doğrulayan herhangi bir hareket bulunmadığını, murisin ekonomik durumunun güçlü olduğunu, taşınmazın satışını gerektirecek bir neden bulunmadığını, davalı ... ...’in ise kumar alışkanlığı nedeniyle borçlu ve mal varlığı olmayan bir kişi olduğunu, dolayısıyla taşınmazı satın alma gücünün bulunmadığını, murisin yaşamı boyunca kendi ihtiyaçlarını karşılayabildiğini ve bakıma muhtaç olmadığını, oğluna karşı bir minnet duygusuyla taşınmaz devrinde bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, Mahkemenin tanık beyanları ve kolluk araştırmasına dayanarak murisin oğluna minnet duyarak satış yaptığı yönündeki değerlendirmesinin maddi ve hukuki temelden yoksun olduğunu ayrıca taşınmazın murisin tüm malvarlığının %50’sine tekabül etmesine rağmen bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2024/2033 Esas, 2024/2761 Karar sayılı kararının hakkaniyet gereği bozulmasını, davanın kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ... Mahallesi 1 41... nolu parselin 3.055, 00... yüz ölçümü ile bahçeli ahşap ev ahşap ahır ve samanlık vasfında olup ... oğlu ... 1/2 hisse ile (1.527, 50... ), ... kızı ... 1/6 hisse ile, ... kızı ... 1/6 hisse ile, ... kızı ... 1/6 hisse ile adlarına kayıtlı olduğu, muris ... 1/2 hissesinin 1 payını uhdesinde bırakarak kalan 1 payını 02.09.1985 tarihli 2633 yevmiye nolu resmi senet ile oğlu ... ...’e 200.000,00 TL bedel ile satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.