Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/621 K.2025/5413

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/621 📋 K. 2025/5413 📅 26.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/621 E.  ,  2025/5413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2188 E., 2024/2623 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/357 E., 2024/174 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, ... kasabası sınırları içinde ... mevkinde bulunan yaklaşık 13.129, 29... yüz ölçümündeki tarla vasfındaki taşınmaz ile yaklaşık 5.072, 52... yüz ölçümlü tarla vasfındaki taşınmazın varisi olduğu babası ... oğlu ... tarafından yaklaşık 50 yıldan beri malik sıfatıyla ekilip biçildiğini, söz konusu tarlanın önce babasının babası olan dedesi tarafından da ekilip biçildiğini, bu şekilde kullanımın devam ettiğini, söz konusu tarlanın üzerinde gerek babası, babasının babası ve gerekse de kendi zilyetliğinde hiçbir niza ve fasılaya uğramaksızın çok eskiden beridir devam ettiğini, tarlanın bildiği kadarıyla yaklaşık 50-60 yıldan beridir ataları ve kendileri tarafından kullanıldığını ve her türlü vergilerin eksiksiz olarak ödendiğini, arazinin Belediye, Hazine ya da üçüncü kişilerle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirterek Medeni Kanun'un 713. maddesinin şartları gerçekleşmiş olduğunu belirtip Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, ... kasabası sınırları içerisinde ... mevkiinde bulunan yaklaşık 13.129, 20... büyüklüğündeki tarlanın babası ... adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı İdare ile yapılan yazışmada dava dilekçesinde ... Kasabası ... Mevkiinde bulunan (A) harfi ile gösterilen yaklaşık 13.129, 29... yüz ölçümlü tarla vasıflı taşınmaz ile (B) harfi ile gösterilen 5.072, 52... yüz ölçümlü taşınmaz denilmekte ise de söz konusu (A) ve (B) yi gösteren herhangi bir kroki, harita vs. bulunmadığından ya da dava konusu edilen yerleri belirten koordinat vs. herhangi bir bilgi olmadığından dava konusu taşınmazların net olarak anlaşılamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; 05.03.2020 havale tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda (A) (12.941, 34... ) ve (B) (4.596, 47... ) harfi ile gösterilen ve 2 58... nolu parselin batısında yer alıp tescil harici bırakılan alanların kadastro tespiti esnasında o dönem yürürlükte olan mülga kanunda 20 dönüm sınırı olduğu için davacının murisi ... adına tescil edilmediği, toplanan delillere göre taşınmazların zilyetlikle kazanılmasına engel olmadığı gibi özel mülkiyete konu olmasına engel bir hal de bulunmadığı, orman ya da mera vasfı olmadığı, tarım arazisi vasfında olduğu, öncesi itibariyle muris ... ve onun ölümünden sonra da mirasçıları tarafından kullanıldığı, kuru tarım arazisi olarak tarımsal faaliyet yürütüldüğü, davacılara ait komşu 510 parsel sayılı taşınmaz ile bütünlük arzettiği, neticeten zilyetliğe dayalı olarak senetsizden tescil yoluyla kazanılmasına engel olmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dosya içeriği ve toplanan delillere göre çekişmeli taşınmaz bölümlerinde 4721 sayılı Yasa'nın 713/1. ve 3402 sayılı Yasa'nın 14/1. maddeleri gereğince muris yararına zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle hususi mülkiyete konu olabilecek yerlerden olup olmadığı açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmediğini, üzerinde davacı lehine malik sıfatı ile zilyetlik şartlarının tahakkuk ettiğinin, tespit tarihine kadar nizasız fasılasız ve malik sıfatı ile zilyetliğin 20 sene devam edip etmediğinin yeterince tahkik edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Dava konusu bölümlerin Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, ... kasabasında 1976 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığı, doğusunda bulunan 2 58... nolu parselin davacının babası ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.