Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2260 K.2025/5321

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2260 📋 K. 2025/5321 📅 24.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2260 E.  ,  2025/5321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/576 E., 2022/548 K.
Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Van ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 15... ve 1 17... parsel sayılı taşınmazların 40-50 yıldır kendi zilyetliğinde olmasına rağmen kadastro çalışmaları sonucunda ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların babalarından kendilerine intikal ettiğini, dayanak tapu kayıtlarının ve vergi kayıtlarının kendi adlarına olduğunu, davacının kadastro tespitlerinden sonra köye göç ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.12.2003 tarihli ve 1998/260 Esas, 2003/722 Karar sayılı kararıyla; davalı taraf adına dava konusu taşınmazlar tapu kayıtlarına istinaden tescil edilmişse de davacının dava konusu taşınmazları 30 yıla yakın süredir kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.03.2004 tarihli ve 2004/1859 Esas, 2004/2347 Karar sayılı kararıyla; dava konusu yerde Toprak Tevzi çalışmaları yapılıp yapılmadığının araştırılması, ilgili evrak dosya içerisine alındıktan sonra mahallinde yeniden keşif yapılması ve davacının zilyetliğinin malik sıfatıyla olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.11.2012 tarihli ve 2004/676 Esas, 2012/441 Karar sayılı kararıyla; davalılara miras yolu ile kalan dava konusu taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonunca da davalılar murisleri adına tespitlerinin yapıldığı, tapulu bir taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, davacının taşınmazı nasıl elde ettiğine ilişkin bir belge bulunmadığı, Toprak Tevzi Komisyonunun tespit yaptığı tarihte davacının da köyde bulunmasına rağmen davacı adına değil de davalı murisi adına tespitin yapılmış olduğu, davacı tanıkları davacının taşınmazı ekip biçtiğini söylüyor olsalar da eline nasıl geçtiğini ve malik sıfatıyla zilyet olup-olmadığını belirtemedikleri gerekçesiyle sûbut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün onanmasına; dava konusu 1 15... parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede ise tespite esas ve davalı dayanağı R.Ahir tarih ve 165 sıra numaralı tapu kaydının revizyon gördüğü 1 17... ila 17 (14 sayılı parsel hariç) ve 28 sayılı parselleri dıştan çevreleyen komşu parsellerin tutanaklarının dayanakları ile birlikte getirtilmesi, akabinde mahalli bilirkişilere ve taraf tanıklarına sabit sınır olan "..." sınırından başlanarak yöntemince uygulanması, tapu kayıdının çekişmeli taşınmazı ve revizyon gördüğü diğer taşınmazları kapsayıp-kapsamadığının ve kapsamının neresi olduğunun belirlenmeye çalışılması, gerektiğinde toprak tevzi sırasında çekişmeli taşınmaza uygulanan R.Ahir 1281 tarih ve 186 sıra tapu kaydının tüm tedavülleri ve varsa revizyon gördüğü parsellerin tutanakları getirtilerek taşınmaza uygulanması, davacının zilyetliğinin malik sıfatıyla asli zilyetlik mi olduğu yoksa davalı tarafın rızasına dayalı olarak mı taşınmazı kullandığının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmaza ilişkin ret kararının daha önce onandığı gerekçesiyle bu karar yönünden karar verilmesine yer olmadığına; 1 15... nolu parsel bakımından ise dayanak tapu kaydında sabit sınır olarak ... tarlası bulunmakta olup keşifte mahalli bilirkişilerin tapu kaydındaki ... tarlasının neresi olduğunu bilmediklerini, ancak tapu kaydında bulunan yol, dağ ve tepeyi gösterdikleri, dava konusu taşınmazın toprak tevzi çalışmalarında isabet ettiği 196 toprak tevzi parselinin dava konusu yere uyduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, diğer yandan mahalli bilirkişilerin davacının zilyetliğinin asli mi yoksa davalı tarafın adına mı kullanıldığı konusunda net bir beyanda bulunmadıkları, mahalli bilirkişilerin beyanlarından davacının köye daha sonradan yerleştiği, dava konusu ettiği yerin çevresinin davalılara ait olduğu, bu yerin de davacı ve öncesinde abisine kullanmak için verildiği kanaati oluştuğundan davacının zilyetliğinin malik sıfatı ile zilyetlik olmadığı, bunun yanında itiraza uğramayan bilirkişi raporuna göre davalıların dayandığı tapu kaydının dava konusu olan 1 15... nolu parsele uyduğu, bu nedenle de dava konusu yerin zilyetlik yolu ile kazanılması mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sınırlarının tam olarak belirlenmediğini, bozma kararı öncesi dinlenilen mahalli bilirkişi beyanları ile bozma kararı sonrası dinlenilen mahalli bilirkişi beyanları arasında çelişki bulunduğunu, toprak tevzi çalışmalarından davacının haberi olmadığını, taşınmazı davacının kullandığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Kadastro sonucu, Van ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 15... parsel sayılı 17.100 metrekare yüz ölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz ile 1 15... ila 17 (14 sayılı parsel hariç) ve 28 numaralı parseller evvelinde bütün iken 18.07.1975 tarihli, 33 numaralı ve 25.04.1986 tarihli, 5 sıra numaralı tapu kayıtlarına ve satış ile taksime istinaden davalılar Mustafa evlatları ..., ..., ..., ... ve ... adına 10.02.1989 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.