Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3973 K.2025/5337
1. Hukuk Dairesi 2025/3973 E. , 2025/5337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1801 E., 2025/1157 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/480 E., 2023/137 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Zonguldak ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 30... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kayınpederi ... tarafından samanhane ve harman yeri olarak kullanıldığını, ...’ın ölümü ile zilyetliğin eşi ...’a, onun ölümü ile de kendisine geçtiğini, ancak taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ... adına tescil edildiğini, yapılan tescilin hatalı olduğunu ileri sürerek belirlenecek kısmın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; yapılan tespite Orman Genel Müdürlüğünce itirazda bulunulduğunu, yargılama sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 31.12.20 03... /345 Esas ve 2003/303 Karar sayılı kararı ile taşınmazın kısmen orman vasfı ile Hazine adına, kısmen de tarla vasfı ile ... adına tesciline karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine taşınmazın 01.06.2007 tarihinde hükmen tescilinin yapıldığını, Kadastro Kanunu'nda belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kadastro Mahkemesinin 2003/345 Esas, 2003/303 Karar sayılı kararı ile taşınmazın kısmen orman olarak Hazine adına, kısmen de tarla olarak ... adına tesciline karar verildiği, kararın 06.03.2007 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 21.11.2019 tarihinde açıldığı, Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde düzenlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, dava konusu taşınmazda Hazinenin kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 2003 (2007) yılında kesinleştiği, davacının 1962 yılından beri zilyet olduğunu iddia ederek kadastro tespitinden önceki bir nedene dayandığı, eldeki davanın ise 2019 tarihinde açıldığı, buna göre dava tarihi itibari ile Yasa'da öngörülen 10 yıllık sürenin dolduğu, davalı Hazinenin tespit maliki olmadığı, bu nedenle Maliye Hazinesine husumet yöneltilemeyeceği, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Köy Tüzel Kişiliği adına tespit gördüğünü, ancak tutanağın beyanlar hanesine (R) harfi ile gösterilen kısmın davacıya ait olduğuna ilişkin şerh düşüldüğünü, tespite yapılan itiraz üzerine taşınmazın bir kısmının orman vasfı ile Hazine adına, bir kısmının da davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tescil edildiğini, taşınmazın hükmen tesciline dayanak Kadastro Mahkemesi dosyasında davacının taraf olmadığını, bu nedenle hak düşürücü sürenin geçmediğini, iddianın ispat edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2003 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu Zonguldak ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 1 30... parsel sayılı taşınmazın senetsizden ... adına tespit edildiği, tespite Orman Genel Müdürlüğü tarafından itiraz edilmesi üzerine, ... Kadastro Mahkemesinin 2003/345 Esas, 2003/303 Karar sayılı kararı ile, 13.12.2003 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen 16.735, 46... ’nin ormanlık alanda kaldığı, (B) harfi ile gösterilen 34.028, 34... 'lik kısmın ise açık alanda kaldığı gerekçesiyle (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden tespit gibi tescile karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine, taşınmazın 34.028, 34... miktarlı tarla vasfıyla 01.06.2007 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, eldeki davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 21.11.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.