Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5080 K.2025/5318

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5080 📋 K. 2025/5318 📅 24.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5080 E.  ,  2025/5318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/107 E., 2024/287 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, Hatay ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan tescil harici bırakılan 4.2 75... taşınmazın 40 yılı aşkın süredir davacının zilyetliğinde olduğunu, davacının dava konusu taşınmazda narenciye ağaçları yetiştirdiğini ileri sürerek davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle mülk edinilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında araştırılma yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazları bulunduğunu, dava konusu taşınmazın nazım imar planı içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazın dere yatağı olması nedeniyle tescil harici bırakıldığı anlaşıldığından DSİ'den de görüş alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2015/609 Esas, 2017/846 Karar sayılı kararıyla, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.273,81 m² yüz ölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli kararı ile; çekişme konusu taşınmazın yapılan tesis kadastro çalışmasında dere yatağı olarak tapulama harici bırakıldığı ancak derenin yatağını değiştirmesi üzerine davacı tarafça narenciye ağacı dikilmek suretiyle imar ve ihya edilerek 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla kullanıldığı ve halen kullanılmakta olduğu, taşınmazın dere yatağı vasfını yitirdiği ve su baskını ile yağışlara maruz kalmadığı, aktif dere yatağı ve etki alanında bulunmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, özel mülkiyete konu narenciye bahçesi olduğu, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının davacı yararına gerçekleştiği, Yerel Mahkeme tarafından usulüne uygun olarak hava fotoğrafı ve keşif uygulamasının yapıldığı, imar-ihya ve zilyetlik durumlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edildiği, dava konusu taşınmazın mera ve ormanla bir ilgisinin bulunmadığı, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; DSİ Genel Müdürlüğünden taşınmazın sınırında bulunan ...'nde ıslah çalışması yapılıp yapılmadığı derenin yatak değiştirip değiştirmediği hususlarının sorulması, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler getirtilip dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak mahalli bilirkişilerden davacının dava konusu taşınmazdaki zilyetliğine ilişkin beyanlarının alınması, 3 kişilik ziraat bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, jeolog bilirkişi ve fen bilirkişisinden yeniden rapor alınması gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.275 m² yüz ölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı ..., 1926 yılında yapılan Fransız kadastro çalışmaları sonucu dere yatağı olması nedeniyle tescil harici bırakılan 4.2 75... taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.