Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3933 K.2025/5189

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3933 📋 K. 2025/5189 📅 20.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3933 E.  ,  2025/5189 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1355 E., 2025/1282 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/362 E., 2023/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı tarafın ... mirasçıları olduğunu, Zonguldak ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 16... , 91, 129, 159, 210 parsel ile 1 26... ve 20 parsel sayılı taşınmazların tarafların murisinden kaldığını, murisin terekesinin taksim edilmediğini, kadastro çalışmaları sırasında muris tarafından muvazaalı şekilde davacıların miras payını almalarını engellemek için davalı ... adına tespit ve tescil ettirildiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların muris ...'den değil kök muris ...'dan geldiğini, ...’ın sağlığında 1992 yılında noterden düzenlenen hibe senedi ile taşınmazları davalıya bağışlandığını ve zilyetliğin devir edildiğini, ...'in terekesine hiç dahil olmadığını ve hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre dolduktan sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların kadastro tutanağının 06.01.2009 tarihinde kesinleştiği, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak 20.12.2021 tarihinde açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu, murisin tespitten sonra ölmesi halinde mirasçıların bu davayı süreye bağlı olmadan her zaman açabileceğini, murisin tespitten sonra ölmesinin kadastro sonrası sebep olduğunu, bu hususta Yargıtay Kararları bulunduğunu, murisin 04.02.2009 tarihinde öldüğünü, davalı tarafın hibe iddiasını ispatlayamadığını, kök muris ...’a ...'in baktığını belirterek ve re'sen ele alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda Zonguldak ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 16... , 91, 129, 2 10... ada 4, 20 parsel parsel sayılı sırasıyla 5.566.04, 1.021.76, 1.899.22, 2.419.78, 499. 41... . 51... yüz ölçümündeki taşınmazlar satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına, 1 16... parsel sayılı 3.413, 83... yüz ölçümündeki taşınmaz ise hibe ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Tutanaklar itiraz edilmeksizin 06.01.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.