Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3273 K.2025/5158
1. Hukuk Dairesi 2024/3273 E. , 2025/5158 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/175 E., 2024/100 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bingöl ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve kuzeyi ..., ... ve ... tarlası, batısı yol ve ... tarlası, güneyi Yol ve ... ... tarlası ve doğusu ise ... ... ve ... tarlası ile çevrili yaklaşık 14.0 00... taşınmazın 40 yılı aşkın süredir davacının malik sıfatıyla zilyetliğinde olduğunu, taşınmazın tapusuz taşınmaz olup kadastro çalışmaları sırasında tescil harici olarak bırakıldığını belirterek çekişmeli taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 31.03.2016 tarih ve 2015/34 Esas, 2016/306 Karar sayılı kararı ile; davaya konu A ve B harfi ile gösterilen bölümler üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile bilirkişi raporuna ekli krokide "A" harfi ile gösterilen 8837. 81... 'lik taşınmaz ve "B" harfi ile gösterilen 654. 25... 'lik taşınmazın yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.03.2020 tarih ve 2016/17578 Esas, 2020/1127 Karar sayılı kararı ile; yapılan araştırmanın eksik olduğu açıklanarak dava konusu taşınmazın kamulaştırmaya konu olup olmadığının belirlenmesi, hava fotoğraflarından ve komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili imar-ihya ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; hava fotoğrafı incelemesinde ancak 2002 yılı hava fotoğraflarında imar-ihyanın olduğu, dava tarihinin 26.01.2015 olduğu nazara alınarak 1984-2002 yılında imar-ihyanın olup olmadığının tespiti için keşif sonrası alınan ziraat bilirkişi raporuna bakıldığında 1984-2002 yılında imar-ihyanın tamamlanmış olduğuna ilişkin bir tespitin olmadığı dolayısıyla zilyetlik için gerekli olan 20 yıllık süre ile zilyetlik ve imar-ihya şartının tamamlanamadığı, yine davacının dava konusu taşınmazı zor ve zahmetli bir uğraş vererek tarıma elverişli hale getirdiğine dair tespitin yapılamadığı, kaldı ki keşifte dinlenilen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından davacının uzun bir dönem yurt dışında yaşadığı, zilyetlik için gerekli olan ''aralıksız zilyetlik'' şartının davacı tarafça sağlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yanlış değerlendirme ile karar verildiğini, jeodezi ve fotogrametri bilirkişisinin taşınmazda 1984 yılında imar-ihya olmadığını ancak 2002 yılında imar-ihya bulunduğunu bildirdiğini, imar-ihya işleminin 1984 yılından sonra gerçekleştiğini, davacının kullanımının dava tarihinden önce 20 yılı çok fazla aştığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; Bingöl ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü tespit harici bırakılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.