Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5457 K.2025/5132
1. Hukuk Dairesi 2024/5457 E. , 2025/5132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/238 E., 2024/317 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince duruşma istekli, davalı Hazine ve davalı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, duruşma istekli temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın mirasbırakanından kendisine taksimen intikal ettiğini, bu yerinde adına tespit görmesi gerekirken tescil harici bırakıldığını, taşınmazı uzun yıllar tarım arazisi olarak kullanıldığını, aidiyetine ilişkin eski tapu kaydının da mevcut olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; çekişmeli taşınmazın niteliği itibariyle özel mülkiyete konu olamayacağını ve davacı yararına iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın davacının sunduğu tapu kaydının sınırları içerisinde kaldığı, bu bölümün pasif dere yatağında kalması nedeniyle tapunun değerini yitirmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.03.2018 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokilerinde (A) harfi ile gösterilen 4.128,17 metrekarelik kısmın ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ile davalı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve davacı dayanağı tapu kaydının kapsamında olup davacıya miras yoluyla intikal ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ile davalı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 20.02.2024 tarih, 2022/6222 Esas-2024/1331 Karar sayılı kararıyla: ‘’Davacı tarafından sunulan tapu kaydının sabit sınırlı olmayıp miktarı itibariyle dava konusu yeri kapsamadığı, zilyetlik yönünden ise dere yatağının taşkın alanında kalan taşınmazın olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanımının mümkün olmadığı, bu nedenle davanın reddine hükmedilmesi gerekirken kabulünün doğru olmadığı’’ belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı dayanağı tapu kaydının tüm hudutları ve miktarı itibariyle dava konusu yeri kapsamadığı, öte yandan çekişmeli taşınmazın dere yatağının taşkın alanında kalıp olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanımının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni belirlenmeden araştırma yapıldığını, öte yandan taşınmazın bulunduğu sahada tapulaması yapılmış ve özel mülkiyete konu taşınmazların bulunduğunu, bu hususun davacı lehine değerlendirilmesi gerektiğini, hükme esas alınan fen bilirkişi raporlarının olayın oluşuna uygun düşmediğini, davacı dayanağı tapunun yok sayılmasının mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olacağını, aşamalarda yapılan tapu kayıt uygulamasının yetersiz kaldığını, bilirkişi raporlarında taşınmazın vasfının yanlış belirlendiğini; zira bu yerin aktif dere yatağı kapsamında kalmayıp ekonomik amaca uygun şekilde davacı tarafından zilyet edilen yerlerden olduğunu, bölgenin meskun mahal niteliğinde olduğu ve taşınmaz üzerinde fındık tarımının yapıldığını, taşınmaz üzerinde yer alan fındık ağaçlarının yaşları itibariyle iktisaba elverişli olduklarını, taşınmazın sınırında bulunan derenin taşkın önleme tedbirleri kapsamında ıslah edildiğini, dava konusu taşınmaz ile dere yatağı arasında 2-3 metre kot farkı bulunduğunu, taşınmazın kesinlikle aktif dere yatağında kalmadığı ve özel mülkiyete konu yerlerden olduğunu, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünü, mevcut kararın eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkının ihlali mahiyetinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili ile davalı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde; davanın reddine hükmedildiği halde lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
2. Kadastro sırasında Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni açıkça tespit edilmemiş ise de paftasında dere yatağı ile yol arasında kaldığı ve hava fotoğraflarına göre dere yatağı kapsamında kumluk alan içerisinde tespit edildiği anlaşılmaktadır.
3. Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı Hazine ile davalı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Mahkemece kendisini vekille temsil ettiren adı geçen davalıların yasal hasım olması nedeniyle lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
4. Toplanan ve isabetli biçimde takdir edilen delillere göre davanın reddine karar verildiği ve keşifte belirlenen değer üzerinden eksik harç tamamlatıldığına göre, davalı taraflar lehine taşınmazın tespit edilen değeri üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı Hazine vekili ile davalı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile hükümde vekalet ücretine yönelik olarak düzenlenen 2 numaralı fıkranın hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 2. fıkra olarak "davalı Hazine ile davalı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 20.033,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve kararın açıklandığı şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalı Hazine vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Davalı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.