Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2704 K.2025/5126
1. Hukuk Dairesi 2024/2704 E. , 2025/5126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1855 E., 2024/309 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/561 E., 2023/522 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz edilen davalı Hazine vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 1 20... parsel sayılı taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil isteğiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; çekişmeli taşınmazın kamu orta malı mera vasfında olduğu, niteliği itibariyle zilyetlikle iktisap edilemeyeceği gibi özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının murisi tarafından aynı iddiayla çekişmeli taşınmaza yönelik olarak açılan ve davanın reddi ile sonuçlanan Mahkemenin 1995/435 Esas, 1996/230 Karar sayılı dava dosyasının eldeki uyuşmazlık yönünden kesin hüküm teşkil ettiği, öte yandan taşınmazın niteliği itibariyle de özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastro öncesi nedene dayalı olarak taşınmazın tutanağının kesinleştiği tarih gözetildiğinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, öte yandan davacının murisi tarafından aynı iddiayla çekişmeli taşınmaza yönelik olarak açılan ve davanın reddi ile sonuçlanan Mahkemenin 1995/435 Esas, 1996/230 Karar sayılı dava dosyasının eldeki uyuşmazlık yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın miras bırakanından irsen intikalen zilyetlikle tasarrufunda olduğunu, taşınmazın ekilip biçilmek suretiyle kullanıldığını ve mera niteliğinde olmadığını, etrafında şahıslara ait özel mülkiyete konu teşkil eden taşınmazların bulunduğunu, yine taşınmazın sınırları içerisinde kalan ve gerçek kişiler adına tapuya tescil eden taşınmaz bölümlerine dair emsal kararların bulunduğunu, delillerin noksansız biçimde toplanmadığı, yöntemine uygun bilirkişi raporu alınmadığı, yerel bilirkişi anlatımı ve fen bilirkişi raporunun göz ardı edildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. Kadastro sonucunda, Tokat ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 71 parsel sayılı taşınmaz kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılmış, bilahare hükmen ifraz suretiyle 532 parsel numarasıyla mahsus siciline kaydedilmiş, ardından toplulaştırma sonucunda 1 20... parsel numarasıyla tapuya kaydedilmiştir.
3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının murisi tarafından aynı iddiayla çekişmeli taşınmaza yönelik olarak açılan ve davanın reddi ile sonuçlanan Mahkemenin 1995/435 Esas, 1996/230 Karar sayılı dava dosyasının eldeki uyuşmazlık yönünden kesin hüküm teşkil ettiğinin, kadastro öncesi nedene dayalı eldeki davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Hazine vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.