Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4293 K.2025/5141
1. Hukuk Dairesi 2024/4293 E. , 2025/5141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/876 E., 2024/933 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/137 E., 2023/1 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine ve taraflara tebliğine rağmen gelen olmadı, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ağrı ili, ... ilçesi, ... köyü 1 15... ve 26 parsellerin uzun yıllar boyunca müvekkil ile babasının zilyet ve tasarrufu altında bulunduğunu, dava konusu taşınmazları müvekkili ile babasının yaklaşık 50 yıldır ekip biçtiğini, dava tarihi itibariyle de halen müvekkili tarafından ekilip biçildiğini, hatta müvekkilinin dava konusu taşınmazların davalılar adına tescil edilmesinden sonra dahi ekip biçtiğini, ancak taşınmazların kadastro işlemleri sırasında hatalı olarak davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, müvekkili tarafından daha önce ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/4 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, ancak davanın müvekkili tarafından takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ...'a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin, itiraz üzerine 18.10.2001 tarihinde kesinleştiği, kadastro öncesi sebebe dayalı olarak açılacak tapu iptali ve tescil davasının 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılabileceği ancak eldeki davanın 25.05.2022 tarihinde 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, her ne kadar aynı taşınmazlara ait daha önce dava açılmış ise de 2015/4 (2009/127) Esas sayılı davada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, açılmamış sayılmasına karar verilen davanın hiç açılmamış ve talep dahi vaki olmamış sayılacağından hak düşürücü sürenin hesabında dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın müvekkili tarafından kullanıldığını, dosya kapsamında süre ihlalinin bulunmadığını, Mahkemece hatalı şekilde karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Ağrı ili, ... ilçesi, ... köyü 1 15... parsel sayılı taşınmazın 9.489,70 m² yüz ölçümü ve tarla vasfıyla, 1 15... parsel sayılı taşınmazın ise 2.996,75 m² yüz ölçümü ve ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, taşınmazların 02.04.2002 tarihinde davalılar adına 1/3 hisselerle hükmen tescil edildiği, eldeki davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 25.05.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.