Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5254 K.2025/5127

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5254 📋 K. 2025/5127 📅 18.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5254 E.  ,  2025/5127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1979 E., 2024/1402 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/327 E., 2022/196 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; çekişmeli 1 24... parsel ile 1 11... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tespite itiraz davaları açıldığını, yargılama sırasında tespit maliki ...'in ölümüyle mirasçılarının davaya dahil edilmek istenildiğini ancak ...'ün eşi ...’nin yöntemince davaya dahil edilmediğini, buna rağmen ... hissesi yönünden hüküm kurulduğunu, davada taraf olmayan ... yönünden kurulan hükmün yoklukla malul olduğunu, böylelikle tapu kaydının usulsüz oluştuğunu ileri sürerek 1/4 pay sahibi ... hissesi yönünden davaya konu ... ... Yaylasında bulunan 1 24... parsel ile 1 11... parsel sayılı taşınmazlarda davalılar adına olan kaydın iptali ile ... mirasçısı davacılar adına hisseleri oranında tapuya tesciline, 1 24... parsel sayılı taşınmaz kök muristen intikalen davacıların zilyetlik ve tasarrufunda olduğundan adı geçen taşınmazda ... hissesi dışında kalan hisseler yönünden de davalıların paylarının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tapuya tesciline, tescilde kanuni imkansızlık söz konusu olduğu takdirde Mahkemece belirlenecek rayiç bedelinin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu parsellerin kendilerine muris ...'ten intikal ettiğini, parsellerin ... Kadastro Mahkemesinin 1994/177 Esas, 1995/62 Karar sayılı hükmüne istinaden ... mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilerek kaydın kesinleştiğini beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların anneleri ... payı yönünden açtıkları davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, bakiye paylar yönünden açtıkları davanın ise taşınmazların hükmen tesciline esas dava dosyasının eldeki uyuşmazlık yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle reddine hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların hükmen tesciline esas kararda tespit maliki olan ... adına yapılan tespitin iptaline karar verilmekle yargılama sırasında mirasçıları dahil edilsin ya da edilmesin davalı tespit malikinin tüm mirasçılarının payları yönünden hükmün infazının kabil olduğu ve kararın tespit malikinin tüm mirasçılarını bağlayacağı, taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulmasının hüküm tarihi itibariyle ancak temyiz sebebi olabilecek bir husus olup kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olması karşısında hükmün hukuken geçersiz sayılamayacağı; bu nedenle anılan kararın tespit maliki ...'in tüm mirasçılarını bağlayacağı, tespit maliki ... mirasçıları olarak anılan kararın mirasçı ... payı yönünden 6100 sayılı HMK'nın 303/1.maddesi anlamında kesin hüküm niteliğinde bulunduğu; kalan pay yönünden ise davadaki istemin sonuç olarak kadastro tespitinden önceki zilyetliğe dayalı olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 12/3.maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup bu süre geçtikten sonra açıldığı; terditli alacak talebi yönünden ise davadaki ana istemlerin kesin hüküm ve hak düşürücü süre sebepleriyle reddi nedeniyle hakkın özünün düşmesi sebebiyle buna dayanılarak ileri sürülen alacak isteğinin de dinlenemeyeceği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, taşınmazların hükmen tesciline esas dava dosyasında davalı ...'in ölümüyle mirasçılarının davaya taraf yapılmak istenildiğini ancak ölü ... eşi ... davada taraf olmadığı halde onun hissesi yönünden hüküm kurulduğunu, davada taraf olmayan ... yönünden hüküm kurulması ve hüküm kesinleşmiş olsa bile bu hisse yönünden etkili olabilmesinin mümkün olmadığını, eldeki davada hak düşürücü süreden söz edilemeyeceğini, tapu kaydının usulsüz oluştuğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. Kadastro sonucunda, Antalya ili, ... ilçesi, ... Yaylası çalışma alanında bulunan 1 11... ve 1 24... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı, ifraz, taksim ve satın alma uyarınca eldeki dosya davacıları murisi ... adına tespit ve tescil edildikten sonra, ... Kadastro Mahkemesinin 1994/177 Esas, 1995/62 Karar sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından davalılar ölü ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ...'e karşı çekişmeli taşınmazlar hakkında açılan dava sonucunda davacıların davasının kabulüne, dava konusu 1 24... parsel ve 1 11... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptaliyle bu parsellerin muris ... mirasçıları adlarına Antalya 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.03.1979 tarihli 1979/52 Esas, 211 Karar sayılı veraset ilamına göre tapuya tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 19.07.1996 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Davalı taraf duruşmaya katılmadığından duruşma vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.