Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4282 K.2025/5142

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4282 📋 K. 2025/5142 📅 18.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4282 E.  ,  2025/5142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/244 E., 2024/599 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/11 E., 2023/92 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, duruşma günü tebliğine rağmen gelen olmadı, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 02... , 1 02... , 1 02... , 1 02... , 1 03... , 1 03... , 1 03... , 1 03... , 1 03... , 1 03... parsel ve 1 08... parsel sayılı taşınmazların kök muris nineleri ...'dan müteveffa babaları ... ...'a, onun ölümü ile de kendilerini kaldığını ancak kadastro sırasında davalıların murisi olan amcaları ... adına yazıldığını ileri sürerek söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında mirasçılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahiller ... ve ... 27.05.2021 havale tarihli dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazların anne-babalarından kaldığını, yasal mirasçı olduklarını bu nedenle asli müdahale taleplerinin kabulü ile taşınmazlar üzerindeki paylarının adlarını tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Asli müdahil ... yargılama sırasında ölmüş, mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... davayı sürdürmüştür.
II. CEVAP
Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağının belirtildiği, bu sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu ve taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği; somut olayda, davacı ve asli müdahillerin dava konusu Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyü 1 02... , 46, 47, ve 64 parsel 1 03... , 31, 32, 33, 73... parsel ve 1 08... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit çalışmaları sırasında babalarının da hak sahibi olmasına rağmen tamamının hatalı olarak amcaları olan ... adına tespit edildiğini belirterek tapu iptali ve tescil talep ettikleri, söz konusu taşınmazların kadastro tespitinin 28.04.2005 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi olan 05.02.2021 tarihi itibariyle 10 yıldan fazla bir sürenin geçmiş olduğu, hâl böyle olunca davanın kadastro tespitinin kesinleşmesi tarihinden itibaren başlayan 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesinde ön görülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında kök muris Ayşe adına tescili gerekirken davalıların murisi ...'un taşınmazları kötü niyetli olarak adına tescil ettirdiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğunu, kötü niyetli işlemin hukuken korunamayacağını, Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/63 Esas ve Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/334 Esas sayılı dosyalarında davalıların murisinin davaları kabul ettiğini ve taşınmazların kök muris ... adına kaydedilmesi gerekirken kendi adına kaydettirdiğini açıkça beyan ettiğini, tüm bu hususlara rağmen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyü 1 02... , 46, 47, ve 64 parsel 1 03... , 31, 32, 33, 73... parsel ve 1 08... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin 28.04.2005 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 05.02.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflar ve vekilleri duruşmaya katılmadıklarından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.