Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5085 K.2025/5019

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5085 📋 K. 2025/5019 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5085 E.  ,  2025/5019 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/73 E., 2024/430 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakan anneleri ...’ın 539, 544, 563, 61... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davalı oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, ayrıca davalının da imzasının bulunduğu mirasçılar arasında düzenlenen 05.11.2015 tarihli protokol ile davalının miras hakkından fazlasını aldığı payları devretmeyi kabul ettiğini, tüm işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu 539, 61... parsel sayılı taşınmazlarda hem mirasbırakan annesinin hem davacı kardeşlerinin paylarını bedelini ödeyerek satın aldığını, 563 parsel sayılı taşınmazın ise yine bedeli karşılığında mirasbırakana vekaleten davacı ... tarafından kendisine devredildiğini, dava konusu 544 parseldeki payının ise dava dışı bir taşınmazda davacı kardeşleri ..., ... ve ...’in payları ile aralarında haricen takas ettiklerini, temliklerin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2016/1389 E., 2019/120 K. sayılı kararıyla; temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle 61, 68... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali-tescil isteğinin, üçüncü kişiye devredilen 5 63... parseller yönünden ise tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarih ve 2019/880 Esas, 2019/1000 Karar sayılı kararıyla; Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; “Somut olaya gelince; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur. Hâl böyle olunca, mirasbırakanın temlikteki amacının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi amacıyla tarafların bildirdiği tanıklar çağrılarak yeniden dinlenmesi, davacı tarafça ibraz edilen 05.11.2015 tarihli “Protokol ve Antlaşma” başlıklı belgenin değerlendirilmesi, davalının savunmaları üzerinde de durularak yukarıda belirtilen ilkeler ve olgular doğrultusunda inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek noksan soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/239 Esas, 2022/48 Karar sayılı kararıyla; temliklerin muvazaalı olduğu, 05.11.2015 tarihli protokolün gereklerinin davalı tarafça yerine getirilmediği, eldeki davanın da bu nedenle açıldığı gerekçesiyle 61, 68... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali-tescil isteğinin, üçüncü kişiye devredilen 5 63... parseller yönünden ise tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Dairenin 20.12.2022 tarihli ve 2022/4207 Esas, 2022/8341 Karar sayılı kararı ile; “...Somut olayda bozmaya uymakla Mahkemenin bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapma, bozma kapsamında araştırma yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Ne var ki; Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur. Hâl böyle olunca; davalı tanıklarının usulünce dinlenilmesi, davalının 544 parsel sayılı taşınmazda davacı kardeşleri ..., ... ve ...’ye devrettiği paylarının kendisine devredilen parseller karşılığı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, tüm dosya birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bozma kararının gerekleri yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının 544 (yeni 15 78... ) parsel sayılı taşınmazdaki paylarının bir kısmını davacılar ..., ... ve ...’e devrettiği, bu kişilerin de 61 (yeni 15 74... ), 68 (yeni 15 74... ) ve 539 (yeni 15 74... ) parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının bir kısmını davalıya devrettikleri, davalının davacılar ..., ... ve ...’e murisin kendisine devrettiği ve normal şartlar altında iade etmesi gereken miktardan fazla taşınmaz payı devrettiği, davacılar ..., ... ve ...’in davalı ile yaptıkları devirler neticesinde 544 (yeni15 78... ), 61 (yeni 15 74... ) ve 68 (yeni15 74... ) parsellerde murisin davalıya devrettiği ve iade etmesi gereken paylarda herhangi bir hakları kalmadığı, dava konusu 539 (yeni 15 74... ) ve 563 (yeni 15 79... ) parsel sayılı taşınmazların temlikinin ise muvazaalı olduğu gerekçesiyle dava konusu 539 (yeni 15 74... ) ve 563 (yeni 15 79... ) parsel sayılı taşınmaz için tüm davacılar yönünden davanın kabulüne, dava konusu 61 (yeni 15 74... ), 68 (yeni 15 74... ) ve 544 (yeni 15 78... ) parsel sayılı taşınmazlar için davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, dava konusu 544 (yeni 15 78... ) ve 563 (yeni 15 79... ) parsel sayılı taşınmazlarda davalı adına kalan kayıtlı payların dava tarihinden önce dava dışı üçüncü kişilere satılması nedeniyle bu taşınmazlar yönünden bedele hükmedilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar ..., ... ve ... için dava konusu 61, 68... parseller yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece önceki dinlenilen tanıkların yeniden dinlenilmesinin doğru olmadığını, tanıkların ilk beyanları ile ikinci beyanları arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkilerin giderilmediğini, buna rağmen bu tanıkların beyanları esas alınarak karar verildiğini, Mahkemece taraflar arasında imzalanan 05.11.2015 tarihli protokolün dikkate alınmadığını, 544 parsel sayılı taşınmazda davalı ... tarafından yapılan satışların gerçek bir satış olduğu, davacıların muvazaadan kaynaklı hak kayıplarının giderilmesi için 05.11.2015 tarihli protokol düzenlendiğini, bu nedenle tüm davacılar yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğini, davacılardan ... ve ... yönünden tam kabul kararı verildiğini, bu nedenle reddedilen talepler yönünden davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden tüm davacıların sorumlu tutulmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1916 doğumlu mirasbırakan ...’ın 26.09.2014 tarihinde ölümü üzerine geride mirasçı olarak davacı çocukları ..., ..., ..., ... ve ... ile davalı oğlu ...’in kaldığı, mirasbırakan ...’nin 539 parseldeki 2/8 payını ve 563 parseldeki 70/2304 payının tamamını 18.12.1984 tarihli aynı akitle, 544 parsel sayılı taşınmazdaki 2/8 payının tamamını 03.01.1986 tarihinde, 61... parsel sayılı taşınmazlardaki 2/8 payının tamamını da 14.06.2000 tarihli aynı akitle davalı oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiği, davalının 61, 68... parsel sayılı taşınmazlardaki davacı kardeşleri ..., ... ve ...’in paylarını da satın aldığı, davalının daha sonra 563 parsel sayılı taşınmazdaki payını 19.10.1989 tarihinde 3. kişi ...’a devrettiği, ayrıca davalının 544 parseldeki bir kısım paylarını ise muhtelif tarihlerde davacılar ..., ... ve ...’ye satış yoluyla devredip en son uhdesinde tuttuğu 69/2400 payını ise 29.01.2004 tarihinde dava dışı 3. kişi ...’a satış yoluyla devrettiği, bir kısım davacıların ve davalının imzasını taşıyan 05.11.2015 tarihli “Protokol ve Antlaşma” başlıklı belgenin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ..., ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılar ..., ... ve ...’dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.