Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3789 K.2025/5083

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3789 📋 K. 2025/5083 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3789 E.  ,  2025/5083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/270 E., 2024/47 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Bitlis ili, ... ilçesi, ... köyünde dava konusu taşınmaz sınırları içerisinde yer alan meyve ağaçlarının davalı ... tarafından yol yapımı sırasında kamulaştırma işlemi yapılmadan kesildiğini, söz konusu ağaçların çeşidi, adedi, yaşı ve miktarına ilişkin tutanak tutulduğunu, kadastro çalışmaları sırasında yaklaşık 30-40 yıldır zilyetliğinde bulunan, malik sıfatıyla sahiplendiği dava konusu yerin kamulaştırma işlemi yapılmaksızın kamulaştırma alanı içinde gösterildiğini ileri sürerek adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; Mahkemece yapılan inceleme ve uygulamanın karar vermeye yeterli bulunmadığına değinilerek kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl önce çekilmiş stereoskop hava fotoğrafları dosya içine getirtildikten sonra yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve uzman fen ve jeodezi veya fotogrametri uzmanı bilirkişiler ile mahallinde yeniden keşif yapılması, bilirkişilerden rapor alınarak sonuca göre bir karar verilmesi, kadastro ve fiilen yol haline getirilme tarihinden önce davacı yararına edinme koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılması halinde, çekişmeli bölümün eylemli yol haline geldiği gözetilerek bu hususun tespiti şeklinde hüküm kurulması, Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi uyarınca ilanların yapılması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş; Mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1357, 34... ve (B) harfi ile gösterilen 1287, 30... toplam 2644, 64... 'lik alanda davacı yararına zilyetlik yolu ile mülkiyet edinme koşullarının oluştuğunun ve bu yerin davacının mülkiyetin de olduğunun tespitine, tescile yer olmadığına, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.11.2020 tarihli ve 2017/957 Esas, 2020/5301 Karar sayılı kararı ile; hava fotoğrafı incelemesinin yöntemine uygun olmadığı, mahallinde yapılan keşifte çekişmeli taşınmaz hakkında bilgi sahibi olmayan komşu köyden mahalli bilirkişilerin dinlenilmesi ve yasal hasım konumunda bulunan ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya uygun bulunmadığına değinilmiş, tespit tarihi ve aynı zamanda taşınmazın fiilen yol haline getirildiği tarih olan 2007 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilip dosya arasına konulduktan sonra yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile ziraat mühendisi bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, jeolog ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, yapılan araştırma ve inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi, Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi uyarınca ilanların yapılması gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmazın aktif dere yatağında bulunduğu, aktif dere yatağı etkisinde kaldığının tespit edildiği, imar ve ihya yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dere yatağının dava konusu taşınmazla bir ilgisi olmadığı gibi taşınmazın imar-ihya edilmesinde, kullanılmasında bir etkisi bulunmadığını, aktif dere yatağı da olmayıp eski kuru dere yatağı olduğunu, kamulaştırma planı içerisindeki yolun dava konusu yeri kapsamadığını ve etkilemediğini, imar-ihyanın sağlandığının, zilyetliğin tamamlandığının sabit olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının murisi tarafından tasarruf edildiğini, terekenin paylaştırılması suretiyle davacıya bırakıldığını ve iktisap şartlarının oluştuğunu, yıllardır davacının tasarrufunda bulunduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Bitlis ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu yerin kadastro çalışmaları sonucunda tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.