Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3625 K.2025/5085

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3625 📋 K. 2025/5085 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3625 E.  ,  2025/5085 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/365 E., 2024/147 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan, kendisine ait evi ve bahçesi olan 892, 52... 'lik tapulama harici taşınmazı 20 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığını, imar-ihyasının tamamlandığını ileri sürerek adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuş ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi talep etmiş; diğer davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece; davanın kabulüne dair verilen ilk kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; yasal hasım olan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 793,85 metrekarelik bölümün davacı adına tesciline karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 22.03.2022 tarihli ve 2021/4042 Esas, 2022/2351 Karar sayılı kararı ile; imar-ihya hakkında bilgi vermeyen, soyut verilere dayalı tek ziraat bilirkişisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile hava fotoğrafı incelemesinin orman bilirkişisi tarafından yapıldığı bilirkişi raporunun hükme esas alındığına değinilerek taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması, en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafının dosya arasına alınması, mahallinde yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile bir jeodezi-fotogrametri mühendisi, üç ziraatçı bilirkişi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, imar ve ihyanın tamamlandığı, zilyetlikle iktisap şartlarının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişilerinin rapor ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 793, 85... yüz ölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekilleri ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanmaya elverişli olmadığını, davacının gerekli şartları sağlamadığını, yapılan keşif, bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, bozmada belirtilen eksikliklerin giderilmediğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda çekişmeli taşınmaz bölümünün tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.