Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4448 K.2025/5039
1. Hukuk Dairesi 2025/4448 E. , 2025/5039 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/27 E., 2025/188 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; kadastro çalışmaları sırasında Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köyünde 1 05... ve 10, 1 06... , 1 09... ve 11, 1 10... ve 17, 1 12... ve 11, 1 62... , 2 21... parsel sayılı taşınmazların her nasılsa davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların tarafların kök murisi ...'den geldiğini, ölümüne kadar kök muris tarafından, ölümünden sonra da mirasçıları tarafından kullanıldığını, taksim yapılmadığını, davacıların babası ... oğlu ... adına herhangi bir taşınmaz kaydı yapılmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile dedeleri ...'in veraset ilamındaki hisseleri nispetinde davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş; davacılardan ...'ın yargılama sırasında ölümü üzerine davasını mirasçıları takip etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesi ile; 1 12... , 1 10... , 1 09... parsel sayılı taşınmazların adına kayıtlı olduğunu, kadastro çalışmalarından 1 yıl önce taksim yaptıklarını, kendisini eşinin temsil ettiğini, davacı tarafından da ... ile anneleri ...'in bulunduğunu, bu şekilde paylaşıldığını, tespitlerin paylaşıma göre yapıldığını, herkesin kendi yerini kullanmaya başladığını belirterek davanın reddini savunmuş; yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazların babası ...'e ait olmadığını, ...'in babası olan ...'den geldiğini, üçü erkek kardeş bir kız kardeş olmak üzere dört kardeş olduklarını ve malların taksime tabi tutulduğunu, kız kardeşinin paylarını aldığını, dava konusu yerlerin kök murislerinden kaldığını ve arada fiili taksim yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuş; yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; kök muris ...'in mirasçısı olmadığı gerekçesiyle davanın davacı ... yönünden aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, diğer davacılar yönünden ise dava konusu taşınmazların kök muris ...'e ait olduğu, mirasçıların kadastro tespitinden 1 yıl kadar önce paylaşım yaptıkları, tüm mirasçılar katılmamış ise de taksime itiraz etmedikleri, taşınmazların uzun süre bu şekilde kullanıldığı, buna göre taksimin geçerli kabul edildiği, aksinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı gerekçeleriyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1 62... parselin murise ait olmadığı davalı ...'in eşinden kaldığı, muristen kaldığı sabit olan dava konusu taşınmazlarda kadastro tespit çalışmalarından 1 yıl önce taksim yapıldığı, taksime davalı ..., davacılardan ... ile ...'in katıldığı, davalı ...'u eşinin temsil ettiği, davacı mirasçı ... ile ...'in katılmadığı anlaşılmakta ise de taksime katılmayan mirasçıların sonradan onay verdikleri, ancak taksim sonucu kendilerine verildiği belirtilen taşınmazların davacıların yakın murisleri Kadir adına değil de yanlışlıkla ... oğlu ... adına tescil edildiği, davacıların bu yanlışlığı düzeltmek için kendilerine paylaşımda kalan taşınmazlara yönelik dava açarak tapu kayıtlarının iptali ile tescil istemeleri gerektiği halde öncesinde usulsüz yapılmış ise de sonradan onay vererek geçerli hale gelen taksimin geçersizliğini ileri sürerek eldeki davayı açmalarının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olacağı, Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 12.11.2024 tarihli ve 2023/6497 Esas, 2024/6153 Karar sayılı kararıyla; davacılar, çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...'den intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin usulüne uygun şekilde taksim edilmediği iddiasıyla dava açmış olup esasen 1 62... parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazların evveliyatının tarafların ortak murisine ait olduğu, bu hususun Mahkemenin de kabulünde bulunduğu, mahalli bilirkişi ve tanıklarca 1 62... parsel sayılı taşınmazın davalı ...'in eşinden geldiği, geri kalan taşınmazların ise muris ...'den geldiği, kadastro tespitinden 1 yıl önce bir kısım mirasçıların katılımıyla taksim sözleşmesi yapıldığı, taksime katılmayan mirasçıların ise taksime itiraz etmeyerek onay verdiği, ancak taksim anlaşması doğrultusunda davacı tarafa düşen taşınmazların isim benzerliği nedeniyle ... oğlu ... yerine, ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiğinin beyan edildiği, ancak beyanlar ve tüm dosya kapsamından murisin terekesinin tüm mirasçılarının katılımıyla yöntemince taksim edilmediği, taksime katılmayan mirasçıların köyde yaşamıyor olmaları nedeniyle taksimden kadastro tespitine kadarki 1 yıl içerisinde taksime itiraz etmelerinin de beklenemeyeceği, öte yandan murisin ölüm tarihi itibariyle terekesi el birliği hükümlerine tabi olduğuna göre mirasçılardan birinin veya bir kaçının taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin tereke adına olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu, hal böyle olunca Mahkemece, davalı ...'in eşinden geldiği anlaşılan 1 62... parsel yönünden davanın reddine, dava konusu diğer parseller yönünden ... dışındaki davacıların muris ...'ten intikal edecek miras payları gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemes kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmüne uyulan bozma kararındaki gerekçe benimsenmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; 28.05.2025 tarihli tashih şerhi ile hükümde dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazın ada numarası bakımından yapılan maddi hata düzeltilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... mirasçısı ... vekili; 1 05... parsel üzerindeki 2 katlı evi davalı ...'un kendi imkanları ile yaptığını, tamamının ona ait olduğunu, bu hususun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine muhdesat şerhi düşülmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların davayı açmakta iyiniyetli olmadıklarını, taksime katılmayan mirasçıların sonradan onay verdiklerini, davacıların da kendilerine isabet eden yerleri kullanmaya devam ettiklerini, bu hususun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, bu nedenle taksimin geçersizliğinden söz edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 05... , 1 09... , 1 10... , 1 12... , 1 62... parseller ... adına; 1 06... parsel 1/2'şer paylı olarak ... ile ... adlarına; 2 21... parsel 1/3'er paylı olarak ..., ... ve ... oğlu ... adlarına; 1 05... parsel, 1 09... parsel 1 10... parsel ve 1 12... parselde kayıtlı taşınmazlar ise ... adına tespit ve 03.04.2008 tarihinde tescil edilmiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... mirasçısı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Alınması gereken onama harcı peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.