Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3241 K.2025/5016
1. Hukuk Dairesi 2025/3241 E. , 2025/5016 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1825 E., 2025/333 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/256 E., 2024/79 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; Bitlis ili ... ilçesi ... köyünde bulunan ve hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği yaklaşık 25.455, 37... yüz ölçümündeki tescil harici taşınmazın dedesi ve babası tarafından uzun yıllardır malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığını, taşınmazın babasından kendisine kaldığını, diğer kardeşlerinin dava konusu taşınmazda herhangi bir zilyetlikleri bulunmadığını ileri sürerek dava konusu tescil harici taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli 2018/51 Esas, 2021/2 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın dava tarihi itibariyle yaklaşık 30 yıl önce emek ve para harcanarak imar-ihyasının tamamlandığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, 25-30 yıldır davacı tarafından kullanıldığı, kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlik nedeniyle hükmen tescil edilen taşınmazların bulunduğu, davacının aynı çalışma alanı içerisinde iktisap edebileceği kuru tarım arazisi miktarının 100 dönümü geçemeyeceği hususunun da dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.06.2019 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A1) harfi ile gösterilen 11.826,8 16... ve (A2) harfi ile gösterilen 15.304, 02... yüz ölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; kararın Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, kadastro tutanaklarının celbedilmesi, 2 80... parsel sayılı taşınmazların davacı adına tescilli olduğu gözetilerek mahallinde keşif icra edilip öncelikle davacının talep ettiği arazinin hudutları ve alanının belirlenerek koordinatlı krokisinin çizilip 2 80... parsel sayılı taşınmazlar kapsamında kalıp kalmadığının tespiti ile 2 80... parsel sayılı taşınmazlar kapsamında kalması halinde hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine, davacının bu parseller dışında kalan talebi var ise bu kısmın hangi parsel kapsamında kaldığının ve parsel maliklerinin belirlenerek bu maliklerin davada taraf olmaması halinde ilgili parsel malikine davanın teşmili ile taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam edilmesi, toplanan deliller irdelenerek hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... temsilcisinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, adına tescilini talep ettiği taşınmazın krokide belirlenen kısmının üç ayrı parça şeklinde olmak üzere zirai faaliyetlerin yürütüldüğü, yaklaşık 49 yıl önce emek ve para harcanarak imar ihyanın tamamlandığı, taşınmazın ziraat toprağı olduğu, orman niteliğinde olmadığı, taşınmazın yaklaşık 40 yıldır davacı tarafından kullanıldığı, daha önce bir kısım taşınmazın hükmen davacı adına tescil edildiği, tescil edilen taşınmazların kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, davacının aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle 100 dönüme kadar kuru tarım arazisi maliki olabileceği hususunun da dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.08.2023 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 22.438, 91... yüz ölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, kararın davalı ... temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemece 21.05.2024 tarihli ek karar ile, süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davalı ... temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... vekiline 01.04.2024 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği, davalı vekilinin istinaf dilekçesini 16.04.2024 tarihinde sunduğu, Mahkemece süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun HMK'nın 346. maddesi uyarınca reddine dair ek karar verildiği, davalı ... vekilince bu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı vekilinin kararın tebliği tarihinden itibaren yasal süre içerisinde istinaf dilekçesi sunmadığı, Mahkemece istinaf başvuru dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf başvuru süresinin son gününün Ramazan Bayramı tatilinin uzatılması nedeniyle idari izine denk geldiğini, idari izin nedeniyle personelin çalışmadığını, bu hususun dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapulama harici olarak bırakılan yerin tescili istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın davalı ... Bakanlığının elektronik posta adresine 01.04.2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı ... temsilcisi tarafından 16.04.2024 havale tarihli dilekçe ile yasal süre geçirildikten sonra istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.