Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5253 K.2025/5014
1. Hukuk Dairesi 2025/5253 E. , 2025/5014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1388 E., 2025/1079 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hendek 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/16 E., 2025/47 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan annesi ...’ın 1 27... ve 6 parsel sayılı taşınmazlardaki payını satış suretiyle, 1 27... parsel sayılı taşınmazdaki payını ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğlu ...’a satış suretiyle devrettiğini, temlik tarihinde murisin fiil ehliyetini haiz olmadığını, ayrıca temliklerin mal kaçırmaya yönelik muvazaalı ve hileli olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, murisin akli dengesinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu raporlarında, murisin temlik tarihinde fiil ehliyetine sahip olup olmadığı hususunda tıbbi kanaat belirtilemediği, bu durumda temlik tarihinde murisin fiil ehliyetini haiz olmadığı iddiasının ispat edilemediği, murisin davalı ve eşi ile ikamet ettiği, davalı ve eşinin murise baktığı, temliklerin hile ile yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemece 21.04.2025 tarihli ek karar ile, süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2025 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının davacı vekiline 02.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 17.04.2025 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ancak 2 (iki) haftalık başvuru süresinin 16.04.2025 tarihi itibariyle dolmuş olduğu, Mahkemenin istinaf başvuru dilekçesinin reddine ilişkin ek kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın Anayasa’ya aykırı olduğunu, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının zedelendiğini, İlk Derece Mahkemesinde davanın yaklaşık 4 yıl sürdüğünü, bu durum karşısında iki hafta gibi kısa bir sürede istinaf dilekçesinin hazırlanacak olmasının hak arama özgürlüğünün ihlali niteliğinde olduğunu, davacı asile tebligat yapılmadığını, davanın esasının incelenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik ve hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili Avukat ...’ın elektronik posta adresine 02.04.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 17.04.2025 havale tarihli dilekçe ile yasal süre geçirildikten sonra istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.