Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5397 K.2025/5015

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5397 📋 K. 2025/5015 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5397 E.  ,  2025/5015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/216 E., 2023/101 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, davalılar ile amca çocukları olduklarını, Erzurum ili, ... ilçe, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... ,1 16... ,1 18... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazların yarı paylarının kendilerine ait olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, kendilerine taşınmazlarda herhangi bir pay verilmediğini, dava konusu 1 40... parsel sayılı taşınmazda ise adlarına daha az pay tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının ½ ‘şer paylarının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.2014 tarihli ve 2014/283 Esas, 2014/554 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına tescil edildiği, dava konusu 1 40... parsel sayılı taşınmazın zaten davacıların murisi ... adına kayıtlı olduğu, dava konusu 1 16... ,1 18... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazların ise Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2004/6 Esas, 2010/4 Karar sayılı kararına istinaden hükmen tescil edildikleri gerekçesiyle dava konusu 1 01... parsel yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, dava konusu 1 40... parsel yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine, dava konusu 1 16... ,1 18... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.11.2019 tarihli ve 2019/4958 Esas, 2019/7797 Karar sayılı kararıyla dava konusu 1 01... ve 1 40... parsel sayılı taşınmazlar yönünden hüküm onanmış, dava konusu 1 16... , 1 18... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2004/6 Esas, 2010/4 Karar sayılı 02.07.2010 tarihli kararı ile oluştuğu, bu kararın 24.12.2010 tarihinde kesinleştiği, eldeki dosya davacılarının Kadastro Mahkemesinin belirtilen dosyasında da davacı oldukları ve davadan feragat ettikleri, belirtilen taşınmazlar yönünden kesinleşmiş Mahkeme kararı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de verilen kararın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığı, Mahkemece hükme esas alınan Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2004/6 Esas, 2010/4 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacısının eldeki dosyada taraf olmayan ..., davalılarının ise eldeki dosya davacıları olan ... mirasçıları ile dava dışı bir kısım şahıslar olduğu, dava konusu 1 16... , 1 18... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazlarla birlikte başka bir çok taşınmaz hakkında kök muris ...’den intikal ettiği iddiasıyla dava açıldığı, davanın feragat nedeniyle reddine ve taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verildiği ve 24.12.2010 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, 6100 sayılı HMK’nın 303. maddesi gereğince kesin hükümden bahsedilebilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, eldeki dava ile Kadastro Mahkemesinde görülen davanın tarafları, dava sebebi ve talep sonucu birbirinden faklı olup kesin hükümden söz edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenlerle Mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 1 01... ve 1 40... parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen hükmün Yargıtayca onandığı gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 1 16... ,1 18... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazların ise çayır niteliğinde olup davacı ve davalılara yarı yarıya ait iken kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tescil edildiği gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yapılan 1 01... parsel sayılı taşınmazın, maddi hata yapılarak ... köyü 1 01... parsel olarak belirtildiğini, ancak daha sonra bu maddi hatanın yargılama sırasında düzeltilerek taşınmazın ... köyü olarak düzeltildiğini, buna rağmen Mahkemece bu hususunun göz önüne alınmadığını, bu parsel yönünden verilen hükmün onandığı gerekçesi ile düzeltilen parsel yönünden inceleme yapmadığını, oysa ortada maddi hata bulunduğunu ve bu durumun usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturduğunu, bu nedenle dava konusu 1 01... parsel yönünden Mahkemece inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 16... , 1 18... ve 1 36... parsel sayılı sırasıyla 10.740.18, 14.043. 47... .583,07 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına, 1 40... parsel sayılı 3.686,87 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu beyanlar hanesinde belirtilerek ... adına tespit ve hükmen tescil edilmiştir. Aynı çalışma alanında yer alan 1 01... parsel sayılı 302,83 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ise 08.09.2003 tarihinde “kayıt dışı kalmış yerlerin tescili” edinme sebebine istinaden arsa vasfıyla ... adına tescil edilmiştir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle dava konusu Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden Mahkemenin 17.09.2014 tarihli 2014/283 Esas, 2014/554 Karar sayılı kararı ile verilen pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.11.2019 tarihli 2019/4958 Esas, 2019/7797 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, bu nedenle Mahkemece bu taşınmaz yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ancak hükümde sehven, maddi hata ile taşınmazın bulunduğu köyün ... köyü olduğu yazılsa da, taşınmazın ... köyünde bulunduğu anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.