Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3482 K.2025/5012

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3482 📋 K. 2025/5012 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3482 E.  ,  2025/5012 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/940 E., 2025/808 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/114 E., 2021/143 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; Kütahya ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 15... ve 31 parsel sayılı taşınmazlar ile 1 14... parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanlarına ait olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak davalılar ... Köyü Tüzel Kişiliği ve Maliye Hazinesi adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetlikle mülk edinilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi; taşınmazların mera ve harman yeri vasfında olduklarını, davanın haksız ve yersiz olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu Kütahya ili, ... ilçesi, ... köyü 1 15... parsel, 1 14... parsel, 1 15... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucu ... köyü muhtarlığı adına tespit edildiği, kadastro tutanaklarının 01.06.1999 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi olan 29.11.2019 tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarih arasında 10 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin 1994 yılında yapılarak taşınmazların 01.06.1999 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosuyla tapu siciline tescil edildikleri, dava tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların davacılar ve diğer mirasçılara ait olduğunu, terekeye temsilci atanarak davaya devam edilmesi gerektiğini, ancak bu hususa dikkat edilmediğini, mülkiyet hakkının Anayasa’ya göre en temel haklardan olduğunu ve korunması gerektiğini, hak düşürücü sürenin söz konusu olamayacağını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro çalışmaları sonucu, Kütahya ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında yer alan 1 15... parsel sayılı taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Maliye Hazinesi adına tespit edilmiş, 1 15... parsel sayılı taşınmaz senetsizden mera vasfıyla tescil harici olarak sınırlandırılarak Orta Malı olarak, 1 14... parsel sayılı taşınmaz senetsizden ... köyü halkı tarafından harman yeri olarak kullanıldığı belirtilerek Köy Orta Malı olarak sınırlandırılmış, kadastro tutanakları 01.06.1999 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmazlara yönelik davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 29.11.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.