Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5762 K.2025/5013

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5762 📋 K. 2025/5013 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5762 E.  ,  2025/5013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2444 E., 2024/1410 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/376 E., 2021/364 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan babası ...’ın maliki olduğu 251 parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölüm, 13 parsel sayılı taşınmazdaki C-Blok 2 nolu bağımsız bölüm, 7 parsel sayılı taşınmazdaki A-Blok 2 ve 16 nolu bağımsız bölümler, 210 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 2, 3 ve 4 nolu bağımsız bölümler ile 209, 707, 4 69... parsel sayılı taşınmazlarını aynı resmi senet ile davalı oğluna satış suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, murisin varlıklı biri olup mal satmaya ihtiyacı olmadığını, davalının da alım gücü bulunmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; babasının yaşlanması nedeniyle taşınmazlarla ilgilenemediğini, bu nedenle taşınmazlarını satmak istediğini ve emlakçıya verdiğini, bu durumu öğrenince taşınmazları kendinin almak istediğini ve serbest piyasa değeri üzerinden taşınmazları satın aldığını, satış bedelinin tamamını da nakten ödediğini, yapılan gizli bir işlem olmadığını, davacının da tüm işlemlerden haberdar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin maddi durumunun iyi olup mal satmasını gerektirir ekonomik bir sıkıntısının bulunmadığı, davacının babaannesi tarafından büyütüldüğü, babası ile ilişkilerinin iyi olmadığı, davalının ise muris ile aynı evde ikamet ettiği, murisin işleri ile ilgilendiği, murisin tüm taşınmazlarını davalıya devrettiği, resmi senette gösterilen bedel ile taşınmazların gerçek değeri arasında fahiş fark olduğu, davalının satış bedelini ödediğini ispat edemediği, alım gücü bulunmadığı, davacı tarafça iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, murisin sağlıklı ve akli dengesinin yerinde olduğunu, taşınmazları piyasa değeri üzerinden satın aldığını, satış bedelini murise ödediğini, yapılan işlemlerin tüm mirasçıların bilgisi dahilinde bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1947 doğumlu mirasbırakan ...’ın 19.08.2020 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı oğlu ... ile davalı oğlu ... ve dava dışı kızı ...’ün kaldığı, mirasbırakanın 469,7 07... parsel sayılı taşınmazlarını 12.03.20 19... yevmiye nolu resmi senet ile; maliki olduğu 251 parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölüm, 13 parsel sayılı taşınmazdaki C-Blok 2 nolu bağımsız bölüm, 7 parsel sayılı taşınmazdaki A-Blok 2 ve 16 nolu bağımsız bölümler, 210 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 2, 3 ve 4 nolu bağımsız bölümler ile 209 parsel sayılı taşınmazını ise 12.03.20 19... yevmiye nolu resmi senet ile vekili ... eliyle davalı oğlu ...’e satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalının temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 52.195,14 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.