Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2854 K.2025/5058

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2854 📋 K. 2025/5058 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2854 E.  ,  2025/5058 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/779 E., 2025/1034 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/808 E., 2023/413 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalının Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1249 73... parsel sayılı taşınmazın 10759/24159 payının maliki olduğunu, 2001 yılında davalı abisi ile birlikte bu yerde paydaş olduklarını, bazı gerekliliklerden dolayı payını davalıya devrettiğini, daha sonra alınan payların da davalı adına alındığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı payın yarısının adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu kayıtlarında davacının güncel olarak payının mevcut olmadığı, Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden davacı adına tescilin mümkün olup olmadığının sorulduğu, gelen cevabi yazı ile dava konusu taşınmazda asgari tarımsal büyüklük karşılanmadığından tekrar hisselendirme yapılmasının mümkün olmadığının bildirildiği, davalı tarafından kabul beyanı sunulmuş ise de asgari tarımsal büyüklük koşulunun sağlanamamış olmasının kamu düzeninden sayılması ve yeniden hisselendirme yapılmasının HMK'nın 308. maddesi kapsamında tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir işlem olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 03.07.2005 tarihli ve 19.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 sayılı Yasa'nın amacının toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olduğu, anılan Yasa’da 30.04.2014 tarihli 6537 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden bazı düzenlemeler yapıldığı, yapılan düzenlemelerle asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hususlarının hüküm altına alındığı, dava konusu tarla vasıflı 1249 73... parsel sayılı taşınmazın 10759/24159 payının davalı adına kayıtlı olduğu, davalı davayı kabul ettiğini beyan etmiş ise de İl Tarım Müdürlüğünün 09.02.2023 tarihli yazısı ile asgari tarımsal arazi büyüklüğü karşılanamadığından tekrar hisselendirme yapılamayacağının bildirildiği, davalının kabul beyanıyla dahi kamu yararı amacıyla getirilen ve kamu düzenine ilişkin olan "bölünemez büyüklük" kuralının ihlal edilmeyeceği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda müvekkilinin davalı ağabeyi ile birlikte malik olduklarını, bölgede imar çalışması yapılacağı haberi üzerine yasadan kaynaklı bazı avantajlardan faydalanmak ve bazı dezavantajlardan sakınmak amacıyla müvekkilinin bu tarladaki hissesini daha sonra geri almak üzere davalıya devrettiğini, aralarında inançlı işlem olduğunu, taşınmazdaki diğer paydaşlardan da bedeli müvekkili ve davalı tarafından karşılanmak üzere ortak pay alındığını ve davalı adına tescil edildiğini, tarafların aynı zamanda şirket ortaklığı ilişkileri de olduğunu, davalı adına kayıtlı payın yarısının müvekkiline verilmesi gerektiğini, asgari tarımsal büyüklük koşulunun sağlanamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin asgari tarımsal büyüklük düzenlemesini getiren yasadan çok önce dava konusu taşınmazda paydaş olduğunu, davanın kabulü ile taşınmazda yeni bir hissedar yaratılmış olunmayacağı için asgari büyüklük şartına takılma olmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; davacının, kayden maliki olduğu 1249 73... parsel (eski 507 parsel) sayılı taşınmazdaki 1/8 payını 22.07.2009 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiği görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.