Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2559 K.2025/5042
1. Hukuk Dairesi 2025/2559 E. , 2025/5042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/753 E., 2025/240 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/118 E., 2024/37 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; dava konusu 9 parça taşınmazın gerçekte babaannesi ...'ya ait olduğunu, taşınmazların ... tarafından hibe senedi ile kendisine ve annesi dava dışı ...'ya hibe edildiğini, taşınmazlara yıllardır malik sıfatıyla zilyet olduğunu ancak hatalı kadastro işlemleri nedeniyle taşınmazların muris babası ... ... ... adına kaydedildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile kendisi ve annesi ... adına tesciline, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., ..., ..., ... vekili; davanın süresinde açılmadığını, iddiaların doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ...; savunma getirmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu iptali - tescil talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine; terditli tazminat talebinin davalılar ..., ..., ..., ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, zamanaşımı itirazında bulunmayan davalı ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve Yargıtay uygulamalarıyla kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak açılan mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörülmüş olup 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin dolduğu hallerde taşınmazın aynını talep etme olanağı kalmadığından, bedel talep edilmesine de olanak bulunmadığının kabul edilmesine ve istinaf edenin sıfatına göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davada hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin dolmadığını, esas olarak da hibe senedi, kullanım durumu, yıllarca hiç kimse tarafından itiraz olmaması, yaşça büyük tanıkları ve tüm köylünün şahitliği huzurunda dava konusu taşınmazların davacı ... ve annesi ...'ya ait olduğunun anlaşıldığı, ...'nun beyanlarını içeren video kaydını ıslah yoluyla dava dosyasına dahil etmek istemelerine rağmen Mahkemece taleplerinin reddedildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali - tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Niğde ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 04... , 1 09... , 1 11... parsel, 1 12... , 1 16... ve 42, 1 19... ve 230, 1 22... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutaklarının 20.03.1997 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 11.01.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacıdan harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.