Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3411 K.2025/5074
1. Hukuk Dairesi 2025/3411 E. , 2025/5074 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/918 E., 2025/338 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/507 E., 2024/124 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Niğde ili, ... ilçe, ... köyünde kain 1 12... parsel sayılı taşınmazın aslında davacılar murisi 6...6 T.C. kimlik nolu ... oğlu ...'e ait olduğunu, davacılar murisinin 15.07.1973 tarihinde öldüğünü, ölümünden 42 yıl sonra 2015 yılında davalıların haksız şekilde tapu müdürlüğüne başvurarak taşınmazı kendi murisleri ... ... oğlu ... adına tescil ettirdiklerini, taşınmazın 100 yıla yakın süredir davacılar murisi ve davacıların mülkiyetinde olduğunu ileri sürerek davalılar adına tapu kaydının iptali ile davacılar murisi ... oğlu ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın hiçbir zaman davacılar murisi ... oğlu ...'e ait veya tescilli olmadığını, aksine davalılar murisi ... ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiğini, 2015 yılında yapılan işlemde "... oğlu ..." şeklindeki hatalı malik bilgisinin "... ... oğlu ..." olarak düzeltildiğini, her zaman yapılabilecek intikal işleminin süreye tabi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastro öncesi sebebe dayandığı, dava konusu taşınmazın davalılar murisi ... ... oğlu ... adına tespitinin kesinleştiği 17.01.1995 tarihinden, davanın açıldığı 09.08.2021 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden usulden reddine, vekil ile temsil edilen davalılar lehine maktu 17.900,00 TL vekâlet ücretinin ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından esasa yönelik olarak, davalılar vekili tarafından vekâlet ücretine yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın kadastro sonrası sebebe dayandığını, hak düşürücü süreye tabi olmadığını, zemindeki fiili taksimin dikkate alınmadığını, mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın batı kısmının davacılar murisine ait olduğunu, davacıların davalılara yemin teklif etme taleplerinin İlk Derece Mahkemesince reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve irsen intikâl hukuki sebeplerine dayalı terekeye iade istemli tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Niğde ili, ... ilçesi, ... köyünde kain dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 05.05.1993 tarihinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle ölü olduğu ancak mirasçıları belirlenemediğinden ölü olduğu belirtilerek davalılar murisi ... oğlu ... adına kargir ev, arsa, ahır ve samanlık vasfıyla tespit edildiği, 16.12.1994 ilâ 16.01.1995 tarihleri arasındaki askı ilân süresi içerisinde itiraz edilmeyen tespitin 17.01.1995 tarihinde kesinleştiği, 19.02.2015 tarihli kimlik bilgilerinin düzeltilmesi işlemi ile malik bilgisinin "... ... oğlu ..." olarak düzeltildiği, 03.08.2006 tarihinde elbirliği halinde tespit malikinin mirasçılarına intikâl ettiği, 08.08.2016 tarihli taksim işlemiyle davalılar adına 1/5'er paylı olarak tescil edildiği, davacıların dava ve cevap dilekçelerinde 15.07.1973 tarihinde ölen murisleri ... oğlu ... terekesine ve onun kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmak suretiyle kadastro öncesi sebebe dayandıkları anlaşılmakla, tesis kadastrosu tutanağının kesinleştiği 17.01.1995 tarihi ile davanın açıldığı 09.08.2021 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.