Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3452 K.2025/5002

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3452 📋 K. 2025/5002 📅 06.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3452 E.  ,  2025/5002 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1678 E., 2023/1151 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Maden Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/38 E., 2021/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, Elazığ ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 75... parsel sayılı taşınmazların davalı ...Ş. adına tespit edildiğini, ancak babası ... ... tarafından kullandığını, babası adına tescil olması gerekirken hiçbir dayanak olmaksızın davalı ... İşletmeleri A.Ş. adına yolsuz tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile muris ... ... terekesi adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava dışı mirasçılar davaya muvafakat etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş vekili; davaya konu taşınmazın 4046 sayılı Kanun'a istinaden 2002 yılı içerisinde Hazine tarafından müvekkili Şirkete devredildiğini, mahkeme kararı ile davaya konu taşınmazın şirkete ait olduğuna karar verildiğini belirterek kazandırıcı zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini savunmuş, davalı ...Ş. vekili ise davaya konu taşınmazın müvekkili Şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile ... Holding A.Ş. hakkındaki davanın pasif husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazın tarımsal amaçlı kullanıldığına şahit olmadıklarını beyan ettikleri; harita bilirkişisinin raporunda dava konusu taşınmazda 1951, 1971, 1984 tarihli hava fotoğraflarına göre tarımsal amaçlı bir kullanım olmadığı, ekili, dikili, sürülü bir alana rastlanmadığı, imar - ihyanın gerçekleşmediği bildirildiği, ziraat bilirkişinin raporunda dava konusu alanın topoğrafik yapısı nedeniyle zirai faaliyete uygun olmadığı, özel mülkiyete konu edilemeyeceğinin belirtildiği, dava konusu taşınmazda tarımsal bir faaliyetin bulunmadığı, imar - ihyanın gerçekleşmediği ve özel mülkiyete konu edilebilecek nitelikte bir taşınmaz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliği ispatlanamadığı gibi lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; hüküm gerekçesinde dava konusu taşınmazın özel mülke elverişli olmadığının belirtildiğini, aksine dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğunu, tarım arazisi ve bahçecilik yapıldığını, bilirkişi raporlarının fiili ve hukuki gerçekliğe aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davalı adına tescilin yolsuz olduğunu, Mahkemelerin gerekçelerinin çeliştiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; 2009 yılında yapılan kadastro çalışmalarında Elazığ ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 75... parsel sayılı 57.268,23 m² yüz ölçümünde taşınmazın işletme tesisleri ve çalışma sahası vasfı ile 02.07.2007 tarihli ve 173 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak davalı ...Ş. adına tespit edildiği, itiraz üzerine Maden Kadastro Mahkemesinin 01.04.2011 tarihli ve 2009/156 Esas, 2011/37 Karar sayılı kararı ile 01.04.2011 tarihinde tespit gibi tescile karar verildiği, kararın 15.02.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.