Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5385 K.2025/5010
1. Hukuk Dairesi 2024/5385 E. , 2025/5010 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/447 E., 2024/55 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/396 E., 2022/144 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
HMK'nın ek 1. maddesinin (1.) fıkrasında:" 200, 201, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başında geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü düzenlenmiştir.
Bununla birlikte; 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali ve tescil davalarında, tarafların kendi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda; temyiz konusu 1288 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanan toplam değeri olan 288.318,00 TL üzerinden davacıların her birinin 1/8 miras paylarına isabet eden değerin ayrı ayrı 36.039,75 TL olduğu, belirlenen değerlerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7550 sayılı Yasa'nın 20/2. maddesi ile değişik ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince, dava tarihi (2018) itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinin değerden REDDİNE,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.