Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3778 K.2025/4974
1. Hukuk Dairesi 2025/3778 E. , 2025/4974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/480 E., 2021/324 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri aşamalarda; taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ve davacı yararına iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile hükme esas teknik bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen 1.910 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ile davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 11.04.2016 tarih, 2015/12461 Esas, 2016/4296 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için hava fotoğraflarından istifade edilmek suretiyle taşınmazın niteliğinin belirlenmesi, bataklık vasfında olup olmadığının tayin edilmesi, komşu parsellere revizyon gören kayıtların zemine uygulanması, bu suretle taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; aşamalarda taşınmazın niteliği itibariyle zilyetlikle iktisap edilemeyen yerlerden olduğuna dair tespit yapılmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, hükme esas teknik bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen 1.910 metrekare yüz ölçümündeki 1 12... parsel (eski 2069) sayılı taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
1. Davacı ... ve arkadaşları vekili ile davacı ... ve diğerleri vekili benzer içerikli temyiz dilekçelerinde; davanın tapusuz taşınmaza yönelik açıldığını, ne var ki çekişmeli taşınmaza komşu nitelikteki tapulu taşınmazın davacılar adına tescili yönünde hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili; hak düşürücü süre geçtikten sonra eldeki davanın açıldığını, davacının zilyetlikle kazanım koşullarına ilişkin iddiasının ispat edilemediğini, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden hatalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili; taraf teşkilinin tamamlanmadığını, yasal hasım olan davalı İdare aleyhine yargılama giderlerine hükmedildiğini, işin esası yönünden ise taşınmazın niteliği itibariyle özel mülkiyete konu yerlerden olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeden hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaza yönelik imar-ihya ve zilyetlik hukuki nedenine dayalı tapuya tescil isteğine ilişkindir.
1. Bilindiği üzere, TMK'nın 713/3. maddesi gereğince Hazinenin ve ilgili tüzel kişiliklerin davada taraf olarak yer alması zorunlu olduğundan, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun uyarınca Denizli ili ''Büyükşehir'' statüsü kazandığına göre köylerin tüzel kişiliği kaldırıldığı için taşınmazın sınırları içerisinde bulunduğu Çivril İlçesi Belediye Başkanlığı isabetli şekilde davaya dahil edilmiş ise de davada taraf olarak yer almadığı anlaşılan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmek suretiyle savunma ve delilleri toplanmalı, bu suretle taraf teşkili tamamlanmalıdır.
2. İşin esasına gelindiğinde ise Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne hükmedilmiştir. Ne var ki, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma gereklerinin de yerine getirildiğini söylemek mümkün değildir. Toplanan delillere göre bozma kararından önce mahallinde yapılan 28.04.2014 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin taşınmazın öncesinde atık suların toplandığı ''bataklık'' niteliğinde arazi olduğu yönünde anlatımlarının olduğu; öte yandan, bozma kararından sonra alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın dolgu toprağı dökülmek suretiyle kullanıldığı, öncesinde bataklık niteliğinde olduğuna kanaat edildiği, yine bu rapora ekli görüntülerde taşınmaz üzerinde yer yer sazlık alanlara tesadüf edildiği anlaşılmaktadır. Şu halde taşınmazın bataklık vasfında olup olmadığı, bu anlamda özel mülkiyete konu edilip edilemeyeceği hususunda tereddüt oluştuğu aşikardır. Ancak aşamalarda bu tereddütün giderilmesi için jeolog bilirkişi ve üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğinin net olarak saptanması bakımından rapor alınmamış, taşınmazın kısmen ya da tamamen bataklık-sazlık gibi yerlerden olup olmadığı ortaya konulmamış, bir taşınmazın niteliği ile kullanım süresinin ve taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde hava fotoğrafları üzerinde yöntemince inceleme de yapılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme sonucunda hüküm kurulamaz.
3. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeoloji mühendisi, üç ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi katılımıyla yeniden keşif icra edilmelidir.
4. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan, taşınmazın öncesi, toprak yapısı, niteliği ile zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde bildirecek biçimde rapor alınmalı; jeolog bilirkişiden taşınmazın evvelinin ve hali hazırdaki durumunun sazlık veya bataklık olup olmadığı ve jeolojik yönden zilyetlikle mülk edinilmeye olanaklı yerlerden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden ise çekişmeli taşınmazın kadastro paftasındaki konumunu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarması ile haritaların ait oldukları yıllara göre taşınmazın niteliğinin sazlık, bataklık veya kültür arazisi niteliğinde bulunup-bulunmadığının, imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; TMK'nın 713/4-5. maddeleri gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli ilanlar yöntemine uygun bir biçimde yapılmalı; bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir.
Değinilen hususlar göz ardı edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre ise; eldeki davanın hükme esas teknik bilirkişi raporunda yeri gösterilen tespit harici taşınmaza yönelik olarak tapusuz taşınmazın tescili isteğiyle yürütüldüğü anlaşılmasına karşın kararda zaten tapuya kayıtlı olan 1 12... parsel (eski 2069) sayılı taşınmazın davacılar adına tesciline yönelik hüküm kurulması suretiyle yanılgıya düşülmesi; öte yandan, somut uyuşmazlıkta TMK'nın 713/3. maddesi gereğince Hazinenin ve ilgili tüzel kişiliklerin yasal hasım olarak davada taraf olarak yer aldıkları, aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmasına karşın Mahkemece aksi istikamette davalı ... Belediye Başkanlığı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı ... ve arkadaşları, davacı ... ve arkadaşları ile davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından yatırılan peşin harçların istek halinde iadesine,
Dosyanın Çivril 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.