Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3883 K.2025/4921
1. Hukuk Dairesi 2025/3883 E. , 2025/4921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3629 E., 2025/949 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/280 E., 2022/88 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Edirne ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 15 16... parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, taşınmazın alt kısmında bulunan kadastro harici yerin en az 1997’den beri davacının zilyetliğine bulunduğunu, taşınmazın hayvan ahırı ve depo olarak kullanıldığını, taşınmazda buğday, ayçiçeği ekmek ve ağaç dikmek suretiyle zilyet olunduğunu belirterek çekişmeli taşınmaz bölümünün davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın dere yatağı vasfında olup özel mülkiyete konu olamayacağını, zilyetlik ile edilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.04.2019 tarihli ve 2018/54 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararıyla; zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir. Karara karşı davalı Hazine vekili istinaf yoluna başvurmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2019/2242 Esas, 2020/850 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ile karar verildiği, Hazine aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu, davada Edirne Belediyesinin de yer alması gerektiği açıklanarak taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, hava fotoğraflarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmak sureti ile taşınmazda zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış dosya Mahkemesine gönderilmiştir .
Gönderme kararı sonrasında, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile DSİ 11. Bölge Müdürlüğünün yazı cevabından dava konusu taşınmazın ... Deresi'nin taşkın tesirinde kaldığı, bu nedenle özel mülkiyete konu olmasının ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığı, özel mülkiyete konu olamayacak yerin aynı zamanda Hazine adına tapuya kayıt ve tescilinin de mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın ve Hazinenin tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro sırasında dere yatağı olarak tescil harici bırakıldığı, ... Deresi'nin mecrası içerisinde, taşkın tesirinde kaldığı, taşınmazın belirlenen niteliği gereği TMK'nın 715. maddesi gereğince özel mülkiyete konu olamayacağı, 4721 sayılı TMK'nın 713. ve 3402 sayılı KK.'nun 14. maddesindeki şartların davacı yararına oluşmadığı, bu sebeplerle tapuya tescilinin mümkün olmadığı anlaşılmakla Yerel Mahkemece davacının ve Hazinenin tescil talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, kamu düzenine ilişkin aykırılık hallerin de bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece DSİ 11. Bölge Müdürlüğü yazısının esas alındığını, bahsi geçen yazının eldeki dava açısından bağlayıcılığı bulunmadığını, DSİ’nin Devlete ait bir kurum olduğunu,dava konusu taşınmaza yakın bir yerde de dava açtıklarını, o davada verilen kabul kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, ziraat bilirkişi raporunda da taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunun belirtildiğini, önceki yıllara ait hava fotoğraflarında da tarım arazisi olduğunun görüldüğünü, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle edinilebileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Edirne ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü dere yatağı olduğundan tescil harici bırakılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.