Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2336 K.2025/4941
1. Hukuk Dairesi 2024/2336 E. , 2025/4941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/66 E., 2023/1743 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/133 E., 2021/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelendi gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karabük ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazlardan 1 26... parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına, 1 26... parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına, 1 26... parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına, 1 26... parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına hatalı olarak tespit ve tescil edildiğini, 1 26... , 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların uzun yıllardır ailesinin zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazların zilyetliğinin eklemeli zilyetlik şeklinde kendilerine intikal ettiğini ileri sürerek davanın kabulü ile kadastro tespiti sırasında hatalı olarak kaydedilen dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... ve ... mirasçıları adlarına 1/2’şer hisse oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan 1 26... , 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların ..., ... ve ... aileleri tarafından ortak kullanılan taşınmazlar olduğunu, davacının 2009 yılı kadastro çalışmaları neticesinde köy odasında askıya çıkartılan listelere itiraz etmediğini, ayrıca davacının, ...'in mirasçılarının böyle bir talebi olmamasına rağmen onların adına davacı olduğunu, ...'in iddialarının gerçeklerden uzak olup bilgi ve belgelerle doğrulanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; mülkiyetlerinde olan taşınmazın miras yoluyla kendilerine intikal ettiğini, davacının beyanlarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının, ... ve ... adına bu davayı hangi hukuki gerekçe ile açtığını açıklaması gerektiğini, davacının bu kişiler adına dava açamayacağını, davanın bu yönden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazların ..., ... ve ... Aileleri tarafından ortak kullanılan taşınmazlardan olduğunu, kadimden beri mülkiyet ve kullanımın devam ettiğini, davacı tarafından kadastro çalışmalarına itiraz edilmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., ikinci cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların ..., ... ve ... aileleri tarafından kullanıldığını, ... ailesinin kullandığı kısmın taşlarla çevrildiğini, aynı taşlarla çevrili olan ve bu parçanın devamı olan kısımları ise ... ve ... ailelerinin kullandığını, söz konusu taşınmazların dedelerinden babalarına, babalarından da kendilerine kaldığını beyan etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, 1 26... parsel sayılı taşınmazın dededen ailesine intikal ettiğini, aile büyüğü ... ...'nın 1983 yılında bulunduğu arazi mal beyanına ait ... Mal Müdürlüğünün köy hizmet arazi beyan defterinin ilgili sayfası ile ... Belediye Başkanlığının arazi beyan defterinin 1998 yılına ait sayfasından da bu durumun anlaşılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... ailesi ile ... ve ... ailelerinin ... mevkinde 10.262, 85... , ... Mevkinde 4.519, 15... , ... Mevkinde 3.243, 30... , ... Mevkinde 2.325, 33... olmak üzere toplam 20.350, 63... yeri ortak olarak kullandıklarını, kadastro çalışmalarında taşınmazların kura neticesinde ..., ... ve ... aileleri arasında paylaştırıldığını, ... ailesine ... mevki 1 19... parsel (1.508, 04... ) ve 1 19... parsel (1.735, 26... ), ... Mevki 1 25... parsel (1.125, 12... ), 1 25... parsel (1.200, 21... ), ... Mevki 1 26... parsel (5.402, 71... ) olmak üzere toplam 10.971, 34... taşınmazın tapu edildiğini, dava konusu taşınmazlar ve dava dışı bir kısım taşınmazların da ... ve ... aileleri adına tapu edildiğini, davacının kadastro tespitine bir itirazının olmadığını, ayrıca davacının ... mirasçılarının herhangi bir talebi olmamasına rağmen ... mirasçıları adına dava açtığını, davacının kardeşlerinin de davacı ile birlikte hareket etmediğini, 1 26... parsel sayılı taşınmazın dededen ailesine intikal ettiğini, babası ... ...'ün 1983 yılında bulunduğu arazi mal beyanına ait ... Mal Müdürlüğünün köy hizmet beyan defterinin ilgili sayfası ile ... Belediye Başkanlığının arazi beyan defterinin 1998 yılına ait sayfasının tasdikli suretinin ekte sunulduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazlardan 1 26... parsel sayılı taşınmazından dedelerinden babasına, babasından da kendisine ve kardeşlerine intikal ettiğini, 19 83... yıllarında verdikleri arazi mal beyanına ait kayıtlardan da bu durumun anlaşılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, 1 26... parsel sayılı taşınmazın dededen ailesine intikal ettiğini, aile büyüğü ... ...'nın 1983 yılında bulunduğu arazi mal beyanına ait ... Mal Müdürlüğünün köy hizmet arazi beyan defterinin ilgili sayfası ile ... Belediye Başkanlığının arazi beyan defterinin 1998 yılına ait sayfasından da bu durumun anlaşılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu talep incelenmekle davacının ... mirasçıları adına yönelik talebinin bu dosyada davacının ...'in mirasçısı olması ...'in mirasçısı olmaması nedeniyle tefrik edildiği, işbu davaya Karabük ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 26... , 3, 4, 5 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının iptali ile 1/2 hissesinin ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilip verilemeyeceği yönünden devam edildiği, ...'in davacı dışında da mirasçılarının olması nedeniyle terekeye temsilci atanması veya mirasçıların muvafakati için davacıya süre verildiği, davacının terekeye temsilci olarak atandığının Karabük Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/927 Esas, 2020/346 Karar sayılı kararı ile anlaşıldığı, uyuşmazlığın çözümü amacıyla dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 12.10.2019 tarihinde keşif yapıldığı, taşınmazların yan yana olan tarla vasfındaki taşınmazlar olduğu, 2 nolu taşınmazın doğusunda su ishale hattı olduğu, ... nolu taşınmazların üzerinde ekili dikili ürün olmadığı, ağaç dahi olmadığı, bu taşınmazların sınırı dışında güneyinde ceviz ağacının olduğu, 5 nolu parselin ise sürülü olduğunun görüldüğü, taşınmazların sınırlarının tek tek gösterildiği, keşif mahallinde hazır bulunan davacı tanıkları ve tarafların dinlenildiği, davalı ...'ün, bu taşınmazların kendilerine ait olduğunu, davacıya ait yerin daha yukarıdaki cevizlerin olduğu yer olduğunu, ... mevkii denilen yerin daha yukarıda olduğunu, yukarı tarafın da 5 dönüm olduğunu, ancak keşif için gezilen yerde hakkının olmadığını, davacı ve babasının yerinin üst tarafta olduğunu, onların ceviz ağacı ektiğini, 2 nolu parseli ... ve kardeşleri, 3 nolu parseli kendisi ve kardeşleri, 4 nolu parseli ... ve kardeşleri, 5 nolu parseli ... ve kardeşlerinin kullandığını, buranın dedelerinden kaldığını, yıllardır kendilerinin kullandığını, davalı ... ve ...'nın da davacıya ait taşınmazın bu taşınmazların güneyinde olduğunu, ceviz ağacı bulunduğunu, hatta taşınmazlarında boşluklarının olduğu şeklinde benzer beyanda bulunduğu, davacı tanıklarından ...'ün 20 yıl önce bu köyden ayrıldığını, dava konusu yerleri davacının babasının ektiğini görmediğini, 38 yıl öncesinde hayvan güderken babasına ... ...'in bu ekinler bizim dediğini duyduğunu, buranın ...'in olup olmadığını bilmediğini, o zamanda şimdi de kime ait olduğunu bilmediğini, diğer davacı tanığının ise burayı bütün olarak bildiğini, buraların dönem dönem ... ve Kara ... lakaplı birisi tarafından ekildiğini, icar olarak mı yoksa kendilerinin olduğu için mi ekildiğini bilmediğini, kimin olduğunu bilmediğini beyan ettiği, tüm deliller ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının kadastro öncesi zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davası açtığı, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğu, dosyaya sunulan belgeler ve tanıklar değerlendirildiğinde pınar mevkiinin geniş bir alanı kapsadığı, dava konusu yerlerin davacının murisine ait olduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahallinde yapılan keşif, uygulama ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazların davalı tarafça kullanıldığı, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı tarafın zilyetliğinin bulunmadığı, davacının murisinin kullandığı yerlerin dava konusu taşınmazlarla ilgisi olmayan nizalı taşınmazların üst tarafında bulunan taşınmazlar olduğunun beyan edildiği, davacı tarafça dava konusu taşınmazların tespit tarihinden geriye 20 yılı aşkın süredir davacı tarafın nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunun ispatlanmadığı, sonuç olarak davalı taraf yararına 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan keşfin yetersiz olduğunu, mahalli bilirkişi dinlenilmediğini, keşfin tekrarlanmasına yönelik talebinin reddedildiğini, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak ... adı altında ve diğer taşınmazları kapsar şekilde ... Belediyesi'ne vergi beyannamesi sunulduğunu, anılan vergi beyannamesinin taşınmazların kendilerine ait olduğunu ortaya koyduğunu, ancak keşif sırasında bu hususların davalılara sorulmadığını, davalıların kendilerine haber vermeksizin bir kısım taşınmazları adlarına tespit ve tescil ettirdiklerini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; dava konusu 1 26... , 3, 4 ve 5 parsel sayılı 1072.55, 1088.04, 1360. 00... . 55... yüz ölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında davalılar adlarına tespit edilmiştir. Kadastro tutanakları 03.07.2009-03.08.2009 tarihleri arasında askı ilanına alınmış, süresi içerisinde kadastro tespitine itiraz edilmemesi nedeniyle 04.08.2009 tarihinde kesinleştirilerek tespit malikleri adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile çekişmeli taşınmazların ½ payının murisi ... mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden tereke mirasçılarından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.