Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4645 K.2025/4903

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4645 📋 K. 2025/4903 📅 05.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4645 E.  ,  2025/4903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/178 E., 2024/696 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/108 E., 2022/206 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ...'ın, Karabük ili, ... ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan, ölü babasından kendisine isabet eden bağ, bahçe ve kır vasıflı taşınmazlarını, davacıların kök murisi ...'a satarak mülkiyet ve zilyetliğini 1967 yılında devrettiğini, 1967 yılında söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının bulunmadığını, davacıların kök murisinin ölene kadar bu taşınmazları kullandığını, öldükten sonra tek mirasçısı olan ...'ın da aynı şekilde ölene kadar kullanmaya devam ettiğini, ...'ın da öldükten sonra söz konusu taşınmazları davacıların aynı şekilde malik sıfatıyla kullanmaya devam ettiklerini ancak çekişmeli 1 12... , 1 13... , 1 33... , 1 34... ve 7, 1 35... , 60, 63... , 1 36... , 1 63... , 6, 7, 8 ve 10, 1 69... parsel sayılı taşınmazlardaki 1/7 oranındaki hisselerin, kadastro çalışmaları sırasında davalıların murisi ...'nın adına hatalı olarak yazıldığını, ...'ın, bu taşınmazlardaki hisselerinin tamamını kadastro çalışmalarından çok önce davacıların kök murisi ...'a satarak mülkiyet ve zilyetliğini devrettiğini, davalıların murisinin adına yazılan dava konusu taşınmazlardaki 1/7 oranındaki hisselerinin iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacıların daha önce açmış olduğu ... Kadastro Mahkemesinde görülen davada çekişmeli taşınmazların kök muris ... ...'dan geldiği ve taksim edilmeden kullanıldığının ispatlandığı, öte yandan davalıların murisi tarafından hissesine düşen kısma 1992 yılında ev yapıldığını bunun da davalı murisi tarafından bir satış yapılmadığının göstergesi olduğunu öne sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların murisinin davalıların murisi ...'ın hissesini aldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı taraf her ne kadar dava konusu taşınmazlarda davalılar murisi ...'ın kendisine isabet eden payları 1967 yılında murisleri ...'a satarak zilyetliklerini devrettiğini ileri sürmüş ise de yapılan keşif ve alınan beyanlara göre dava konusu edilen taşınmazlarda davalılar murisi ...'ın paylarını davacı tarafın murisi ...'ya devrettiğinin ispat edilemediği, taşınmazların bir kısmında halen davalı tarafın da kullanımının bulunduğu, davalılar murisinin köy dışında yaşaması nedeni ile davacılar murisinin onun payına düşen yerleri de kullanmasının taşınmazların ... ... terekesine ait yerler olması nedeni ile zilyetlik yolu ile kazanma ... vermeyeceği, davacının pay satın alma iddiasını ispat edemediği, bu durumda Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalılar murisi ...'ın taşınmazlardaki hisselerinin tamamını kadastro çalışmalarından çok önce davacıların kök murisi ...'a satarak mülkiyet ve zilyetliğini devrettiğini, bu kapsamda taşınmazlardaki davalıların murisine ait hisselerin malik sıfatıyla 1967 yılından beri davacıların kök murisleri, murisleri ve davacılar tarafından kullanılmış ve halen de davacılar tarafından kullanılmaya devam edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Karabük ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan yüz ölçümleri tutanaklarında yazılı olan 1 12... , 1 13... , 1 33... , 1 34... ve 7, 1 35... , 60... , 1 36... , 1 63... , 6, 7, 8 ve 10, 1 69... parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile 3/7 pay itibari ile ..., 1/7'şer pay itibari ile ... ... ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiş ve askı ilan süresi içinde dava açılmadığından 17.08.2009 tarihinde kesinleşerek tespit malikleri adına tapuya tescil edilmiştir.
Dava konusu 1 35... parsel sayılı taşınmaz aynı nedenlerle dava dışı ... adına tespit edilmiş, davacı ... ve müşterekleri tarafından taşınmazın kök muris ... ...'a ait olduğu, sadece bir kısmının tespit malikine satıldığı iddiası ile açtıkları dava sonunda Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın 5010, 50... 'lik bölümünün ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, kararın 22.03.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacılar ve davalılar dahil olmak üzere ... ... mirasçıları adına tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.