Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5503 K.2025/4911

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5503 📋 K. 2025/4911 📅 05.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5503 E.  ,  2025/4911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/89 E., 2024/1391 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/418 E., 2020/172 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... köyü 306 sayılı parselin davacılara ait olduğunu, taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tescil edildiğini, ancak yapılan tescilin hatalı olduğunu, taşınmazın tarla vasfıyla özel mülkiyete konu yerlerden olduğunu, daha önceleri murislerinin 50 yıl şimdi ise davacıların bu taşınmazı 30 yılı aşkın süredir aralıksız ve çekişmesiz olarak kullandığını, taşınmazı davacılar ve önceki murislerinin tarım arazisi haline getirdiklerini, ekin, fıstık, zeytin ve benzeri tarım ürünlerini ektiklerini, bu yüzden zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunu belirtip davanın kabulüne karar verilerek taşınmazın davacılar adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; TMK'nın 713. maddesinde aranan nizasızlık koşulunun oluşmadığını, Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/218 Esas sayılı dosyası ile dava konusu taşınmazın nizalı hale getirildiğini, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, kayıt malikinin ölü kişi olduğu ve mirasçı bırakmadığı anlaşılırsa dava konusu taşınmazın TMK'nın 501. maddesi gereği Hazineye kaldığının kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bir kısmının orman olduğu anlaşıldığından Orman İdaresinin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli ve 2019/418 Esas, 2020/172 Karar sayılı kararıyla; TMK'nın 713. maddesinde ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen şartların davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın ilk tesis kadastrosu çalışmalarının 1973 yılında yapıldığı, bu çalışmalarda taşınmazın tapulama harici (...) gerekçesiyle tespit ve tescil harici bırakıldığı, 1996 yılındaki tespitte ... oğlu ... tarafından imar ve ihya edilerek tarım alanına dönüştürüldüğünün belirtildiği, taşınmazın tarla vasfı ile 8.032, 74... olarak tam hisse ile Hazine adına tespit edildiği ve tespitin 24.05.2013 tarihinde kesinleştiği,19 99... yıllarına ait hava fotoğraflarının jeodezi uzmanınca incelenmesinde dava konusu taşınmazın dere içinde kaldığının, arazinin tarımsal amaçlı işlenmediğinin, jeoloji mühendisi bilirkişinin incelemesine göre dava konusu taşınmazın zemininde kum ve çakılın bulunduğunun, aktif dere ve taşkın alanında kaldığının, ziraat bilirkişisinin raporuna göre ise dava konusu taşınmazdaki imar ve ihyanın tamamlanmadığının tespit edildiği, dava konusu taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan önce imar ve ihyasının tamamlanmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle esastan ret kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmediğini, kadastro çalışmaları sonucu dava konusu taşınmazın Hazine adına tescil edilmesinin hatalı olduğunu, dosyadaki hava fotoğraflarının sadece iki döneme ilişkin olduğunu, tanıklar ..., ... ... ve ...'un davacıların zilyet olduklarını, burayı ekip biçtiklerini beyan etmelerine rağmen Mahkemece bu beyanların dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın dere yatağı olduğuna ilişkin raporu kabul etmediğini, Hazine tarafından bu yerin kiraya verildiğini, dere olan yerin kiraya verilemeyeceğini, 13.11.1972 tarihli kadastro tutanağında taşınmazın kullanıcıları ve isimlerinin yazılı olduğu yine 09.04.1996 tarihli tutanakta da ... oğlu ... tarafından imar ve ihya edilerek tarım alanına dönüştürüldüğü belirtilmesine rağmen Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Mersin ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 306 parsel sayılı 8.032, 74... yüz ölçümündeki taşınmazın tarla vasfında Hazine adına tespit edildiği, tespitin dava açılmadığından 24.05.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.