Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3857 K.2025/4902
1. Hukuk Dairesi 2025/3857 E. , 2025/4902 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1107 E., 2025/1132 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/320 E., 2022/222 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde, 2 08... parselde kayıtlı taşınmazın 31 50... 'lik bölümünü nizasız - fasılasız 50 yılın üzerinde bir süredir davacı tarafından kullanıldığını, taşınmazın 2019 yılında yenileme kadastrosu gördüğünü ancak askı ilanlarına köy muhtarlığınca haber verilmemesi sebebiyle davacı tarafından itiraz edilemediğini belirtip çekişmeli 2 08... parsel sayılı taşınmazın 31 50... kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın "mezarlık" vasfında olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun’un) 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ve ailesinin 50 yıldan uzun bir süreden bu yana kullandığı dava konusu taşınmazın 2014 yılında yapılan kadastro sonucu davalı ... üzerine tescil edildiğini, açmış oldukları dava ile TMK'nın 713. maddesi muvacehesinde kazandırıcı zamanaşımı temeline dayalı taleplerini arzettiklerini, Mahkemenin 10 yıllık zamanaşımı başlangıcını 1992 yılını esas alarak hesap ettiğini, bu mülahazanın yanlış olduğu kanaatinde olduklarını, zamanaşımı başlangıç tarihinin 1992 olarak kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, zaten bu tarihte taşınmaz davalının adına olmadığından bu tarihin esas alınamayacağını, bu nedenle anılan tarihin zamanaşımı başlangıcı olarak belirlenmesinin hukuki bir yanılgı olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde eski 1 19... parsel 25.0 00... yüz ölçümlü taşınmaz mezarlık vasfıyla, 12.02.1992 tarihinde ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tescil edildikten sonra 15.08.2014 tarihinde Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi adına tahsisle tescil edildiği, 2018 yılında 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesine göre kadastro yenileme çalışmaları sonucunda 2 08... parsel numarası altında 25.090, 65... miktarlı mezarlık vasfıyla ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 12.02.1992 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 25.11.2020 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.