Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3267 K.2025/4951
1. Hukuk Dairesi 2025/3267 E. , 2025/4951 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/464 E., 2013/343 K.
Mahkeme kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... 05.07.2013 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ...'nün 15.08.1956 tarihinde ölümü ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.1956 tarihli ve 1956/97 Esas, 1956/82 Karar sayılı veraset ilamına göre ...'den kalan tarlaların 100 pay itibarıyla 5 mirasçıya bölündüğü, 20 payın ...'e, 20 payın ...'e, 20 payın ...'e, 20 payın ...'e, 20 payın ise ...'den önce ölen oğlu ...'e, bu 20... hissesi'nin ...'in eşi ...'e geriye kalan 15 hissenin de eşit paylarla çocukları ..., ..., ..., ... ve ...'e intikal ettiği ve tapuya tescil edildiğini; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mevkisinde yer alan dava konusu taşınmazın (78.0 00... , 13.04.1957 tarih ve 25 nolu kök tapu), 21.08.1957 tarih ve 198 sayılı kararla 14.345,00 metrekarelik kısmının Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yol olarak istimlak edildiğini, geriye kalan 63.655,00 metrekarelik kısmın ise (25.06.1957 tarih ve 28 numaralı tapu) ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.1957 tarihli ve 1957/88 Esas, 1957/81 Karar sayılı ilamı ile müşterek mülkiyete çevrilerek tapuya tescil edildiğini, babası ...'ün, dava konusu taşınmazda ... mirasçılarının hisselerine düşen %20 hissesini 01.12.1960 tarihinde, yine ...'in %20 hissesini 20.04.1960 tarihinde satın aldığını, ...'ün %20 hissesinin %11 hissesini 26.12.1960 tarihinde satın aldığını, ... çocukları ...'e ait %3 hisse ile ...'a ait %3 hisseyi 02.02.1961 tarihinde, son olarak ...'ten %3 hissesini 28.02.1961 tarihinde satın aldığını, dava konusu tapunun 25.06.1957 tarih ve 28 numarasında kayıtlı taşınmazın %3 hissesinin ...'e düştüğünü, 22.06.1961 tarihinde ...'ün ölümü ile 07.06.1962 tarihli 1962/40 Esas, 1962/44 Karar sayılı veraset ilamıyla ...'e düşen 3 payın sekize bölünerek 3/8 hissesinin ...'a, 3/8 hissesinin ...'a, 1/8 hissesinin ...'e, 1/8 hissesinin de babası ...'e düştüğünü, ..., ... ve ...'e ait payları babası ...'ün tapuda satın alarak adına tescil ettirdiğini, ..., ..., ... isimli bu kişilerin tescil dayanağına bakıldığında 9 numaralı iktisabın aynı olup hükmen tescilinin icra kılındığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1960/55 Esas, 1967/133 Karar sayılı kararında (5 numaralı gösterilen) ..., ..., ... ve ... mirasçıları diye yazıldığı, bu karar kesinleştikten sekiz yıl sonra, ilgili kişilerin yazılı talepleriyle haklı sebebe dayanmayan haksız menfaat karşılığı tescil ettirdiklerini, kadastro tutanaklarının da bu karara dayanarak tescil edildiğini, babası ... adına yapılan tescilin geçerli olduğunu ancak davalıların tescilinin yolsuz olduğunu, ilgili kişilerin ...'ün %3 hissesinden başka hiçbir hissesinin olmadığını, babasının aldığı hisselerle ilgili tapu iptalinin söz konusu olmadığını, 25.06.1957 tarih ve 28 numaralı tapu kaydındaki taşınmazın 9.493,00 metrekaresini ... Meteoroloji İstasyonunun 27.07.1964 tarihinde kamulaştırdığını, bu payını almak için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/53 Esas, 1964/34 Karar sayılı 54162 metrekarelik taşınmazın hisselerini gösteren kararında da babası ...'ün ... (...), ... (...), ...'den hisselerini aldığını gösterdiğini ve ...'e düşen hisseyi de gösterdiğini, yine babasının %52 hissesinin de gösterildiğini, ayrıca annesi ...'ten de %5 hissesinin ...'e ve babasına düştüğünü, yine ayrıca ... Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesinin 07.06.1962 tarihli ve 1962/40 Esas, 1962/44 Karar sayılı kararıyla verasetin sübutu ile iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrildiğini ve tapuya tesciline karar verildiğini, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının önceki maliklere ve davalılara hiçbir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağını, 1960/55 Esas sayılı kararın kanunların amacına uygun olmadığını, babasının satın aldığı tapu kayıtlarıyla sabitken bazı hisselerinin yok sayılıp elinden alınarak ilgili kişilerin adına tescil edilmesinin yasalara uygun düşmediğini, ..., ... ve ...'ın taşınmazla ilgili ...'ün %3 hissesinden başka hiçbir hisselerinin olmadığını ileri sürerek davalıların fazla hisselerinin tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dilekçesinde yapılan incelemede dava dilekçesinin üç sayfadan ibaret olduğu, davacı olarak gösterilen kişilerin isimlerinin başlık kısmında yazılı olduğu, ancak bu kişilerin adına imza açılmadığı, yalnızca ... tarafından imzalandığı, diğer davacı olarak gösterilen kişilerin başlık kısmında yalnızca isimlerinin olduğu, ayrıca hem davacıların hem de davalıların T.C. Kimlik numaraları yazılı olduğu, adreslerinin yazılmadığı ve dava dilekçesinde talep sonucunun açıkça belirtilmediği, 6100 sayılı HMK'nın dava dilekçesi başlıklı 119. maddesinde "(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. G) Dayanılan hukuki sebepler. Ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." hükmünün yer aldığı, yalnızca ... tarafından ibraz edilen dilekçede talep sonucunun açıkça belirtilmediği, davacıların ve davalıların adreslerinin belirtilmediği, mamelek hukukuna ilişkin olduğu iddia edilen davada davanın değeri, dava konusu parsel veya parsellerin bilgilerinin belirtilmediği, davacı ... tarafından ibraz edilen dilekçenin ilk iki sayfasının dahi imzalanmadığı, davacının davacı olarak gösterdiği kişileri temsilde yetkisinin olmadığı, bu eksikliklerden imza eksiğinin HMK'nın 119/2. maddesinde belirtilen hakim tarafından verilecek bir haftalık kesin sürede tamamlanabilecek eksikliklerden olmadığı, dilekçedeki imza veya imzaların dava şartı olduğu gerekçesiyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
III. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı ... temyiz dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallede bulunan dava konusu taşınmazın kadastro görerek 3 95... parsel numarasını aldığını, daha sonra imar uygulaması sonucu 5 49... parsel, 5 49... parsel, 5 49... parsel, 5 50... parsel, 5 50... parsel, 5 50... parsel, 5 51... parsel, 5 51... parsel, 5 51... parsel ve 5 51... parsel numaralarını aldığını, ... Kadastro Mahkemesinin 2001/90 Esas ve 2002/63 Karar sayılı kararının 02.07.2004 tarihinde kesinleştiğini, 10 yıllık hak düşürücü süre dolmadan 05.07.2013 tarihinde eldeki davayı açtığını, Kadastro Mahkemesinin 2001/90 Esas ve 2002/63 Karar sayılı kararıyla babası ...'ün annesi ...'ün hissesini tespit ettiğini, ancak babasının hisselerinin tespit edilmediğini, Kadastro mahkemesinin taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar vermesi gerekirken tapu kayıtlarındaki bilgilere aykırı olarak karar verdiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/53 Esas, 1964/34 Karar sayılı kararının kesin hüküm olduğunu ve diğer bütün mahkemeleri bağlayacağını, davaya konu 3 95... parsel sayılı taşınmazın ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/78 Esas ve 2017/9 sayılı kararıyla elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrildiğini ve tapuda tescil edildiğini, davayı açmakta hukuki yararının olduğunu, davayı açmaya tüm mirasçıların birlikte karar verdiğini, açılan davayı mirasçıların tamamının olurunun alınması veya terekeye temsilci atanarak yürütülmesi gerektiğini, dava devam ederken tüm davacılar ve mirasçıların noterde muvafakatlerinin alınacağını, HMK'nın 119. maddesinin son fıkrası gereğince dava dilekçesinde eksik olan bu hususun tamamlanması için bir haftalık kesin süre verilmeden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK'nın 119/1 ve 119/2. maddelerinde sayılan hususlar uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilirken davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Hemen belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı HMK'nin "Dava dilekçesinin içeriği" başlıklı 119. maddesinde;
" (1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Mahkemenin adı.
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
g) Dayanılan hukuki sebepler.
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.
h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.
(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır" düzenlemesi ile dava dilekçesinin kapsamı belirtilmiştir.
Diğer yandan 6100 sayılı Kanun’un 31. maddesine göre "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir."
Somut olayda, Mahkemece; yalnızca ... tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde talep sonucunun açıkça belirtilmediği, davacıların ve davalıların adreslerinin belirtilmediği, mamelek hukukuna ilişkin olduğu iddia edilen davada davanın değeri, dava konusu parsel veya parsellerin bilgilerinin belirtilmediği, davacı ... tarafından dava dilekçesinin ilk iki sayfasının dahi imzalanmadığı, davacının davacı olarak gösterdiği kişileri temsilde yetkisinin olmadığı, bu eksikliklerden imza eksiğinin HMK'nın 119/2. maddesinde belirtilen hakim tarafından verilecek bir haftalık kesin sürede tamamlanabilecek eksikliklerden olmadığı, dilekçedeki imza veya imzaların dava şartı olduğu gerekçesiyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de Mahkemece HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca davacı tarafa adresini ve davalıların adresini bildirmesi, talep sonucunu açıklaması, dava konusu ettiği taşınmazları bildirmesi ve imza eksikliğini gidermesi için usulüne uygun olarak süre verilmediği, kaldı ki dava dilekçesinin davacı ... tarafından imzalandığı, dava değeri yönünden ise usul ekonomisi ilkesi kapsamında ve hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde değerlendirme yapılarak gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava değerinin belirlenebileceği, diğer yandan davacı ...'ün davacı olarak gösterdiği kişileri temsil yetkisi olmadığı hususunda davacının tüm mirasçılar adına iptal ve tescil isteğiyle dava açtığı, bir mirasçının terekeye iade istemli dava açmasının önünde bir engel olmadığı, TMK'nın 640. maddesi gereğince davacı dışındaki mirasçıların muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanmasının sağlanması için davacıya süre verilmesi gerektiği; değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; davacı tarafa usulüne uygun süre verilmesi, yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacı ...'ün temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.