Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/509 K.2025/4889
1. Hukuk Dairesi 2024/509 E. , 2025/4889 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/234 E., 2023/1320 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1524 E., 2022/1524 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davetiye tebliğine rağmen taraf vekilleri gelmedi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının davacıların kardeşi olduğunu, davalının talimatıyla dava dışı ...'in ... ili, ... ilçesi, ... köyünde kain 13, 167, 168, 178, 185, 204, 250, 251, 8 42... parsel sayılı taşınmazlarda davacılar murisinden gelen payların davacılar adına intikalini sağlamak üzere ... 1. Noterliğinin 22.03.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin edildiğini, vekil ... tarafından 20.04.2010 tarihinde söz konusu taşınmazların intikali sağlandıktan sonra talimat dışına çıkılarak 27.04.2010 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle temlik edildiğini, taşınmazların satış bedeline ilişkin bir ödemede bulunulmadığını, davalı tarafça 2 50... parsel sayılı taşınmazların dava dışı üçüncü şahıslara satış suretiyle temlik edildiğini ileri sürerek 13, 167, 168, 178, 185, 204, 8 42... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının davacıların payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tarafların müşterek murisinden kaldığını, taşınmazların davacıların özgür iradeleri dahilinde davalıya satıldığını, satış kapsamında satış tarihindeki rayiç bedellerin davacılara bizzat davalı tarafından elden ödendiğini, davacıların ailevi sorunlar nedeniyle eldeki davayı açtığını, vekaletnamenin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2019 tarih ve 2017/4 82... /392 Karar sayılı kararıyla; davacıların okuma-yazma bilmediği, davacılar tarafından verilen vekaletnamede intikal ile birlikte satış yetkisinin de bulunduğu, vekaletnamede vekil taşınmazı dilediği kişiye satmaya yetkili kılınsa dahi bu durumun vekile makul ölçüler dışına çıkma hakkını vermeyeceği, keşif sırasında dinlenen tanıklar tarafından davalının davacılara 7.000,00 TL ödediği belirtilmiş ise de beyan edilen ve satış akdinde gösterilen değer ile keşfen belirlenen değer arasında fahiş fark bulunduğu, satışın da vekaletnamenin verilmesinden bir ay sonra yapıldığı, vekilin davalının arkadaşı olduğu, davalının taraflar arasındaki ilişkiyi bilebilecek kişilerden olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2019 tarih ve 2017/4 82... /392 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2021 tarih ve 2019/10 12... /549 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamı itibariyle dinlenen tanık beyanlarına göre vekaletnamenin satış için verildiğinin kabulü gerektiği ancak bu durumda dahi vekilin taşınmazları rayiç bedelinin altında satma hakkının bulunmadığı, vekil edenin temlik ile bağlı olduğunun kabul edilebilmesi için taşınmazın gerçek ya da gerçeğe yakın bir bedelle temlik edilmesi ve vekil edenin zararlandırılmamasının asıl olduğu, çok düşük ve sembolik bedelle yapılan temliklerde malikin zararlandırıldığının kabulü gerektiği, davalı tarafça taşınmazların rayiç bedellerinin ödendiğinin savunulduğu, davalı tanıklarının ise davalının dava konusu taşınmazlara karşılık 7.000,00 TL ödediğini beyan ettiğini bildirdikleri, resmi senette ise davacı hissesinin dava konusu olmayan 2 50... parseller hariç olmak üzere toplam 28.233,33 TL'ye satıldığının belirtildiği, dava konusu taşınmazlar için rayiç veya rayice yakın bedeli ödediğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafça ödeme savunmasının tanık beyanları ile ispatlanamadığı ancak davalı tarafça yemin deliline dayanılmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince yemin delili hatırlatılmaksızın işin esası hakkında karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2021 tarih ve 2021/6 24... /1565 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamı itibariyle dinlenen tanık beyanlarına göre vekaletnamenin satış için verildiği ancak davalı taraça satış bedelinin davacılara ödendiğinin tanık beyanları ile ispatlanamadığı, davalı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı tarafça davacı asıllara yemin teklif edildiği, davalı vekili tarafından ibraz edilen yemin metni doğrultusunda davacı asılların yemini eda ettiği, davacıların dava konusu taşınmazların satış bedeli olarak kendilerine bilezik veya para verilmediğini, taşınmazların satış bedelinin kendilerine ödenmediğini beyan ettikleri, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafın satış bedelinin ödendiğini ispat edemediği, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2021 tarih ve 2021/6 24... /1565 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.05.2022 tarih ve 2022/5 78... /645 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince davacı asılların yemini eda ettiği 11.11.2021 tarihli duruşma tutanağının incelenmesinden davacı asılların beyanı tutanağa geçirildikten sonra beyanlarının kendilerine yüksek sesle okunmadığı ve beyanlarında ısrar edip etmediklerinin sorulmadığı, bu haliyle yemin tutanağının usulüne uygun düzenlenmediği ayrıca dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle değerinin 732.265,10 TL olduğu gözardı edilerek davalı aleyhine fazlaca harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
5. Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı itibariyle davacılar tarafından vekaletnamenin satış için verildiği ancak bu halde dahi vekilin vekil eden zarara uğratmayacak şekilde hareket etmek zorunda olduğu, davalı tarafça ödeme savunmasının tanık beyanları ile ispatlanamadığı, davalı tarafa yemin teklifinin hatırlatılması üzerine davacı asıllara yemin teklif edildiği, davacı asılların yemini eda ettiği, davacılar tarafından dava konusu taşınmazların satış bedeli olarak kendilerine bilezik veya para verilmediğini ve taşınmazların satış bedelinin kendilerine ödenmediğini beyan ettikleri, bu hususta ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça satış bedelinin davacılara ödendiğinin ispat edilemediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları nazara alındığında davaya konu vekaletnamenin satış amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, bununla birlikte vekaletname satış için verilse dahi vekalet sözleşmesinin niteliği gereği vekilin taşınmazın rayiç değerinin altında bir bedelle satma hakkı bulunmadığı, şu halde uyuşmazlığın satış bedelinin davacılara ödenip ödenmediğine ilişkin olduğu, bu hususta ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu, davalı tanık beyanlarının ödeme olgusunu ispata yeterli olmadığı, davalı tarafça yemin teklifi üzerine davacıların satış bedelinin kendilerine ödenmediği hususunda yemini eda ettikleri bu nedenle davalı tarafın ödeme savunmasının ispatlanamadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacılar Türkçe bilmediklerini beyan etmiş ise de vekaletname düzenlenirken yalnızca okuma-yazma bilmediklerini beyan ettiklerini, davacılar yeminlerinde kardeşleri ...'i vekil tayin ettiklerini beyan etmiş ise de dava dilekçesi ve aşamalarda ...'i vekil tayin ettiklerini belirttiklerini, davacılar dava dışı kardeş olan ...'in dava konusu taşınmazlar için ödeme alıp almadığını bilmediklerini ifade etmiş ise de sürekli iletişim halinde olan kardeşlerin bu durumu bilmemesinin mümkün olmadığını, davacılar tarafından vekaletnamenin veriliş amacına ilişkin beyanların gerçeği yansıtmadığını, eldeki davada vekilin tamamen davacıların talimatları doğrultusunda hareket ettiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacılar ... ve ...'ın ... 1. Noterliğinin 22.03.2010 tarihli vekaletnamesi ile dava dışı ...'i vekil tayin ettikleri, dava konusu 13, 167, 168, 178, 185, 204, 250, 251, 8 42... parsel sayılı taşınmazlarda tarafların müşterek murisi ...'in 1/2 payının 20.04.2010 tarihli intikal işlemiyle davacılar, davalı ve dava dışı ... ile ... adına tescil edildiği, bilahare dava konusu taşınmazlarda davacılar adına kayıtlı payların vekil ... tarafından 27.04.2010 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 37.515,77 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Temyiz edilen davacı vekili duruşmaya katılmadığından duruşma vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.