Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/848 K.2025/4884
1. Hukuk Dairesi 2024/848 E. , 2025/4884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/271 E., 2023/445 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... mirasçısı ... ve diğer davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler. Gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların mirasbırakanı ...'ın 91 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını oğlu ...'a 10.03.1967 tarihinde hibe yoluyla devrettiğini, kalan 1/2 payını diğer oğlu ...’e 27.11.1968 tarihinde satış suretiyle devrettiğini, 91 parselin dava dışı 92 parsel sayılı taşınmaz ile tevhit edilmesi ile 2410 parsel sayılı taşınmazın oluştuğunu, 2410 parsel sayılı taşınmazın da ifraz ve taksim sonucu 2411, 24 12... parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığını, 91 parselde ...’e temlik edilen ½ payın 2413 parsel sayılı taşınmaza gittiğini ve imar düzenlemesi ile 6 60... , 6 60... , 6 70... , 6 71... ve 8 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, ...’e yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek 6 60... , 6 60... , 6 70... , 6 71... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adlarına tesciline, dava dışı kişilere temlik edilen 6 71... parsel sayılı taşınmazın keşfen saptanacak rayiç bedelinin davacıların miras payları oranında ve 01.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; temlikin gerçek satış olduğunu, mirasbırakanın 91 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payı 10.03.1967 tarihinde kendisine bakılması amacıyla oğlu ...'a hibe yoluyla devrettiğini ancak ...'un mirasbırakana bakmaması ve mirasbırakanın ekonomik sıkıntıya düşmesi üzerine düzenli iş ve maaşa sahip ve davacıların mirasbırakanı olan ...'den nafaka talep ettiğini, mirasbırakanın uhdesinde kalan 1/2 payı satmaya karar verdiğini ve dışarıdan bir kişinin almaması için oğlu ...'e bedeli karşılığında anılan payı temlik ettiğini, mirasbırakanın satış bedeli ile kızı ...'nin oğlu ...'a ev aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2019/515 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakanın dava konusu taşınmazı satmasını gerektirecek bir durumunun olmadığı, diğer oğlu ... ... ile birlikte yaşadığı, bakım görevini bu oğlunun üstlendiği ve bu sebeple dava konusu taşınmazın 1/2 payını diğer oğlu ...'a hibe ettiği, taşınmaz bedelinin ... ... tarafından ödendiğine dair dosya kapsamında somut bir delilin olmadığı, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Davalılar ve davacılar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/283 Esas, 2022/1148 Karar sayılı kararı ile; mirasbırakanın uhdesine geçen herhangi bir nakdi varlığın bulunmadığı, taşınmazları satmaya ihtiyacının da olmadığı, davalı ile beşeri ilişkilerinin diğer mirasçılarına nazaran daha yakın olduğu, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, bedel talep edilen dava yönünden daha öncesinde temerrüt olgusunun bulunmadığı, dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına ve dava konusu edilen taşınmazların tapu kaydının iptali ve bedel davası yönünden davaların dayanaklarının aynı vakıalar ve hukuki müesseseler olduğu gözetildiğinde toplam dava değeri üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti tesisine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 14.06.2023 tarihli ve 2022/7130 Esas, 2023/3284 Karar sayılı ilamı ile; temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, davacı tanığı ... ...'ın görgüye dayalı bir bilgisinin bulunmadığı ve temlike ilişkin tahminini ifade ettiği, davacı tanığı ...'ın ise mirasbırakanın bir dönem kendileri ile kaldığını, daha sonra oğlu ...'un yanına gittiğini, davacıların mirasbırakanı ...'nin mirasbırakana maddi anlamda destek olduğunu, mirasbırakanın çocukları arasında hiçbir zaman ayrım yapmadığını belirttiği, davalı tanıklarının ise temlikin gerçek satış olduğunu, satış bedelinin ödendiğini beyan ettikleri, diğer taraftan 10.03.1967 tarihinde taşınmazdaki 1/2 payını oğlu ...'a bağış suretiyle devreden mirasbırakanın 27.11.1968 tarihinde ise kalan 1/2 payını oğlu ...'e satış suretiyle temlik ettiği hususları yukarıdaki ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde davacıların iddialarını kanıtlayamadıkları sonucuna varıldığı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında yer verilen gerekçeye göre davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; aşamalardaki beyanlarını tekrar etmiş, bozma kararı sonrasında hiçbir yeni araştırma yapılmamasına rağmen Mahkemece salt bozma ilamına dayanılarak gerekçenin değiştirildiğini, davacılar miras bırakanı ...'nin gece bekçisi olarak Devlet nezdinde çalıştığından ailesinden ayrı kalmak durumunda olduğunu, bu nedenle ailesiyle aralarının açıldığını, mirasbırakanın cezalandırma amacıyla muvazaalı işlemi tesis ettiğini, ...'den nafaka alınmasının satışın bedelsiz olduğunu gösterdiğini, mirasbırakanın dava tarihi itibarıyla yaklaşık 12 milyon TL'lik taşınmazı satmış olmasına rağmen oğlu ...'den nafaka almasının olağan olmadığını, terekeden hiçbir mal varlığının çıkmadığını, satış değeri ile gerçek değer arasında 46 kat fark bulunduğunu, temlik alan ...'in miras bırakana bakan kişi olmadığını, ...'in alım gücünün bulunduğuna yönelik tanık beyanlarının yanlı olduğunu, mirasbırakanın taşınmazı ihtiyaç nedeniyle sattığının düşünülmesi halinde bir yıl önce yaptığı hibe işleminin anlamsız kalacağını, davacılar tanığı ...’ın temlik tarihinde 20'li yaşlarda olup görgüye dayalı bilgisinin bulunduğunu, tanıkları dinleyen Mahkemece yerinde karar verilmişken Dairece mağduriyete neden olan bir kanaate varıldığını, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretine itirazlarının bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve bedel istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; mirasbırakan ...’ın 13.03.1972 tarihinde öldüğü, geride 2015 yılında ölen kızı ...’nin ve 2009 yılında ölen oğlu ...’un çocukları olan dava dışı torunları ile 1994 yılında ölen oğlu ...’nin çocukları olan davacı torunları ve 1993 yılında ölen oğlu ...’in çocukları ve torunları olan davalıların mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakanın 91 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını 10/03/1967 tarihinde oğlu ...’a bağış suretiyle, kalan ½ payını 27.11.1968 tarihinde oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiği, 91 parsel ile 92 parsel sayılı taşınmazların tevhit edilmesi ile oluşan 2410 parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemi ile 2411, 24 12... parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, ...’e temlik edilen 91 parseldeki ½ payın 2413 parsel sayılı taşınmaza gittiği, anılan taşınmazın da imar uygulamaları neticesinde çok sayıda taşınmaza bölündüğü ve 91 parseldeki ½ payın en son 6 60... , 11, 6 70... , 6 71... ve 8 parsellere gittiği, 6 71... parselin de 01.03.2017 tarihinde dava dışı 3. bir kişiye temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacıların ortak vekille temsil edilmesine, davacıların tapu iptali ve tescil talebine konu 6 60... , 11, 6 70... , 6 71... parsel sayılı taşınmazların dava tarihindeki toplam değerinin 9.695.829,00 TL olarak belirlenmesine, buna göre davacıların 1/4 miras payına düşen tutarın toplam 2.243.957,25 TL bulunmasına, davacılar vekilinin ıslah dilekçesiyle 6 71... parsel hakkındaki tazminat talebini 352.836,00 TL olarak bildirmesine, buna göre dava değerinin toplam 2.776.793,25 TL olarak belirlenmesine ve tamamlama harcının da bu tutar esas alınarak tamamlanmasına göre 2023 AAÜT uyarınca davalılar lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücreti 276.839,66 TL iken Mahkemece daha yüksek vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “394.347,15 TL vekalet ücretinin 131.449,05 TL'sinin davacı ...'tan, 131.449,05 TL'sinin davacı ...'tan, 131.449,05 TL'sinin davacı ...'den alınarak” ibaresinin çıkartılarak yerine “276.839,66 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara verilmesine,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.