Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/568 K.2025/4891

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/568 📋 K. 2025/4891 📅 04.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/568 E.  ,  2025/4891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2734 E., 2023/2612 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/262 E., 2022/99 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl davada; davacılar murisi ...'nın kayden maliki olduğu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 10875 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılma kapsamında ifrazı neticesinde 11479 parsel sayılı taşınmazın oluştuğunu, davacılar murisi ile davalı İdare arasında taşınmazın kamulaştırılması hususunda 19.03.2014 tarihinde 81.038 TL bedel üzerinden uzlaşma tutanağı düzenlendiğini, uzlaşma kapsamında taşınmazın 10.04.2014 tarihinde davalı İdare adına tescil edildiğini, buna karşılık dava konusu taşınmazın yakınında bulunan taşınmazların metrekare değeri için 2017 yılında açılan davalarda 61,28 TL ve 47,48 TL değer biçildiğini bu durumun da gabin teşkil ettiğini, öte yandan davacılar murisinin 1929 doğumlu olup temlik tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olmadığını ileri sürerek öncelikle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, mümkün olmaması halinde kamulaştırma fark bedeli olarak şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili birleştirilen davada; asıl davada ileri sürdüğü iddialarını tekrar ederek dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 975.038,40 TL olarak belirlendiğini, asıl davada ıslah için verilen kesin sürede davanın ıslah edilemediğini bu nedenle asıl davada talep edilen tutar mahsup edildikten sonra kalan 974.038,40 TL tazminat için eldeki davanın açıldığını belirtmiş ve öncelikle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, mümkün olmaması halinde davacılar murisine ödenen kamulaştırma bedelinin mahsubu neticesinde tespit olunan 893.000,40 TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davacılar vekili, 01.03.2022 tarihli celsede asıl ve birleştirilen davalardaki tapu iptali ve tescili talebinden feragat etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kıymet takdir raporunda belirlenen bedel üzerinden davacılar murisi ile uzlaşma sağlanması neticesinde kamulaştırma bedelinin ödendiğini ve taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, davacılar murisinin tescil tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğunu, gabinin objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar murisi ...'nın temlik tarihi olan 10.04.2014 tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğu, davacılar vekilinin tapu iptali ve tescil istemi yönünden feragat ettiği, 2942 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında uzlaşma yoluyla temlik edilen taşınmaz hakkında kamulaştırma bedeline itiraz davası açılamayacağı belirtilerek asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 8. maddesi kapsamında uzlaşma sonucu kamulaştırılan taşınmazlar yönünden kamulaştırma bedeline itiraz davası açılamaz ise de davalı idare ile yapılan bu sözleşmelerin ve temliklerin Borçlar Kanunu'ndaki sözleşmelerin geçerliliğine ilişkin genel hükümlere tabi olduğu, bu kapsamda Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi raporu ile davacılar murisinin temlik tarihi olan 10.04.2014 tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğunun tespit edilmesi nazara alındığında ehliyetsizlik iddiası yönünden davanın reddine verilmiş olmasının yerinde olduğu, gabin yönünden ise yalnızca sözleşmede edimler arasında oransızlık bulunmasının yeterli olmadığı, bunun yanı sıra söz konusu orantısızlığın zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi gerektiği ancak somut olayda zor durumda kalma durumu bulunduğu iddia ve ispat edilemediği gibi murisin ehliyetli olduğu tespit edildiğine göre yaşı itibariyle düşüncesiz veya deneyimsiz olduğunun da değerlendirilemeyeceği, bu kapsamda gabin şartlarının eldeki davada gerçekleşmediği, öte yandan gabine dayalı dava hakkının her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabileceği, bu sürenin de dava tarihinden önce dolduğu, sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince davanın ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacılar murisi ...'nın 1929 doğumlu olduğunu, 2014 yılında kanser teşhisi konduğunu ve tedavisi imkansız bir duruma geldiğini, bu hastalıklar sonucunda 29.10.2016 tarihinde öldüğünü, dava konusu taşınmazın davacılar murisi ve davalı idare arasında uzlaşma sağlanması sonucunda 10.04.2014 tarihinde davalı idare adına tescil edildiğini, bu uzlaşma kapsamında murise metrekare bedeli olarak 8,5 TL ve toplamda 86.921 TL ödendiğini, davacılar murisinin temlik tarihinde ağır hasta olduğunu, 26.11.2012 tarihinde ... Devlet Hastanesi tarafından verilen raporda %67 oranında özürlü olduğunun tespit edildiğini, bu durumda davacılar murisinin ehliyetli olduğunu kabul etmenin mümkün olmayacağını, dosya kapsamında dava konusu taşınmazın devir tarihi itibariyle değerinin 429.696,40 TL olarak tespit edildiğini buna karşılık taşınmazın uzlaşma kapsamında 85.000 civarı bir bedel karşılığında temlik edildiğini, bu kapsamda gabinin tüm koşullarının gerçekleştiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; ehliyetsizlik ve gabin hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacılar murisi ... ile davalı idare arasında Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 11479 parsel sayılı taşınmazın 81.038 TL karşılığında kamulaştırılması konusunda uzlaşma sağlandığı, kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen meblağın 19.03.2014 tarihinde davacılar murisi adına banka hesabına yatırıldığı, uzlaşma kapsamında 11479 parsel sayılı taşınmazın 10.04.2014 tarih ve 1574 yevmiye numaralı işlemle davalı adına tescil edildiği bilahare 12.01.2016 tarihli yenileme işlemi neticesinde 27 83... parsel numarasını aldığı, davacılar murisinin 29.10.2016 tarihinde ölümüyle geriye davacı çocuklarının kaldığı, eldeki davanın 22.07.2019 tarihinde açıldığı, yargılama sürecinde Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 18.05.2021 tarihli raporuyla davacılar murisinin temlik tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Asıl dava yönünden aşağıda yazılı 480,48 TL ve birleştirilen dava yönünden aşağıda yazılı 480,47 TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davacılardan alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.