Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/593 K.2025/4894

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/593 📋 K. 2025/4894 📅 04.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/593 E.  ,  2025/4894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1514 E., 2023/1741 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/147 E., 2022/239 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar ... vd. vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 6 81... parsel sayılı taşınmazın 4/24'er hissesinin 12.11.1958 tarih ve 1968 yevmiye numaralı işlemle davacı ... ile kardeşleri ... ve ... tarafından satın alındığını, davacının o tarihte sekiz yaşında olması nedeniyle işlemlerin annesi ... tarafından yürütüldüğünü ve tapu memurunun velayet ilişkisini hatalı değerlendirmesi sonucunda davacı adına alınan 4/24 hissenin ... adına tescil edildiğini, buna karşılık davacının elinde bulunan tapu senedinin iktisap sebebi bölümünde söz konusu payın davacıya ait olduğunun yazıldığını, ...'nin 27.04.2012 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı ve davalıların kaldığını, davalı ...'ın 19.07.2018 tarihinde ... adına kayıtlı 4/24 payın mirasçılar adına intikalini sağladığını ve bilahare İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/369 Esas sayılı dosyasında davacıya karşı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli dava açtığını, davacının söz konusu hatadan bu şekilde haberdar olduğunu ileri sürerek ...'den intikal eden payların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; muris ...'nin dava konusu payı 12.11.1958 tarihinde iktisap ettiğini ve eldeki davanın hata hukuki sebebine dayalı olduğunu, bu kapsamda hak düşürücü sürenin ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, taşınmazın velayeten davacı adına satın alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taşınmaz mülkiyetinin tescil ile kazanılacağını, davacı adına tapu kütüğüne tescil edilen bir hak bulunmadığını, davacının dayandığı tapu senedinin bir hüküm ifade etmediğini, davacının diğer erkek çocukların dava konusu taşınmazda 4/24 payı bulunduğunu ve kendisinin de 4/24 pay sahibi olması gerektiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığını, eldeki davanın esas amacının kız çocuklarından mal kaçırmak ve onları miras haklarından mahrum etmek olduğunu, resmi senedin aksinin yine resmi senetle ispatının gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar ... ve ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, davalı ... 24.09.2021 tarihinde icra edilen keşifte imzasıyla tevsik ettiği beyanıyla davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı itibariyle dava konusu taşınmazın 4/24'er payının 12.11.1958 tarih ve 1968 yevmiye numaralı işlemle ..., ... ve ... adına tescil edildiği, davacı ...'nin 15.03.1950 doğumlu olduğu, davacı tarafça sunulan 12.11.1958 tarihli iktisap metninde ...'nin 4/24 hissesinin bulunduğunun belirtildiği, bu kapsamda dava konusu 4/24 payın ... adına tescilinin hatalı olduğu, dava konusu hissenin gerçekte davacıya ait olduğu halde muris ...'nin vefatından sonra davacı ve davalılardan oluşan beş kardeş adına intikal ettiği, 24.09.2021 tarihli keşifte davalı ...'nin maddi vakıayı ve davayı kabul ettiği, dinlenen tanıklar ... ve ...'ın beyanlarının da davacının iddiasını doğruladığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın ..., ... ve ... adına tescil edildiği, davacı ve davalıların kardeş olduğu, ...'nin ise tarafların annesi olduğu, taşınmazın ... adına tescil tarihi itibariyle davacının reşit olmaması nedeniyle 4/24 payın annesi adına hatalı şekilde tescil edildiğinin ileri sürüldüğü, dosyaya sunulan aynı tarihli iktisap metninde ...'nin 4/24 hissesinin bulunduğunun belirtildiği, dava konusu 4/24 payın muris ... öldükten sonra davacı ve diğer mirasçılara intikal ettiği, keşifte alınan beyanı ile davalı ...'nin davayı kabul ettiği, kabulün karşı tarafın ve yargıcın kabulüne bağlı olmaksızın sonuç doğurduğu, dinlenen tanık beyanları ve davalı ...'nin kabul beyanı dikkate alındığında davanın kanıtlandığının kabulü gerektiği belirtilerek davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı davalılar ... ve ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 4/ 24... .11.1958 tarihinde dava dışı üçüncü şahıstan satış suretiyle muris ... adına tescil edildiğini, tapu kütüğü ile tapu kaydı arasında çelişki doğması halinde tapu kütüğünün esas alınması gerektiğini, bu nedenle davacı tarafça sunulan tapu kaydının kütüğe aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu, tapu kütüğünün dayandığı resmi akit tablosunda taşınmazın davacı adına velayeten iktisap edildiğini gösteren hiçbir emare bulunmadığını, resmi kayıtların aksinin tanık beyanıyla ispatının mümkün olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince davanın hata hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirilmesine karşın hak düşürücü süre yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, dava konusu payın muris adına tescil edildiği 1958 yılından dava tarihine kadar hiçbir işleme konu olmadığını ve muris hayatta iken bu hatanın düzeltilmediğini, bu itibarla dava konusu payın davacının yaşı küçük olduğu için davacı adına tescil edilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı ...'nin davayı kabul beyanının yalnızca kendisi açısından bağlayıcı olacağını, diğer mirasçılara sirayet etmeyeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 6 81... parsel sayılı taşınmaz dava dışı ... adına kayıtlı iken 12.11.1958 tarih ve 1968 yevmiye numaralı satış işlemiyle; 4/24'er payın ..., ... ve ..., 3/24'er payın ..., ..., ... ve ... adına tescil edildiği, ...'nin 27.04.2012 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak çocukları ..., ..., ..., ... ve ...'nin kaldığı, ... adına kayıtlı 4/ 24... .07.2018 tarih ve 7515 yevmiye numaralı intikal işlemiyle iştirak halinde mirasçıları adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, Devletin sorumluluğu altında, tescil ve açıklık ilkelerine göre taşınmazlar ile üzerindeki hakların durumlarını göstermek üzere tutulan resmî sicil tapu sicilidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 997 ve devamı maddelerinde düzenlenen tapu sicili, tapu kütüğü ve kat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayan yevmiye defteri ve belgeler ile plânlardan oluşur. Tapu sicilinde ana ve yardımcı siciller bulunmakta olup tapu kütüğü ana siciller arasında yer almaktadır. TMK’nın 1000. maddesinde, tapu kütüğünde her bir taşınmaz için ayrı bir sayfa ayrılması ve kütüğün her sayfasındaki özel sütunlara mülkiyet hakkı, irtifak hakları ile taşınmaz yükü ve taşınmaz üzerindeki rehin haklarının tescil edilmesi öngörülmüştür.
Uygulama ve öğretide; eşya üzerinde en geniş yetkiler sağlayan ayni hak olarak tanımlanan mülkiyet hakkının kazanılması da kural olarak tapu kütüğüne tescil ile mümkündür. Nitekim, TMK'nın 705. maddesinde taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının tescil ile gerçekleşeceği belirtilmiş, 706. maddesinde ise taşınmaz mülkiyetinin tescilden önce kazanıldığı istisnai haller düzenlenmiştir. Öte yandan, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 9 29... . maddelerinde olduğu gibi TMK'nın 10 21... . maddelerinde de taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tapu kütüğüne tescil koşuluna bağlı kılınmış, bu kapsamda ayni hakların tapu kütüğüne tescil ile doğacağı ve kurulması kanunen tescile tabi ayni hakların tescil edilmedikçe varlık kazanamayacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Değinilen yasa hükümlerinde öngörüldüğü üzere hukukumuzda bir ayni hakkın doğumu veya kaldırılması, bu hususun tapu kütüğüne tescil edilmesine bağlıdır. Diğer bir değişle, bir hak tescil edilmedikçe ayni hak niteliğini kazanamaz ve mülkiyetin nakledildiğinden söz edilemez.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; davacı taraf dava konusu taşınmazdaki 4/ 24... .11.1958 tarihli satış işlemiyle davacı adına satın alındığını ancak tapu memurlarının velayet ilişkisini hatalı değerlendirmesi sonucunda söz konusu 4/24 payın muris ... adına tescil edildiğini, satış işlemi sonucunda düzenlenen 12.11.1958 tarihli tapu senedinde de 4/24 payın davacı ... adına tescil edildiğinin belirtildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının iddiasını ispatladığı kabul edilerek sonuca gidilmiştir.
Ne var ki, çekişmeli payın tesciline ilişkin 12.11.1958 tarihli akit tablosunda dava konusu taşınmazın dava dışı ... adına kayıtlı iken; 4/24'er payın ..., ... ve ..., 3/24'er payın ..., ..., ... ve ... adına satış işlemi neticesinde tescil edildiği görülmektedir. Öte yandan; dava konusu 6 81... parsel sayılı taşınmazın tapu kütük sayfasının incelenmesinden, çekişme konusu 4/ 24... .11.1958 tarih ve 1968 yevmiye numaralı satış işlemi neticesinde ... adına tescil edildiği, davacı ... adına bir tescilin bulunmadığı, bilahare ... adına kayıtlı 4/ 24... .07.2018 tarih ve 7515 yevmiye numaralı intikal işlemiyle eldeki davanın tarafları adına iştirak halinde tescil edildiği sabittir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, bir ayni hakkın doğumu, sona ermesi ve mülkiyetin naklinin tespitinde, aslolan taşınmazın tapu kütük sayfasıdır. Eldeki davada, davacı tarafça 12.11.1958 tarihli tapu senedine dayanılmış ise de dava konusu 6 81... parsel sayılı taşınmazın tapu kütük sayfasında çekişme konusu payın davacı adına tescil edilmediği sabit olduğu gibi tapu kütük sayfası karşısında tapu kütüğüne açıkça aykırı bilgiler içeren tapu senedine üstünlük tanınmasına da olanak bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, davalılardan ...'nin davayı kabul ettiği, davalı ...'nin ise İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı kanun yoluna başvurmadığı gözetilerek hükmü temyiz eden davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile;
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'ye iadesine,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalılar ... ve ... vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.