Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6320 K.2025/4882
1. Hukuk Dairesi 2023/6320 E. , 2025/4882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2726 E., 2023/2935 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/255 E., 2023/203 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların mirasbırakanı ...'ın Turkcell GSM Şirketi bünyesinde çalıştığı süreçte şirkete borçlanarak maddi açıdan sıkıntıya düştüğünü, kızının ve eşinin ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini, ağabeyleri ... ve ...'in borçları bitene kadar taşınmazlarının kendilerine devredilmesini, borçlar bittiğinde malların aynı şekilde iade edileceğini, başka türlü borçlardan kurtulamayacağı gibi gerekirse malların zorla elinden alınacağını söylediklerini, mirasbırakanın devre yanaşmaması üzerine ağabeylerinin davacıların yanında mirasbırakanı dövdüğünü, maddi sıkıntılar ve ağabeylerinin psikolojik ve fiziksel şiddetleri ile baskı altında olan mirasbırakanın, adına kayıtlı tüm taşınmazları satış gibi göstererek bedelsiz olarak ağabeyi ...'e devrettiğini, devrin taşınmazların iade edileceğine duyulan güvenle gerçek bir satış iradesi bulunmadan yapıldığını, borç kapatıldıktan sonra taşınmazın iadesi yönünde işlem yapılmadığını, akabinde davalı ... ve ...’ın davacıyı talepte bulunmaması için tehdit ettiğini, mirasbırakanın kardeşleri tarafından darp edildiği yerde intihar ettiğini, bıraktığı mektupta taşınmazların geri alınmasını istediğini, bu hususun dahi devrin baskı altında yapıldığını gösterdiğini, aynı konuda davacı ... tarafından açılan Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/342 Esas sayılı davasında tüm delillerin toplandığını ancak Mahkemece küçük ...’in de mirasçı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddedildiğini, davacının talimatı üzerine dosya istinaf edilmeyerek yeniden eldeki davanın açıldığını, Mahkemece gerekli görülürse tanıkların yeniden dinletilebileceğini belirterek tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... ...’dan davalı ...’e devredildiği tespit edilecek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, olmazsa rayiç bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın inançlı işleme dayalı olduğu, 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca inançlı işleme dayalı iddianın tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyacak olan bir belge ile kanıtlanmasının gerektiği, davacı tarafın yapılan işlemin inançlı işlem olduğuna dair yazılı belge sunmadığı gibi delil başlangıcı teşkil edecek bir belge de sunamadığı, delilleri arasında yemin delili bulunmasına rağmen yemin deliline de başvurmadığı, davanın sabit olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın inançlı temlik hukuki nedenine dayalı olduğu, Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki hususları tekrarlamış, evvelce açılan ve delil olarak dayanılan 2018/342 Esaslı dosyada tüm tanık beyanlarının iddiaları doğruladığını, Mahkemece yeniden delillerin irdelenmesi konusunda değerlendirme yapılacaksa davacı tarafa tüm delillerini ve tanıklarını bildirmek için süre verilmediğini, mirasbırakan tarafından bırakılan mektubun vasiyetname ve yazılı delil başlangıcı niteliğini taşıdığını, yazılı delil başlangıcının geniş yorumlanması gerektiğini, delillerin değerlendirilmediğini, taraflar kardeş olduklarından yazılı bir sözleşme bulunmamasının HMK m. 203’e uygun olduğunu, davalı ...'ın ikrar niteliğinde olan beyanının kesin delil olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı temlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davacıların mirasbırakanı ... ...'ın 2017 yılında ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı eşi ... ve davacı kızı ...'i terkettiği, davalı ... ... ve dava dışı ...'ın mirasbırakanın kardeşleri olduğu, mirasbırakanın 7 75... parseldeki 1/4 payı, 3 94... parselde bulunan 4 ve 1 numaralı bağımsız bölümlerdeki 1/4 ve 1/12 payları, 9 44... parseldeki 1/9600 payı, 15 63... parseldeki 1/20 payı ve 9 37... parseldeki 3/2200 payının 31.12.2015 tarihinde vekil ... aracılığıyla davalı ...'e devredildiği, tarafların babası ... ...'dan intikal eden taşınmazda davalının da payının bulunduğu, davacılardan ... tarafından aynı iddialarla açılan Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/342 esas sayılı davasında toplanan diğer delillerin yanında davalı ...'in duruşmada dinlendiği ve Mahkemece mirasbırakanın kızının da mirasçı olduğu ve davacının tek başına aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen kararın 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz incelemesi, adli yardımlı görüldüğünden başlangıçta alınmayan 1.330,20 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcı olmak üzere toplam 1.945,60 TL harcın davacılardan alınmasına,
Davalı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.