Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/744 K.2025/4881
1. Hukuk Dairesi 2024/744 E. , 2025/4881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2004 E., 2023/2487 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/236 E., 2022/14 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların mirasbırakanı ...'un 12.06.1989 tarihinde ifrazen adına tescil ettirdiği 1 77... parsel sayılı taşınmazı belediye hizmet alanı olarak, 24.07.2009 tarihinde davalı ... Belediyesine hibe ettiğini, ... Belediye Encümeninin 22.01.1998 tarihli ve 169 sayılı kararı ile hibe kabul ve tasdik edilerek taşınmazın 97, 89... ’lik kısmının yola terkine geri kalan kısmının belediye hizmet alanı olarak değerlendirilmesine karar verildiğini, taşınmaza belediye hizmet alanı yapılmadığını, aradan geçen süreye rağmen hibe şartının yerine getirilmediğini ve şartın ihlal edildiğini belirterek yeni parsel numarası ile 1 77... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini, olmazsa bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, taşınmazın 22.01.1998 tarihinde ... Belediye Başkanlığı adına tescil edildiğini ve aradan geçen 17 yıl zarfında koşullarda değişiklik olmadığını, taşınmazın 04.06.1996 onay tarihli imar planında Konut+Belediye Hizmet alanı ve Ticaret+Konut alanında kaldığını, ilgilisinin müracaatı üzerine imar planı yönetmeliğine göre yapılan uygulamaya istinaden alınan 22.01.1998 tarih ve 169-169 sayılı encümen kararı ile 3'e ifraz edilerek folyesinde (b) harfi ile gösterilen 547, 79... kısmının 14 parsel numarası aldığını ve ilgilisi tarafından ... Belediyesine hibe edildiğini, 2009 yılında devir yoluyla ... adına kaydedildiğini ve imar planlarında idari tesis alanında kaldığını, idarenin hibe şartına aykırı bir uygulamasının olmadığını, dosyaya bağış şartı ile ilgili açık ve net bir bilgi ve belge sunulmadığından bağışın şartsız yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, aksinin kabulü halinde taşınmazın kamu hizmetine yönelik kullanılmasının amaçlandığının açık olduğunu, idari tesis alanı olarak belirlenmiş yerden belediyenin herhangi bir kazanç sağlamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2018 tarihli ve 2015/338 Esas, 2018/286 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın bulunduğu yere belediye hizmet binası yapılmadığı, ...'nın yapıldığı,taşınmazın kamu hizmetine ayrılmış olup kamu alanında kaldığı ve halen imar planında idari tesis olarak gözüktüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge adliye mahkemesinin 09.06.2020 tarihli ve 2020/40 Esas, 2020/581 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın aynına ilişkin davanın 10.000,00 TL değer gösterilerek açıldığı, yargılama sırasında taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ile harcın tamamlanması yoluna gidilmediği, gerekli peşin harçlar yatırılmaksızın davanın görülmesinin mümkün olmadığı ve harcın kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulü ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kamu alanında kaldığı ve halen imar planında idari tesis alanı olarak göründüğü, bağıştan rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın kamu alanında kaldığı, imar planında idari tesis alanı olarak geçtiği ancak fiili olarak ...'nın yapıldığı, belediye hizmet binası yapılmamasına karşın imar planında idari tesis alanı olarak belirtildiği, bağıştan rücunun yasal koşullarının oluşmadığı, davanın bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, bu sürenin öğrenmeden itibaren başlayacağı, davacı tanıklarının geçen bahar (Nisan) ayında park yapıldığının davacılar tarafından öğrenildiğini belirttikleri, buna göre davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; gerekçeli kararda hem taşınmazın Belediye Hizmet Alanı yapılmadığı hem de imar planında idari tesis olarak geçtiği yazılı olmasına ve aradan geçen yaklaşık 20 yıllık süreye rağmen hala idari tesis yapılmadığını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın gerekçesiz olduğunu, taşınmazın belediye hizmet alanı olarak değil yeşil alan olarak değerlendirildiğini, bağıştan dönme koşulunun oluştuğunu, aynı tarihte hibe edilen diğer taşınmazın yeşil alan olmasına rıza gösterildiğini ancak dava konusu taşınmazın belediye hizmet alanı olarak hibe edildiğini, belediye hizmet alanı tasnifinin mekansal planlar yapım yönetmeliğinde açıklandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davacıların mirasbırakanı ...'un adına kayıtlı eski 127 parsel sayılı taşınmazın 12.06.1989 tarihinde ifrazıyla 1 77... parsel ve 1 78... parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 1 77... parsel sayılı taşınmazda yapılan 27.08.1998 tarihli ifraz işlemiyle taşınmazın 97, 89... 'lik alanı yola terk edildikten sonra 1 77... , 14... parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 1 77... parsel sayılı 547, 79... arsa vasfındaki taşınmazın 27.08.1998 tarihinde ... Belediye Başkanlığına bağışlandıktan sonra 24.07.2009 tarihinde tashihen devir nedeniyle davalı ... adına tescil edildiği ve beyanlar hanesinde kamu hizmetine tahsis edildiğinin belirtildiği, davanın 04.08.2015 tarihinde açıldığı, ... Belediye Encümeninin 22.01.1998 tarihli ve 169 sayılı kararında 1 77... parselin 04.06.1996 tarihli imar planında konut, belediye hizmet alanı ve ticaret alanında kaldığı, belediye hizmet alanı olarak kullanılmasına mani bir husus görülmediğinin belirtildiği, taşınmazın imar planında idari tesis alanı olarak göründüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğünün cevabi yazısına göre 1 77... parsel sayılı taşınmazın 07.10.2011 tarihinde ... olarak düzenlendiği ve taşınmazda kalıcı bir çalışma yapılmadığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz temyiz eden davacılardan alınmasına,
Davalı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.