Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6675 K.2025/4878

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/6675 📋 K. 2025/4878 📅 04.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/6675 E.  ,  2025/4878 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1384 E., 2023/2136 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/115 E., 2020/36 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... mirasçıları ... vd. vekili Avukat ...ve davacı ... vd. vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vasisi ... ... vekili dava dilekçesinde; kısıtlı ... hakkında kısıtlılık kararı verilen dosyada hastaneye sevk edilerek ve yaklaşık bir hafta yatırılarak muayene edildiğini ve neticede kognitif bozukluk nedeniyle ayırt etme gücünden yoksun olduğunun tespit edildiğini, kısıtlının uzun süre önce evden ayrılarak yalnız yaşamaya başladığını, daha sonra ... isimli kadının yanına taşındığını, eski eşine boşanma davası açarak müteakiben ...’le evlendiğini, ... tarafından anlaşmalı boşanma protokolüne dayanılarak 3.500 TL nafaka ve 500.000 TL tazminat talepli dava açıldığını, ayrıca ... lehine düzenlenen 500.000 TL bedelli senedin takibe konulduğunu, dava dışı ... ve diğer şüphelilerin eylem birliği içerisinde kısıtlının mal varlığını elden çıkarıp üçüncü kişilere devrettiklerini, kısıtlının hesaplarında herhangi bir para tespit edilemediğini, gerçeğin gizlenmesi adına ...'in irtibatlı olduğu kişiler hakkında birtakım asılsız cinsel taciz iddialarıyla şikayetçi olduğunu, davalıların kısıtlılıkla ilgili davada da her işleme itiraz ederek davanın uzamasına sebep olduklarını, boşanma davası açılmadan kısa süre önce ise toplam 19 adet taşınmazın devredildiğini, vekalet görevleri kötüye kullanılmak suretiyle davacının ehliyetsizliğini bilen kişiler tarafından davacıyı zararlandırıcı işlemler yapıldığını, 263 parsel ile 2587 parseldeki 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin vekiller... ve ... tarafından davalı ...'a devredildiğini, ...'in ise 263 parseli ve başka bir kısım taşınmazları davalı ... Çevre Ve Emlak Komisyonculuk Hiz. Ltd.Şti’ye devrettiğini, bu Şirketin tek ortağının vekil... olduğunu, davalılar ve dava dışı ... ...ve ...ın danışıklı olarak ve kısıtlının temyiz kudretinin olmadığını bilerek devirleri bedelsiz gerçekleştirdiklerini, haklarında nitelikli dolandırıcılık ve diğer suçlardan şikayetçi olunduğunu, ... tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle 650.000 TL'nin üzerinde bir tutar için kısıtlının adına kayıtlı kalan taşınmazlar ve aracıma haciz konulduğunu, davalıların kısıtlının mal varlıklarını internet üzerinden satmaya çalıştıklarını ileri sürerek 263 parsel ile 2587 parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile kısıtlı adına tescilini, bu mümkün olmazsa taşınmazların gerçek bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı vasinin devirlerden en geç vesayet davası ile haberinin olduğunu ve davanın süresinde açılmadığını, davalıların emlak işiyle uğraştığını ve kısıtlı ile çok sayıda taşınmaz alım-satımı hususunda uzun süre birlikte çalıştığını, birçok işlemin vekaletle gerçekleştirildiğini, davalılar tarafından konulan paralar nedeniyle taraflar arasında senet düzenlendiğini ve borç alışverişi yapıldığını, kendisinden yaşça küçük eşiyle sorun yaşayan kısıtlıya boşanma davası ve diğer konularda destek olunduğunu ve bizzat çocukları aranarak babalarına sahip çıkmalarının istendiğini, bir süre sonra alacak ve borçlar nedeniyle kendisine ulaşılamadığını ve bir kısım taşınmazların kısıtlı tarafından satıldığının haricen öğrenilmesi üzerine icra takibi başlatıldığını, bu alacağın komisyon alacağı olmayıp taraflar arasındaki borç ilişkisinden kaynaklandığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesince 05.10.2015 tarihinde tedbiren fiil ehliyetinin kaldırılmasına karar verildiğini, dosyaya karar duruşmasından bir celse önce müdahil olunduğunu ve icra dava dosyasına etki edeceği düşüncesi ile adli tıptan rapor alınmasının talep edildiğini, müteakiben icra hukuk mahkemesi dosyasında vasi tarafından imza inkar edilerek ayırt etme gücünün bulunmadığının iddia edildiğini, tedbir kararının davacı tarafından suistimal edildiğini, vekaletnamenin alındığı ve satışın yapıldığı tarihlerde kısıtlının yaşı nedeniyle aynı gün noterde ve tapuda doktor raporu alındığını, belirtilen tarihlerde ayırt etme gücünün bulunduğunu, kısıtlı ile hiçbir şekilde iletişim kuramadıklarını ve duruşmalara dahi getirilmediğini, imza incelemesine tatilde olduğu gerekçesiyle gelmediğini, kısıtlının bizzat dinlenerek gözlenmesi gerektiğini, kısıtlı ve çocuklarının nüfuz sahibi üst düzey çalışanlar olduğunu ve raporların denetime elverişli olması gerektiğini, 19 adet taşınmazın 20 12... yıllarında satıldığını, satışlar kadar alım da yapıldığını, yüksek miktarda malvarlığına sahip kısıtlının taşınmazları kısa aralıklarla kar etmek suretiyle alıp sattığını, 263 parsel sayılı taşınmazın öncesinde davalı adına kayıtlı iken davacıya geçtiğini, alım yapılan işlemlere ilişkin itirazın bulunmadığını, davalılarca İzmir 28 İcra Müdürlüğünün 2016/7018 Esaslı dosyasında yapılan takibe itiraz edilmediğini, satışların gerçek değeri ile yapıldığını ve bedellerinin ödendiğini, 263 parsel sayılı taşınmaz için harici anlaşma ile 100.000 TL ek ödeme alındığının sözleşmeye bağlandığını, taşınmazın davalıların emek ve giderleri sayesinde değerlendiğini, ödemelerin bir kısmının elden bir kısmının kısıtlının banka hesabına yatırılmak suretiyle yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ehliyetsizlik ve hile hukuki sebeplerine dayandığı, taşınmazların devrinin davacıdan alınan vekaletle davalılar üzerine yapıldığı ve itibar edilen ... Adli Tıp Kurumu raporunda işlem tarihleri olan 04.06.20 15... .06.2016 tarihlerinde davacı ...’nun fiil ehliyetini haiz olmadığının bildirildiği, dosya kapsamına göre hile kullanılarak davacıdan alınan vekaletname ile taşınmazların devredildiği, davalıların da taşınmazları devralırken bu durumu bildiği, mevcut vakıalar itibarı ile bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davalıların iyi niyet kurallarından yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 263 parseldeki 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümler ile 2587 parseldeki 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı olduğu, verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; aşamalardaki beyanlarını tekrarlamış, davanın açıldığı tarihte vesayet mahkemesinden alınmış bir karar bulunmadığını, 263 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki yapının davalılar tarafından yapıldığı yönünde ihtilaf bulunmamasına rağmen yapı değerleri de dikkate alınarak yargılama giderlerine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, yapı hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığını, işlem tarihlerinde kısıtlının akıl sağlığının yerinde olduğunu, Mahkemece alınan 24.10.2018 tarihli raporda tapu devir tarihlerinin dahi hatalı yazıldığını, rapora yapılan itirazlar doğrultusunda üst kuruldan rapor alınmadığını, Adli Tıp Kurulu ve üst kurullarından sonraki tarihlerde tapu devir tarihlerini de kapsar mahiyette akıl sağlığının yerinde olduğuna dair rapor verildiğini, taraflar arasındaki diğer davalarda davanın konusu işlemlerin yapıldığı tarihleri de kapsar mahiyette alınan akıl sağlığı yerinde olduğuna dair Adli Tıp Kurulu ve itiraz üzerine Adli Tıp Üst Kurulu raporlarının dikkate alınmadığını, anılan raporlarda bu tanının ilk defa ... Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalının 17.08.2015 tarihli yazısıyla konulduğu ancak bunama halinin işlem tarihine teşmil ettirilemeyeceği gibi işlem tarihinde akli arıza içerisinde olduğunu gösterir tıbbi belge ve bulgu mevcut olmadığı gerekçesini içerdiği, buna göre ilk tanının konulduğu 17.08.2015 tarihinde bile akıl sağlığına dair bir tanı konulmadığını, ilk kez 15.07.2015 tarihinde reçete edilen ilacın Alzheimer ve demans hastalığı için kullanılmadığını, ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından düzenlenen 05.06.2017 tarihli raporun içeriğinin gerçeği yansıtmadığını ve raporun düzenlendiği tarihlerde davacılardan ...'ın eşinin ... Üniversitesi Tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarı sorumlusu olarak çalıştığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davacı ...'nun İzmir 32. Noterliğinin 04.06.2015 tarihli vekaletnamesiyle İzmir'de bulunan taşınmazlarının ifraz ve tevhit işlemleri ve 263 parsel sayılı taşınmazın satışı hususunda...'ı yetkilendirdiği, vekaletnamenin ekinde tek hekim raporunun bulunduğu, davacı adına kayıtlı (evveliyatında 1/2 payının davalı ... adına kayıtlı olduğu) 263 parsel sayılı taşınmazın vekil... aracılığıyla 17.06.2015 tarihinde vekil ...ın babası olan davalı ...'a devredildiği, taşınmazda 14.10.2016 tarihinde kat irtifakı kurulduğu ve 1 ve 2 numaralı dubleks meskenlerin 24.01.2017 tarihinde ... tarafından davalı ... Çevre ve Emlak Kom. Hiz. Ltd. Şti'ye devredildiği, Şirketin tek ortağının vekil... olduğu; davacının İzmir 32. Noterliğinin 19.06.2015 tarihli vekaletnamesiyle 2587 parseldeki 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümler ile dava dışı bir taşınmazın satışı hususunda ...'ı yetkilendirdiği, vekaletnamenin ekinde tek hekim raporunun bulunduğu, davacıya ait 2587 parseldeki 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin 22.06.2015 tarihinde vekil ... aracılığıyla davalı ...'a devredildiği, Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24.10.2018 tarihli raporunda davacının davaya konu ilk vekaletname tarihi olan 04.06.2015 ve davaya konu son satış tarihi olan 22.06.2016 tarihlerinde fiili ehliyetini haiz olmadığının belirtildiği, dosya içerisinde bulunan İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/638 Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 29.06.2020 tarihli raporunda ve İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/294 Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 30.10.2023 tarihli raporunda ve İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/63800 Esas sayılı dosyasında alınan 17.05.2022 tarihli Adli Tıp Üst Kurulu raporunda davacının 05.02.2014 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun bildirildiği, ... lehine düzenlenen 500.000 TL bedelli 10.09.2014 tanzim tarihli senet hakkında başlatılan takip üzerine İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/883 Esas sayılı davasında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 05.06.2017 tarihli raporunda davacının 10.09.2014 tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının bildirildiği, davacının kısıtlanması için açılan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/211 Esas sayılı davasında verilen 05.10.2015 tarihli kararla davacının fiil ehliyetinin tedbiren kaldırılmasına, oğlu ... ...'nun geçici olarak temsilci atanmasına karar verildiği, 06.10.2016 tarihli kararla davacının kısıtlanmasına, oğlu ... ...'nun vasi olarak atanmasına, vasiye talepleri gereğince dava açması ve AAÜT sınırlarında kalmak kaydıyla vekile vekalet verebilmesi için izin ve yetki verilmesine karar verildiği, 16.06.2015 tarihinde kısıtlının 2. eşi ... tarafından İzmir 2. Aile Mahkemesinin 2015/311 Esaslı dosyası ile boşanma davası açıldığı, davacının 09.02.2017 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/15874 soruşturma sayılı dosyası ile davalılar hakkında şikayette bulunduğu ve 23.03.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davanın, vekaletnamelerin ekindeki raporları düzenleyen hekim ..., noter ... ve noterin mesleki sorumluluk sigortası kapsamında ...Anonim Türk Sigorta Şirketine ihbar edildiği, kısıtlı davacının yargılama sırasında vefat ettiği ve yargılamaya mirasçıları tarafından devam edildiği, son duruşmada bir kısım davacılar vekili tarafından ...6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/480 Esas sayılı davası ile vasiyetnamenin iptali davası açıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 61.212,59 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar vekilleri için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.