Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2910 K.2025/4872

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2910 📋 K. 2025/4872 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2910 E.  ,  2025/4872 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1301 E., 2024/325 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/847 E., 2023/503 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; ortak murisleri ...'a ait olan taşınmazların Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 2 11... , 12... ; 2 12... ve 2 13... parsel numaraları ile hatalı şekilde davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro tespiti sırasında muris tarafından davalılara yapılmış harici hibe varmış gibi gösterilse de böyle bir hibenin bulunmadığını, murisin ölünceye dek taşınmazları bizzat kendisinin kullandığını, öte yandan 2 12... parseldeki evin de murise ait olduğunu, anneleri davalı ... lehine taşınmaza konulan muhdesat şerhinin de gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek 2 12... parseldeki muhdesat kaydı ile birlikte taşınmazlar bakımından miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar; murisin taşınmazlarını sağlığında çocukları arasında paylaştırdığını, dava konusu taşınmazların zilyetliklerinin kendilerinde olduğunu, ayrıca murisin ölümüyle geride kalan 2 17... , 2 13... ve 1 49... parsel sayılı taşınmazlarının tüm mirasçılarına intikal ettiğini, davacıların bu taşınmazlardaki paylarını dava dışı ...'a sattıklarını, murisin amacı davacıları mirastan mahrum etmek olsaydı bu taşınmazlarını da hibe edebileceğini, davanın kötü niyetle açıldığını belirtip reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin, çocuklarına bağışta bulunduğuna ilişkin iddianın ispat edilemediği, taşınmazların sağlığında muris tarafından kullanıldığı, davalılar adına yapılan kadastro tespitinin gerçeğe uygun olmadığı, 2 12... parseldeki yapının muris tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; menkul mal hükmündeki tapusuz taşınmazların muris tarafından sağlığında yapılan taksim ile mirasçılara tesliminin bağışlama hükmünde kabul edilip geçerli sayılacağı, yakın akrabalar arasında kısa elden teslim yolu ile zilyetliğin teslim edildiği, terekeden bir kez çıkmış olan menkul mal hükmündeki tapusuz taşınmazların zilyetlik yolu ile iktisapların mümkün olduğu ve tüm dosya kapsamına göre, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; cevap dilekçesindeki savunmalarını yinelemiş, İstinaf Mahkemesinin gerekçesi ile Yerel Mahkemenin kararının çeliştiğini, İstinaf Mahkemesinin gerekçesinde belirtilen hususların davalıların savunmaları ile bağdaştığını, bu nedenle istinaf başvurularının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazların iki kez kadastro işlemine tabi tutulduğunu, yapılan ilk kadastro çalışmasında da taşınmazların mevcut zilyetlik durumuna göre davalılar adına yazıldığını ancak bu kadastro işleminin tamamlanmayarak iptal edildiğini, murisin ilk kadastro tespiti sırasında sağ, ikincisinde ise ölü olduğunu, Yerel Mahkemece tanık ...'ın beyanlarına itibar edilmemesinin doğru olmadığını, murisin geride 10 parça taşınmazının kaldığını, bunların mirasçılarına intikal ettiğini, murisin yaşlandıktan sonra ve ölümünden on yıl önce dava konusu taşınmazlardan el çekip zilyetliğini hibe yoluyla davalılara devrettiğini, bu hususun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, murisin sağlığının bozulduğu dönemin Mahkemece tespit edilmediğini, 2 12... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin de davalı ... tarafından yaptırıldığını, beyanlar hanesindeki şerhin doğru olduğunu, davacı tanığı ...'ın duyuma dayalı, yanlı beyanda bulunduğunu, mahalli bilirkişi listesine itirazlarının dikkate alınmadığını, davacıların iddialarını ispatlayamadıklarını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'un 01.05.2013 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak davanın tarafları ile dava dışı çocukları ve torunlarının kaldığı; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 2 11... , 12... ; 2 12... ve 2 13... parsel sayılı taşınmazların senetsizden davalılar ... ve ... adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tutanaklarının edinme sebebi bölümlerine göre taşınmazların evveliyatta bir bütün olup ...'a ceddinden intikal ettiği, 2012 yılında ortadan yolun geçmesiyle ...'ın taşınmazları 5 parçaya bölerek haricen ve rızaen oğulları olan davalılar ... ve ...'a hibe edip hak ve alakasını kestiği, 2 12... parsel üzerine davalı ... tarafından ev yapıldığı; tespite davacılar ... ve ... tarafından itiraz edildiği, Kadastro Komisyonu'nun 13.06.2017 tarihli kararıyla itirazların reddine karar verildiği, komisyon kararına karşı dava açılmaması sonucu kadastro tespit tutanaklarının 15.08.2017 tarihinde kesinleştiği; 2 11... parselin tamamının davalı ... adına, 2 11... parselin tamamının davalı ... adına kayıtlı olduğu, geriye kalan 3 parça taşınmazın ise 1/2'şer paylarla davalılar ... ve ... adlarına kayıtlı olduğu, 2 12... parsel sayılı taşınmazda murisin eşi olan davalı ... lehine muhdesat şerhinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar, dava konusu taşınmazların ortak murisleri ...'dan intikal ettiğini, hibe ya da paylaştırma bulunmadığını, terekeye ait olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlar; davalılar ise taşınmazların murisleri tarafından paylaştırıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, davacıların iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince, davalıların istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Ne var ki; Bölge Adliye Mahkemesince, "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, istinaf edenin sıfatına, menkul mal hükmündeki tapusuz taşınmazların muris tarafından sağlığında yapılan taksim/paylaştırma ile mirasçılara tesliminin bağışlama hükmünde kabul edilip geçerli sayılmasına, yakın akrabalar arasında kısa elden teslim yolu ile zilyetliğin teslim edildiğinin kabul edilmesine, terekeden bir kez çıkmış olan menkul mal hükmündeki tapusuz taşınmazların zilyetlik yolu ile iktisapların mümkün olmasına ve tüm dosya kapsamına göre, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış(tır)" şeklinde belirtilen gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın birbiri ile uyumlu olduğu söylenemez.
Bilindiği üzere, mahkemelerce verilen gerekçeli kararların, hüküm fıkrası ile hükmün diğer kısımlarının birbiri ile uyumlu olması gerekmektedir.
Hâl böyle olunca; karar ile kararın gerekçesi arasındaki çelişkinin giderilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun şekilde bir karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple davalılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.