Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4988 K.2025/4778

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4988 📋 K. 2025/4778 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4988 E.  ,  2025/4778 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1999/27 E., 1999/222 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı mirasçılarından ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ..., Adana İli, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 322 parsel sayılı taşınmazı 02.03.1967 tarihinde ... ...’dan tapu senedi ile satın aldığını, ancak taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak davalılar ile öldüğü belirtilen ... adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ... ... ve ..., davacının taşınmazı ... ...’dan satın aldığını belirtmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.1997 tarihli ve 1996/37 Esas, 1997/287 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın öncesinin 13 20... sıra nolu kayıt olduğu, kaydın 323,3 22... parsel sayılı taşınmazları kapsadığı, kaydın daha sonra tedavül görerek 13 20... nolu tapu kaydına gittiği, bu kaydın da zeminde 3 22... parselleri kapsadığı, tedavül sonrası kaydın 27.01.19 67... nolu tapu kaydına dönüştüğü, 02.03.19 67... ve 2 nolu kayıtların oluştuğu,1 nolu tapu kaydının 322 parselin önceki kaydı olduğu, mahalli bilirkişi ve tanıkların dava konusu taşınmazın davacının babası ... Dede tarafından kullanıldığını, ... ‘in taşınmazı sağlığında oğluna sattığını, tapulama sırasında tapunun yanlış kaydedilmesi nedeniyle davalı ... ...’ın bu yeri davacıya devrettiğini beyan ettikleri, iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 20.05.1998 tarihli ve 1998/5347 Esas, 1998/6433 Karar sayılı kararıyla; ''..mirasbırakan ...’in sağlığında taşınmazını oğlu ...’ya satış göstererek devrettiği, ...’nın da 3000 metrekarelik davaya konu olan bölümü üçüncü kişi durumundaki davacıya sattığı, ne var ki Kadastro Mahkemesine aktarılan ve tespite itiraz niteliğini alan dava sonucu verilip kesinleşen 29.12.19 89... /42 Esas, 1989/84 karar sayılı kararı ile mirasbırakan ...’in oğlu ...’ya yaptığı temliki işlemin mirasçılarından mal kaçırma amacını güden muvazaalı bir işlem olduğu saptanmış ve mirasbırakana ait ana taşınmazın mirasçılar adına tesciline karar verilmiştir. Davacı da bu muvazaalı temliki bilen ve bilmesi gereken kişi konumundadır. Esasen iştirak halindeki mülkiyete konu taşınmazın bir bölümünün iştirakçilerden biri tarafından üçüncü kişiye satışı da geçersizdir. Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir'' gerekçesiyle karar bozulmuş, davacının karar düzeltme isteği Dairece reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Daire bozma ilamında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçılarından ... temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı mirasçısı ... temyiz dilekçesinde; muris ...’in sağlığında maliki olduğu davaya konu taşınmazını oğlu ... ...’a resmi senet ile satış suretiyle devrettiğini, murisin diğer mirasçısı olan davacı ...’nin anılan satış işleminin gerçekte mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açtığını, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm verildiğini, davacı tarafça iddianın ispat edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1987 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 322 parsel sayılı 3.900, 00... yüz ölçümündeki taşınmaz, Mart 19 67... sıra nolu tapu kaydı ile ... oğlu ...’nin adına kayıtlı olup halen de malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğu, ancak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/195 Esas sayılı dosyası ile davalı olduğu ve dava konusunun mülkiyete ilişkin olduğu belirtilerek malik hanesinin boş bırakıldığı, Kadastro Mahkemesinin 1987/42 Esas, 1989/84 Karar sayılı kararı gereğince de 14.03.1991 tarihinde hükmen 5/20 payının davalı ..., 3/20’şer paylarının davalılar ..., ..., ... ..., ... ve ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı mirasçısı ...’nin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçısı ...’nin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.