Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5545 K.2025/4863
1. Hukuk Dairesi 2024/5545 E. , 2025/4863 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/756 E., 2024/2353 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/30 E., 2022/692 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip
I. DAVA
Davacı; dava konusu 11 51... parsel sayılı taşınmazın 60/31523 payı adına kayıtlı iken, kayınvalidesinin yoğun bakımda olup ve paraya ihtiyacının bulunduğu sırada ... Gayrimenkul isimli firmaya gittiğini, taşınmazın tapusunu gösterdiğinde “60 m² arsa gözüküyor, 120.000,00 TL eder” dediklerini, taşınmazdaki payının satışı için anlaştıklarını, davalı tarafından 150.000,00 TL'nin ödenip 30.000,00 TL'nin geri alındığını ancak daha sonra taşınmazın üzerinde ev olduğunu öğrendiğini, kandırıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının taşınmazdaki payını toplam 150.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hile iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tapuda arsa vasfı ile kayıtlı olduğu, davacının payına 60 m²'nin isabet ettiği, tapudaki resmi akitte de taşınmaz üzerinde yapı bulunduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmadığı, davacının hile iddiasını ispatlayamadığı, davanın reddine dair verilen karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesindeki iddiaları yinelemiş, devrin yalnız 60 m² çıplak arsaya yönelik olduğunu, bu hususun davalının yetkilendirdiği dava dışı ... ile WhatsApp üzerinden yapılan yazışmalardan da anlaşıldığını, anılan belge göz ardı edilerek hukuka aykırı karar verildiğini, davaya konu edilen itiraz konusunun arsanın satışı değil, arsada gösterilen 130 m²'lik daire olduğunu, kaçak yapılaşma nedeniyle dairenin tapu kaydında görünmediğini ancak belediye kayıtlarında göründüğünü, bu yapı kentsel dönüşüm sebebi ile yıkılmış olsa da davacının kentsel dönüşümden faydalanabileceğini, dava konusu edilen dairenin davacının sattığı paya değil babasından miras yolu ile intikal eden paya ait olduğunu, davacı, davalıya 60 m²'lik çıplak arsa payını satmak isterken iradesi yanıltılarak 130 m² daire satışının yapıldığını, kentsel dönüşüm ile yıkılan dairenin davacıya babasından kalan ve satışa konu edilmeyen arsa payı üzerinde olduğunu, davanın süresinde açıldığını, hile iddialarının ispatlandığını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile (aldatma) hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 11 51... parseldeki 60/31523 payını 02.09.2016 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği, taşınmazın arsa niteliğinde olup kat irtifakı ya da kat mülkiyetine tabi bulunmadığı, dava konusu payın 60 m²'ye karşılık geldiği, yapılan keşif ile taşınmaz üzerindeki yapıların kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkıldığı anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.