Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/136 K.2025/4841
1. Hukuk Dairesi 2025/136 E. , 2025/4841 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2846 E., 2024/2625 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/261 E., 2023/244 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakanları ...'ın 27 59... ve 9 57... parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak satış yoluyla davalılara devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan adına tapuya tescilini, olmadığı takdirde tenkisini ve şimdilik 10.000 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini istemişler, aşamada 9 57... parsel yönünden davayı takip etmediklerini bildirmişler, yargılama sırasında mirasbırakanın terekesine ... temsilci olarak atanmıştır.
II. CEVAP
Davalılar; iddiaların doğru olmadığını, mirasbırakanın mal kaçırma kastıyla hareket etmediğini, terekesinde birçok taşınmazın kaldığını ve bankada parası olduğunu, dava konusu 48 parseldeki 1, 2, 3 nolu daireler haricindeki diğer dairelerin davalılar tarafından yaptırıldığını belirterek devanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların dava konusu 9 57... parsel sayılı taşınmaz yönünden davayı takipsiz bıraktıkları, diğer dava konusu 27 59... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmasını gerektiren bir durumun somut olayda mevcut olmadığı, terekesinde dava dışı taşınmazların da bulunduğu, mal kaçırma kastı olsaydı bu taşınmazları da devretme iradesini göstermesinin bekleneceği, davacılarla beşeri ilişki sorunun bulunmadığı, temlikin mal kaçırma kastı ve muvazaalı olarak yapıldığı iddiasının davacılar tarafından usulünce ispatlanamadığı, mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık bir kazandırmanın bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 27 59... parsel yönünden muris muvazaasına dayalı tapu iptal- tescil, tenkis ve ecrimisil isteklerinin reddine, diğer dava konusu 9 57... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın terekeye iade istekli olarak açıldığı, yargılama sırasında mirasbırakanın terekesine temsilci atandığı, terekeye temsilci atanmasından sonra tereke ortağının ya da ortaklarının davayı takip yetkisinin ortadan kalkacağı, bir başka ifade ile davayı açan mirasçı ya da mirasçıların davayı takip yetkisi sona erdiğinden buna bağlantılı olarak da hükmün istinaf hakkının miras şirketini temsil eden mümessile geçeceği, bu hali ile tapu iptali ve tescil talebi yönünden davacıların davayı istinaf hakları bulunmadığından muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden davacıların istinaf itirazlarının usulden reddinin gerektiği, davacıların ecrimisil istekleri yönünden, bilirkişi raporuyla davacıların talep edebileceği toplam ecrimisil miktarının 5.125,30 TL olarak belirlendiği, bu miktarın 2023 yılı istinaf sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında kaldığı, tenkis isteği yönünden ise mirasbırakanın saklı payı etkisiz kılmak amacıyla işlemleri yaptığı iddiasının ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince tenkis talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde ise davacıların hükmü tek başına istinaf haklarının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin reddine karar verildiğinden davalılar vekilinin de katılma yoluyla istinaf haklarının bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin ecrimisile yönelik istinaf başvurusunun kesinlik sınırı altında kaldığından usulden reddine, davacılar vekilinin tenkise yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrası kısmında muris muvazaası yönünden istinaf başvuruları hakkında bir karar verilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların takip yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de dosyanın kaderinin tereke temsilcisine bırakılamayacağını, davacıların istinaf taleplerinin de incelenmesi gerektiğini, tereke temsilcisinin okuma yazma bilmediğini ve hükmü temyiz etmeyi bilmediğini kendilerine haricen söylediğini, ayrıca tereke temsilcisine yapılan tebligatların da usulsüz olduğunu, tereke temsilcisinin davayı takip etmediğini, bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, mirasbırakanın muvazaalı olarak temliki gerçekleştirdiğini, bedeller arasındaki fark, mirasbırakanın mal satmasını gerektirir bir durumunun olmaması ve tanık beyanlarıyla muvazaanın ispatlandığını, yine terditli tenkis talebi yönünden de mirasbırakanın saklı payı ihlal kastıyla hareket ettiğinin ispatlandığını, Mahkemece tenkis raporu dahi alınmadan karar verildiğini, ayrıca vekalet ücretinin de aleyhlerine olacak şekilde fazla hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı terekeye iade istekli tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar vekilinin muris muvazaasına dayalı dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Eldeki dava terekeye iade talepli tapu iptali ve tescil isteğiyle açılmış olup İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı usulüne uygun olarak tereke temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen tereke temsilcisinin kararı istinaf ve temyiz etmediği, terekeye temsilci atanmakla mirasçıların davayı takip yetkisi sona erdiğinden ve bununla bağlantılı olarak hükmü temyiz etme hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçtiğinden davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacılar vekilinin tenkis talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Muris muvazaasına dayalı dava yönünden; davayı takip yetkisi bulunmayan davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Tenkis talebi yönünden, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.