Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2885 K.2025/4807
1. Hukuk Dairesi 2025/2885 E. , 2025/4807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/23 E., 2025/286 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/111 E., 2024/155 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve 1959 tarihindeki tesis kadastrosu sırasında dere yatağı olarak tespit harici bırakılan dava konusu taşınmazı imar-ihya ettiklerini, 30 yılı aşkın nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla zilyedi olduklarını, ancak 2015 yılındaki yenileme kadastrosu sırasında dava konusu imar-ihya edilen tapusuz taşınmazın davalıların kök murisleri ... ve ... adına kayıtlı 5 07... parsel sayılı taşınmaz sınırları içine dahil edildiğini, işlemin Kadastro Kanunu'nun 22. maddesine aykırı olduğunu, yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu ve davacılar lehine TMK'nın 713. maddesindeki iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek 5 07... parsel sayılı taşınmazın keşifte gösterecekleri ve dava dilekçesi ekinde yer verdikleri 2020/355 Esas sayılı dosyadaki fen bilirkişi raporuna ekli krokideki (A+B) harfli kısımların davalılar murisleri adına tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; aynı davacı tarafından öncesinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde 2020/355 Esas sayılı davanın açıldığını ve reddedildiğini, taraflarının, konusunun, zilyetlik ve mülkiyet iddiasının aynı olduğunu, kesin hüküm bulunduğunu, dava konusu taşınmaz bölümünün tespit harici olmadığını, 1959 yılındaki tesis kadastrosu sırasında eski tapu kaydına istinaden kendi murisleri adına tespit ve tescil edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlik ile iktsabının mümkün olmadığını ve davacılar lehine iktisap şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini, taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
3.Dahili davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde, davanın usulden reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaz bölümünün 1959 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında tapu kaydına istinaden 8 parsel sayısı ile 22.860 metrekare yüz ölçümüyle davalı şahısların murisleri ... ve ... adına tespit edildiği, tespitin itiraz edilmeksizin 02.11.1959 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın davalıların murisleri adına tescil edildiği, 2015 yılındaki yenileme kadastrosu sırasında ise bu parselin 5 07... parsel sayısıyla yüz ölçümü 19.356,60 metrekareye düşürülerek tescil edildiği, taşınmazın yüz ölçümünün artmadığı, eldeki davanın açıldığı 19.11.2020 tarihine kadar yenileme kadastrosunun da 26.02.2015 tarihinde kesinleştiği, davacı ...'un aynı taşınmaz hakkında önceden açtığı 2020/355 Esas sayılı davada keşif yapılarak dava konusu taşınmazın belirlendiği, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verildiği, istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine temyiz edilmeyen kararın 26.02.2015 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın tespitinin 1959 yılında kesinleştiği, 2015 yılındaki yenileme kadstrosunun mükerrer kadastro olmadığı, davacı ...'ın eldeki davasının hak düşürücü süreden sonra açıldığı, dahili davalılar tapu maliki olmadığından pasif husumetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın dahili davalı Hazine ve Belediyeler yönünden pasif husumetten reddine, davacı ...'un davasının kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı ...'ın davasının hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... bakımından davalı ... aleyhine açılan kesin ve hüküm sayılan 2020/355 Esas sayılı davada diğer davalı gerçek kişilerin taraf olarak yer almadıkları, davacı ... bakımından ... haricindeki davalı kişiler yönünden ve davacı ... bakımından tüm davalılar yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği, dahili davalılar yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen pasif husumet yokluğundan davanın reddine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davalı Hazine ve Belediyeler yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacı ...'un davasının davalı ... yönünden kesin hüküm dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davalı şahıslar yönünden hak düşürücü süreden reddine, davacı ...'ın davasının hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...'un önceden açtığı davanın tarafları, sebep ve talep sonucunun farklı olduğunu, kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, önceki davanın kadastro öncesi sebebe, bu davanın ise kadastro sonrasındaki yenileme kadastrosuna dayandığını, eldeki davada keşif yapılmadığından dava dilekçesinde belirttikleri dava konusu taşınmaz kısımlarını keşifte göstermediklerini, davacı ... yönünden ise hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını, Kadastro Kanunu'nun 22. maddesindeki mükerrer kadastro ve yolsuz tescil olgusunun söz konusu olduğunu, dava konusu tapusuz taşınmazın yenileme kadastrosunda davalılar murisinin parseline eklendiğini, dava tapusuz taşınmazın tescili davası olduğundan dahili davalıların yasal hasım olduğunu, pasif husumet yokluğunun söz konusu olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; dava konusu Erzurum ili, ... ilçesi, (eski) ... birliğinde kain dava konusu kök 8 parsel sayılı taşınmazın 12.05.1959 tarihinde Mart 932 tarihli 111 sıra nolu tapu kaydına istinaden mirasen intikâl sebebiyle davalıların murisleri ... adına 3/4 payla, ... adına 1/4 payla tespit edildiği, 02.10.1959 ilâ 01.11.1959 tarihleri arasındaki askı ilan süresinde itiraz edilmeyen tespitin 02.11.1959 tarihinde kesinleşerek taşınmazın tespit malikleri adına tescil edildiği, taşınmazın halen davalıların murisleri olan tespit malikleri adına tapuda kayıtlı olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında dava konusu kök 8 parselin Erzurum ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde 5 07... parsel sayısını aldığı, yüz ölçümünün 19.356,60 metrekare olarak tespit edildiği, yenileme kadastrosuna dair tespitlerin askı ilan süresinde itiraz edilmeksizin 26.02.2015 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın davacısı ... tarafından malik olmayan Hazine ve eldeki davada davalı ... aleyhine keşifte gösterdiği ve o davadaki fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde aynı 5 07... parsel sayılı taşınmazdaki (A) ve (B) harfli 4.064,90 metrekare yüz ölçümlü kısım hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2020/355 Esas, 2021/198 Karar sayılı kararıyla davalı Hazine yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın hak düşürücü süreden reddine karar verildiği, davacı ...'un istinaf başvurusunun Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/1835 Esas, 2021/1801 Karar sayılı kararıyla esastan reddedildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin 03.12.2021 tarihinde kesinleştiği, davacı ...'un bu sefer davacı ... ile birlikte kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak Hazine, ... ve diğer davalı şahıslar ve dahili davalı Belediyeler aleyhine kesinleşen 2020/355 Esas sayılı dosyadaki fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisini dava dilekçelerine ekleyerek aynı taşınmaz bölümleri hakkında eldeki davayı açtıkları, 2020/355 Esas sayılı davada verilen ve kesinleşen hak düşürücü süreden davanın reddine ilişkin hükmün davacı ... ile tespit maliklerinin mirasçısı davalı ... arasında kesin hüküm teşkil ettiği, eldeki davada dahili davalı Hazine ve Belediye Başkanlıklarının 5 07... parsel maliki olmadıkları; davacı ... yönünden davalı ..., dahili davalı Hazine ve Belediye Başkanlıkları haricindeki davalılar bakımından, davacı ... yönünden tüm davalı ve dahili davalılar bakımından kadastro tespitinin kesinleştiği 02.11.1959 tarihi ile davanın açıldığı 01.04.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
3.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.