Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4009 K.2025/4775
1. Hukuk Dairesi 2024/4009 E. , 2025/4775 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/362 E., 2024/192 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ve tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakanı ...’in mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla 2 15... parsel sayılı taşınmazdaki 8 nolu bağımsız bölümü satış suretiyle gelini davalıya temlik ettiğini, mirasbırakanın demans hastası olduğunu, satışın gerçek olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, yıllarca mirasbırakanın bakımını sağladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.12.2012 tarihli ve 2012/163 Esas, 2012/940 Karar sayılı karar ile; çekişme konusu taşınmazın satış suretiyle davalıya temlik edildiği, davalının murise satış bedelini ödediği, temlikin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Dairenin 19.06.2014 tarihli ve 2013/21020 Esas, 2014/12125 Karar sayılı kararı ile; “Somut olayda, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup dava dışı ortaklar bulunmaktadır. O halde, davaya katılmayan mirasçılar ... ... ve ...’in olurlarının alınması ya da miras şirketine TMK'nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekir.Yukarıda açıklandığı şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra hukuki ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu gözetilerek ve önemine binaen öncelikle incelenmesi, tarafların bu yönde bildirecekleri tüm delillerin toplanması, varsa mirasbırakana ait sağlık kurulu raporları, hasta müşahade kağıtları, reçeteler vs. istenmesi, 2659 sayılı Yasa'nının 7 ve 16. maddeleri gereğince Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan mirasbırakan ...’in çekişme konusu taşınmazı davalıya temlik ettiği tarihte fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınması, mirasbırakanın ehliyetli olduğunun saptanması halinde muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı isteğin değerlendirilmesi, murisin gerçek irade ve amacının saptanması açısından murisin aynı davalıya diğer taşınmaz devri bakımından Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/180 esasında görülmekte olan dava dosyası da değerlendirilerek soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. “ gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme isteği Dairece reddedilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.02.2020 tarihli ve 2015/292 Esas, 2020/38 Karar sayılı kararı ile; mirasbırakanın satış tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu, temlikin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
E. Daire Temyiz Dilekçesinin Reddi Kararı
Dairenin 16.03.2021 tarihli ve 2020/2391 Esas, 2021/1491 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine ilişkin verilen kararın tereke temsilcisi ...'a tebliğ edilmesine karşın tereke temsilcisinin kararı temyiz etmediği, ancak davacı vekili tarafından kararın temyiz edildiği, ne var ki davacı mirasçıların davada takip yetkisinin kalmaması nedeniyle kararı temyiz etme haklarının bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
F. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tereke temsilcisi karar düzeltme başvurusunda bulunmuştur.
G. İkinci Bozma Kararı
Dairenin 01.07.2021 tarihli ve 2021/2011 Esas, 2021/3686 Karar sayılı kararı ile; “ .. gerekçeli kararın tereke temsilcisinin dosyadaki bilinen adresi olan ''... Mah..../Konya'' adresine usulüne uygun olarak tebliği sağlanmadan, tereke temsilcinin MERNİS adresine TK 21/2'ye göre usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşıldığından; tereke temsilcisinin temyiz itirazları doğrultusunda işin esası yönünden temyiz incelemesine geçilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak mirasbırakanın devir tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu saptanmak suretiyle ehliyetsizlik iddiası yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Tereke temsilcisinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine.Tereke temsilcisinin diğer temyiz itirazlarına gelince; somut olayda, mirasbırakanın yapmış olduğu temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu; bir başka ifade ile, devir ile mirasçıların miras haklarına haksız fiil ika edildiği iddiasına dayanılmış olup anılan iddianın her türlü delille ispatının olanaklı olduğu açıktır.Ne var ki, Mahkemece yukarıda değinilen ilkeler gereğince inceleme ve araştırma yapılmadan, davacının bildirdiği tanıklar ile davalının bildirdiği tanıklardan bir kısmı dinlenmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; yukarıdaki açıklanan ilke ve olgular doğrultusunda muris muvazaası iddiası yönünden gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, mirasbırakanın terekesinin tespit edilmesi, tarafların bildirdiği tanıkların dinlenmesi, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/180 Esasında görülmekte olan dava dosyası da dikkate alınarak toplanan ve toplanacak deliller bir bütün olarak değerlendirilerek mirasbırakanın gerçek iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir. “ gerekçesi ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Ğ. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından satış bedelinin banka kanalı ile murisin hesabına havale edildiği, söz konusu paranın muris tarafından bankadan çekildiği, dava konusu taşınmazın satış tarihi itibari ile değerinin 64.000,00 TL olduğu, muris tarafından yapılan satışın gerçek olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davacı temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının ev hanımı olup taşınmazı satın alabilecek gelire sahip olmadığını, satış bedelinin murisin terekesinden çıkmadığını, murisin Konya ilinde bulunan başka bir taşınmazını da ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devrettiğini, murisin emekli olup dükkan geliri bulunduğunu, taşınmazı satmasını gerektirir bir durum olmadığını, murisin hesabına yatırılan satış bedelinin bir dakika sonra muris tarafından çekildiğini, yapılan bu işlemlerin muvazaalı olduğunu, murisin başka taşınmazı kalmadığını, murisin başka bir taşınmazını ise ... Vakfı’na bağışladığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; murisin sağlık durumuna ilişkin belgelerin eksik toplandığını, Mahkemece tanık beyanlarının göz ardı edildiğini, iddianın ispat edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı terekeye iade talepli tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...'in 20.11.2011 tarihinde öldüğü, geride davacı oğlu ... ile dava dışı oğulları ... ve ...'in mirasçı olarak kaldığı, davalı ...'nin mirasbırakanın gelini olduğu, mirasbırakanın dava konusu 2 15... parseldeki 8 nolu bağımsız bölümü 28.07.2008 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiği, Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/23 18... /608 Karar sayılı ilamı ile muris ...'in terekesini temsil etmek ve ...'in mirasçılarının davada hak ve menfaatlerini korumak üzere ...'ın tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Somut olayda, yargılama sırasında mirasbırakanın terekesine temsilci atanarak taraf teşkilindeki eksiklik giderilmiştir. Değinilen ilkeler dikkate alındığında temyiz talebinde bulunan davacı ...’in davayı takip yetkisi bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; tereke temsilcisinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ...’in temyiz dilekçesinin REDDİNE, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Tereke temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden tereke mirasçılarından alınmasına,
Dosyanın Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.