Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2870 K.2025/4808

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2870 📋 K. 2025/4808 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2870 E.  ,  2025/4808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/31 E., 2025/162 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/30 E., 2024/60 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Tunceli ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 01... parsel, 1 02... parsel, 1 03... parsel ve 1 05... nolu parsel sayılı taşınmazların davacılar tarafından müştereken imar-ihya edilerek nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla tarım arazisi olarak kullanıldığını, kadastro sırasında hatalı olarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına müştereken tescilini talep etmiş, davacıların 1 02... parsel haricindeki taşınmazlar hakkında feragati üzerine feragat edilen parseller yönünden Mahkemece eldeki dosyadan tefrik kararı verilerek, 2023/18 E., 2023/42 K. sayılı karar ile o parseller yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi duruşmadaki beyanında; taşınmazların bir kısmının davacılar ve başkaları tarafından ekilip biçildiğini, diğerlerinin ise köyün ortak kullanımında bulunan mera olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ile keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarında dava konusu taşınmazların ..., ..., ... ve ... isimli dört aileye ait olduğunu, ailelerin dedelerden akraba olduklarını, kimsenin belli payı bulunmadığını, taşınmazı en son babalarının kullandığını, sonrasında kimsenin kullanmadığını beyan ettikleri, davacıların taksim veya bağış gibi sebeplerle taşınmazların kendilerine intikal ettiğini ispatlayamadıkları, terekenin el birliği mülkiyetinde olması nedeniyle terekeye karşı üçüncü kişiler aleyhine bir kısım mirasçının tek başına adına tescil istemiyle dava açamayacağı, davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanlarından dava konusu taşınmazın 1950-1960'lı yıllarda davacıların murislerinin de bulunduğu dört aile tarafından kullanıldığının, bu aileler arasında taksim yapılmadığının anlaşıldığı, davacı ...'in ilk celsede kardeşleri arasında mal paylaşımı yapılmadığını beyan ettiği, terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir kısım mirasçının kendi adlarına tescil isteyemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yetersiz araştırma yapıldığını, bilirkişi ve tanık beyanlarında dört ailenin tasarruf şekli ve kullandıkları bölümlere ait çelişkilerin giderilmediğini, imar-ihya durumunun ve zilyetliğin iradi olmayan şekilde kesilmesi hususunun araştırılmadığını, hava fotoğraflarından yöntemince yararlanılmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; Tunceli ili, ... ilçesi, ... köyünde kain, eldeki davaya konu 1 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 23.09.2011 tarihinde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ekonomik yarar sağlanması mümkün yerlerden olması sebebiyle senetsizden 249.047,90 metrekare yüz ölçümlü ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit edildiği, askı ilan süresi içinde itiraz edilmeyen tespitin 25.02.2013 tarihinde kesinleştiği, fen bilirkişi raporu ve ekli krokisine göre taşınmazdaki A harfli 2.989,95 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz bölümü hakkında davacılar tarafından kadastro öncesi imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tapu kaydının iptali ve müştereken tescil talep edildiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.