Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5359 K.2025/4793

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5359 📋 K. 2025/4793 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/5359 E.  ,  2025/4793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1971/167 E., 1974/86 K.
Mahkemece verilen karar, davacı mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; Edirne ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı adına 14 76... parsel olarak tespit edilen taşınmazın 40 küsur senedir kendi zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazı nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla kullanıp tarla haline getirdiğini, imar-ihya ettiğini, kadastro tespitinin yanlış olduğunu, süresi içindeki itirazının komisyon tarafından reddedildiğini ileri sürerek anılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ölü olduğundan mirasçıları davaya dahil edilmiş, mirasçılar davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının 23.11.1970 tarihinde öldüğü, davanın ise 18.03.1971 tarihinde açıldığı, ölü kişi hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçılarından ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ölen davacı anneannesi tarafından kadastro tespitine itiraz davası açıldığını, davacının kendisinden beklenen tüm çaba, özen ve önlemlere rağmen davalının sağ olup olmadığını tespit edememesi ya da tespit edememe durumunun bir yanılgıya dayanması ve açıkça dürüstlük kuralına aykırılık arz etmemesi halinde mirasçılara, yani gerçek taraflara karşı davaya devam edilmesinin mümkün olması gerektiğini, hatalı değerlendirme ile karar verildiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Edirne ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan çekişme konusu 14 76... parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespit edilmiş, davacı ... tarafından tespite itiraz edilmiş, söz konusu itirazı 17.02.1971 tarihli komisyon kararı ile reddedilmiş, itirazın reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından 18.03.1971 tarihli dava dilekçesi ile eldeki dava açılmış, dosya içerisinde bulunan Tapu Müdürlüğünün yazı cevabında, anılan komisyon kararının davacıya 10.03.1971 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir.
Bilindiği üzere; 766 sayılı Tapulama Kanununa göre, düzenlenen tapulama tutanakların 26. madde gereğince askıya çıkarılacağı, askı ilanı süresi içinde yapılan itirazların 28. madde gereğince kurulan komisyonlarca incelenip karara bağlanarak bu kararın da Tapulama Müdürlüğü tarafından itiraz eden ve lehine tapulama tespiti yapılan kişilere tebliğ edileceği, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Tapulama Mahkemesine dava açıldığı takdirde ihtilâfın 6. bölümde yazılı hükümler dairesinde hallolunacağı, komisyon kararı aleyhinde 30 gün içinde dava açılmadığı takdirde ise komisyon kararının kesinleşeceği; 6. bölümde yer alan 48/1-b hükmünde de 28. maddeye göre tapulama komisyonu kararları aleyhine müddeti içinde açılacak davalarda Tapulama Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiştir.
Öte yandan; 09.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu, 766 sayılı Tapulama Kanunu ile 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu'nu yürürlükten kaldırmış, geçici 1. ve 4. maddelerinde de görülmekte olan davalara 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir.
Somut olaya gelince; dava konusu 14 76... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 09.09.1970 tarihinde (766 sayılı Tapulama Kanununa göre) yapılmış, davacı ... tarafından tespite itiraz edilmiş, 17.02.1971 tarihli komisyon kararı ile itirazı reddedilmiş, Tapu Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre komisyon kararı davacıya 10.03.1971 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı tarafından 18.03.1971 tarihli dava dilekçesi ile eldeki dava açılmış olup davanın görüldüğü tarih itibariyle yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 48/1-b hükmüne göre Tapulama Mahkemesi görevli olduğu halde, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması isabetsizdir. Ayrıca TKGM Parsel Sorgulama ve UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulama sonucu dava konusu 14 76... parsel sayılı taşınmazın 31.01.2022 tarihli imar işlemi ile 29 97... parsel olarak tescil edildiği anlaşılmış, malik hanesi ise halen "Davalı" olarak görülmüştür. 766 sayılı Tapulama Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na göre somut uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülme olanağı bulunmayıp Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu açıktır.
Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkemelerce re'sen gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine re'sen devredilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçısı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.