Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2823 K.2025/4804

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2823 📋 K. 2025/4804 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2823 E.  ,  2025/4804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/77 E., 2024/90 K.
Mahkemece önceki bozmaya uyularak verilen karar davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Gümüşhane ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 21... parsel sayılı taşınmazın kendisi ve diğer kardeşleri adına tapuda kayıtlı olduğunu, bu taşınmaz üzerinde iki katlı betonarme ev inşa ettiğini, ancak kadastro tespitleri sırasında evin tam üzerinden geçer şekilde bir yol tespit edilerek paftanın bu şekilde düzenlendiğini, bu yerde gerçekte bir yol olmadığını, mevcut kadastro tespitinin iptali ile paftasında yol olarak gösterilen ve betonarme evin altında kalan kısmın adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında davacının dava dışı kardeşleri davaya yazılı şekilde muvafakatlerini bildirmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi; davacının haklı olduğunu, dava konusu taşınmaz bölümünün yol olmadığını bildirmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.11.2012 tarihli kararıyla; mahalli bilirkişi beyanlarına ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2009/395 Karar sayılı kararına istinaden, dava konusu yerin öteden beri yol olarak kullanılmadığı ve zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekesiyle davanın kabulüne, dava konusu 39,76 metrekarelik kısmın Hazine adına tespitinin iptali ile 1 21... parsele dahil edilerek davacıyla birlikte tüm mirasçılar adına elbirliği halinde tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA KARARLARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
1. Mahkeme kararının süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.11.2013 tarihli ve 2013/201 Esas, 2013/16769 Karar sayılı kararıyla; komşu 1 97... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 15.01.2009 tarihinde yapıldığı, eldeki davanın 05.04.2012 tarihinde açıldığı, bu durumda, tespit öncesi neden için makul sürenin geçtiği, tespit sonrası neden için ise yirmi yıllık sürenin dolmadığından bahsedilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 04.03.2014 tarihli kararıyla bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiş; kararın süresi içinde davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.02.2021 tarihli ve 2018/11725 Esas, 2021/1375 Karar sayılı kararıyla; dava konusu yer ile ilgili bir tespit yapılmadığı ve bir sürenin söz konusu olmadığı, bu konudaki bozma sebebinin maddi hataya dayalı olduğu anlaşıldığından işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 25.10.2021 tarihli kararıyla; bozmaya uyularak dava konusu yerin davacı tarafın nizasız ve fasılasız zilyetliğinde bulunduğu ve taşınmazın öteden beri köy yolu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu yerin 1 21... parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek taşınmaz malikleri adına elbirliği halinde tesciline karar verilmiş; kararın süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 17.01.2024 tarihli ve 2022/7443 Esas, 2024/430 Karar sayılı kararıyla; davacının dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın kendi adına tescilini talep ve dava ettiği, aşamada taşınmaza kardeşleriyle birlikte malik olduklarından dava dışı kardeşlerinin davaya yazılı muvafakatlerini aldığı, Mahkemece davanın kabulü ile elbirliği halinde davacı ile kardeşleri adına tescil hükmü verildiği, dava dışı 1 21... parselin davacı ve kardeşlerinin elbirliği mülkiyetinde olduğu, davacının dava dilekçesinde kendi adına tescil talebinde bulunduğu, terekeye iade isteminin bulunmadığı, dava miras ortaklığı adına açılmadığından diğer mirasçıların davaya dahil edilmeleri veya muvafakatlerinin alınması suretiyle TMK'nın 640. maddesindeki dava koşulunun yerine getirilemeyeceği, aktif husumetin sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından da olmadığı, aktif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılan davacının davasının usulden reddi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Son Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilâmına uyularak bozma gerekçelerinin benimsenmesi suretiyle davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki "adıma tescil" ifadesinin hukuki bilgisizlikten kaynaklanan bir maddi hata olduğunu, zaten dilekçesinde ve beyanlarında yerin miras yoluyla kaldığını belirttiğini, kardeşlerinden muvafakatname sunduğunu, hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği maddi hatanın düzeltilmesi gerekirken davanın usulden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.